1 Eylül 2010

ç

ç aynı rüyadan yine sıçrayarak uyandı... göğsü sırılsıklamdı... âniden karar verdi... artık duramazdı... rüyadaki çağrı apaçıktı... silahlarını kuşandı... karısına, çocuklarına ve köylülere veda etti... haksızlığın biricik kaynağı zorbazın hayatına son vermek üzere yola koyuldu...

günlerce, aylarca yürüdü... tâlimli ayakları, diri bedeni ç'yi yorgunluktan ve akıl karışıklığından korudu... derin bir amacı olmanın canlılığı kalbini aydınlatıyordu...

gide gide bir taş ocağına vardı... hayretle baktı... insanlar burada ara vermeksizin kazıyor, dolduruyor, sırtlıyor, götürüyor, boşaltıyordu... uzun uzun seyretti... işçiler çalışırken ölü, uyurken canlı gibiydiler... onları bu denli kahredici bir hayata mecbur eden zorbazdan başkası olamazdı... da zorbaz ortalıkta görünmüyordu... ç düşündü... karar verdi... silahlarını gömüp işçilerin arasına katıldı... işçiler kendisinin farkına varmasalar da onlarla çalıştı ve uyudu...

kısa sürede işçilere benzedi... çalışırken ölü, uyurken canlıydı... gerçekten daha gerçek hissi veren rüyalarında bırakıp gittiği ailesine benzeyen bir aile kurdu... rüyaları mutlulukla doldu... uykuyla uyanıklık arasında düşünmeye çalıştı ç... demek zorbazdan daha fazla zorlayan bir şeyler vardı... yavaş yavaş anlıyordu... ama bir çıkış bulamıyordu... yapışkana yapışmış fare gibiydi... çırpınıyor, çırpınıyor kurtulamıyordu... binbir güçlükle ve en önemlisi kendiyle savaşarak rüyasını değiştirmeyi başardı -ki bu başarıydı onu ç yapan-... rüyasında da aynı gerçekteki gibi karısından, çocuklarından ve köyünden silahlanıp ayrıldı... uyandığında ölü bir taş işçisi olmak istemiyordu yine...

nihayet!.. uyandı... ayakları işe koşturmadı... yolculuk hissi filizlendi içinde... gülümsedi... artık ölü bir taş işçisi değildi... ocağın girişindeki kayanın üstüne sıçradı ve bağıra çağıra rüyaları değiştirmenin öneminden, mecburiyetinden dem vuran çılgın bir nutuk atmaya başladı... avazı çıktığ kadar bağırarak konuştu... boynunda damarlar bir belirginleşip bir kaboldular... işçiler ölü gözlerle baktılar, ölü kulaklarla dinlediler... omuzları düşüktü, başları eğikti... rüyalarını değiştirmeye pek niyetli görünmüyorlardı... ç sesini iyice yükseltti... şimdi bir savaşçıdan çok usta bir propagandacıydı... bağırdıkça sesi açıldı... konuştukça dili zenginleşti...

fakat bir şey oldu... gerçek dışı gibi duran çok sahici bir şey... ç'nin hayatını değiştirdiği rüyasındaki kendi, gerçeğe dönüşmüştü... aynı kendi gibi yollar aşıp buralara kadar gelmişti... ve tepeden aşağı bakıyordu şimdi... ç'nin rüyasından çıkıp gerçek olan tepedeki, aynı ç gibi bakıyor, görüyor; kısaca aynı ç gibi düşünüyordu... o da aynı ç gibi, taş işçilerini zorla çalıştıran bir zorbaz olduğunu düşünmüştü... ve zorbaz oradaydı, ocağın girişindeki kayanın üstünde bağırıp çağırıyordu...

ç'nin rüyasından çıkıp gelen; ç'nin uykusunda yarattığı kahraman, tüm gücüyle ç'ye saldırdı ve onu yere serdi... ç kanlar içinde kayanın dibine düştü... kan çanağı gözleriyle rüyasında yarattığı kahramana, ikizine baktı... öyle... son nefesini verirken kafası hayli karışıktı...

13 Dİrsek Temâsı:

Su dedi ki...

severiz biz bu adamı ve de gizli gizli okuruz bilesin:))

sende bize gell, gesmeye:)

cüneyt uzunlar dedi ki...

tüm beğenilerin için teşekkürler su...

o adam gelir sizin oralara...

dolaşır bâzı...

aglea dedi ki...

bu, kalpteki aydınlığı yok edip kafaları karıştıran bir "ç" döngüsü ya. zorbaz büyümüş büyümüş bu arada...

cüneyt uzunlar dedi ki...

nerde büyümüş... soru bu...

aglea dedi ki...

zorbaz her neredeyse, "ç"ler birbirlerinin rüyalarından kalkıp geldikçe, kanlar içinde yere serildikçe öyle olacak.

cüneyt uzunlar dedi ki...

zorbaz nerde?.. hâlâ yanıtsız efendim...

aglea dedi ki...

hımm, o taşa çıkıp avazı çıktığı kadar bağıran, bağırdıkça sesi açılan ve döngüde yere serilen her "ç" aslında zorbaz sanrısı öyle mi...

cüneyt uzunlar dedi ki...

olabilir... sanrı olarak olabilir evet...

aglea dedi ki...

sanrılarda büyür büyür işte...

Elestirel Gunluk dedi ki...

Tadi damagimda kaldi... Bilmem iyi mi bu yoksa kotu mu?

cüneyt uzunlar dedi ki...

iyi olmalı... yoksa kötü...

Elestirel Gunluk dedi ki...

You are good bro!

cüneyt uzunlar dedi ki...

'bro' sanırım abd'ce... nedir acaba?.. 'kardeş' anlamını çıkarıyorum ama başka anlamları da var galiba...