ceyda, hastane bahçesinde kırık banklardan birine vücudunu bırakmış, "inanamıyorum, inanamıyorum!!!" diye sayıklayarak salya sümük ağlıyordu... yanına eşarplı yaşlı bir kadın oturdu... bir bozkır kadar kuru ve uçuşan çalı topaklarıyla doluydu yüzü... cebinden bir sigara çıkarıp çatlak dudaklarının arasına yerleştirdi... yaktı... sigaranın dumanı uçuşan boz kaküllerine karıştı...
ceyda, yaşlı kadına bakmadan konuştu, "yüzlerce arkadaşa e-mail attım, 'acil kana ihtiyacımız var' dedim... eğer a pozitif kan veremiyorsanız lütfen bu iletiyi yayın, dedim... ne iyilik sever arkadaşlar... iletiyi yaymışlar... onbinlerce kişiye gitti çağrım... ama..."
ceyda, derin bir nefes aldı... bomboş gökyüzüne baktı... bir karga sürüsü geçti gitti... hıçkırarak sözünü tamamladı, "ama... ama kimse kan vermeye gelmedi..."
yaşlı kadın ceyda'ya döndü... hiç çekinmeden saçlarını okşadı... "öyle kızım n'apcan..." dedi "devir kötü..."
5 Dİrsek Temâsı:
geri dönüşü yok ya şimdi, yani bu eletronik yola girip epey de hızla yuvarlanmaya başlamışken, yaşlı teyzeyi de katmak lazım bu ağa. kesinlikle başka çare yok:)
altmış yaşın üzerinde katılanlar az değil...
katılmak sorun değil...
katılıp kalmayalım da...
iletişim hızımız ve alanımız genişledi, büyüdü belki ama iletişim içtenliğimiz, samimiyetimiz, gerçekliğimiz...
iletişim sözcüğünde bir hata var demek ki...
Elektronik yol zaten insancılığı zayıflatan bir yol değil midir?
Yorum Gönder