4 Ekim 2010

elektronik hümanizm

ceyda, hastane bahçesinde kırık banklardan birine vücudunu bırakmış, "inanamıyorum, inanamıyorum!!!" diye sayıklayarak salya sümük ağlıyordu... yanına eşarplı yaşlı bir kadın oturdu... bir bozkır kadar kuru ve uçuşan çalı topaklarıyla doluydu yüzü... cebinden bir sigara çıkarıp çatlak dudaklarının arasına yerleştirdi... yaktı... sigaranın dumanı uçuşan boz kaküllerine karıştı...

ceyda, yaşlı kadına bakmadan konuştu, "yüzlerce arkadaşa e-mail attım, 'acil kana ihtiyacımız var' dedim... eğer a pozitif kan veremiyorsanız lütfen bu iletiyi yayın, dedim... ne iyilik sever arkadaşlar... iletiyi yaymışlar... onbinlerce kişiye gitti çağrım... ama..."

ceyda, derin bir nefes aldı... bomboş gökyüzüne baktı... bir karga sürüsü geçti gitti... hıçkırarak sözünü tamamladı, "ama... ama kimse kan vermeye gelmedi..."

yaşlı kadın ceyda'ya döndü... hiç çekinmeden saçlarını okşadı... "öyle kızım n'apcan..." dedi "devir kötü..."

5 Dİrsek Temâsı:

aglea dedi ki...

geri dönüşü yok ya şimdi, yani bu eletronik yola girip epey de hızla yuvarlanmaya başlamışken, yaşlı teyzeyi de katmak lazım bu ağa. kesinlikle başka çare yok:)

cüneyt uzunlar dedi ki...

altmış yaşın üzerinde katılanlar az değil...

katılmak sorun değil...

katılıp kalmayalım da...

beenmaya dedi ki...

iletişim hızımız ve alanımız genişledi, büyüdü belki ama iletişim içtenliğimiz, samimiyetimiz, gerçekliğimiz...

cüneyt uzunlar dedi ki...

iletişim sözcüğünde bir hata var demek ki...

şşş SESSİZ!!! dedi ki...

Elektronik yol zaten insancılığı zayıflatan bir yol değil midir?