<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021</id><updated>2011-12-27T00:26:28.214+02:00</updated><category term='Nakış'/><category term='Kahraman Anlatıyor'/><category term='silbaştan'/><category term='Kıssa'/><category term='Drama'/><category term='Ân'/><title type='text'>boş arsa</title><subtitle type='html'>hikâye defteri - hepiniz hikâyesiniz</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>158</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-2301696492140213192</id><published>2011-01-03T14:38:00.007+02:00</published><updated>2011-01-03T17:20:23.283+02:00</updated><title type='text'>yüzüncü mükemmel daire</title><content type='html'>remzi yorgun, pencereye döndü... camlardan akan kara katranlar mıydı?.. kafasını iki yana savurdu... şakaklarını oğuşturdu... önündeki solgun kağıda baktı... bu sefer başarmak istemedi...  kağıdı karalamak, parçalamak istedi... gözbebekleri  büyüdü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kamış kalemi hokkaya daldırdığı an her şey değişti... kalemi çekerken mürekkebi süzdü... kağıda yaklaştı... pencereye bakmadan gördü... bileği gerildi gevşedi... bir hamlede daireyi çizdi.... hamle boyunca camın önünden kır çiçekleri, ispinozlar, kelebekler geçti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;doğruldu... kalemi  hokkaya bıraktı... mürekkep bulaşığı parmaklarıyla gözünün altını kaşıdı... dairenin birleşme noktası gene fark edilemeyecek kadar kusursuzdu... gözünün altı serinledi... bunu da başardıysa, yüzüncü mükemmel daireyi  çizmiş olacaktı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dairenin üstüne ipi çekti, kesti... üç yüz altmış derece çevirdi... daire mükemmeldi... tek bilek hareketiyle çizdiği yüz denemenin yüzüncüsü; yüzüncü mükemmel daire... pencereye baktı... camlardan akan hayvanların pelteleşmiş kanı mıydı?.. leş kokusu muydu odaya yayılan?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yıllarca zihninde hayâli daireler çize çize uyumuş, uyanmıştı... fakat uzun bir süredir zihni bomboştu; yalnızca eliyle çiziyordu artık... durdu... başını ensesine devirdi... bakışlarını  tavandaki dairenin merkezinden sarkan lamabaya kitledi... eli daire çizer gibi  hızla hokkadan kalemi aldı v şah damarına sapladı... bir an öyle bekledi... bekledi... nihayet... kalemi sapladığı yerden çekti...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-2301696492140213192?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/2301696492140213192/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=2301696492140213192&amp;isPopup=true' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/2301696492140213192'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/2301696492140213192'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2011/01/yuzuncu-mukemmel-daire.html' title='yüzüncü mükemmel daire'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-8257179488044443952</id><published>2010-12-12T04:50:00.012+02:00</published><updated>2010-12-13T10:06:07.128+02:00</updated><title type='text'>vefa'lı rahime hanım</title><content type='html'>rahime hanım'ın sâkinliği, bizans kilisesinden bozma caminin önündeki meşenin sâkinliğiyle aynıdır; ikisi de doksan yaşındadır; ikisi de dünyaya aldırışsız bakar... rahime hanım'ın büyük oğlu amerika'da, büyüğün bir küçüğü merkez efendi mezarlığı'nda,  bir kızı avusturalya'da, dünyayla kavgalı en küçük oğlu da bolu'da yaşar... kendisine bir iki yıldır tez canlı bir türkmen kızı refakat etmektedir: medine, yaşlı kadının yemeğini yediririr, altını temizler, ev işlerini yapar, komşulara çay pişirir... gel gör, yıllar yılı biteviye süren hayat birkaç haftadır tuhaf bir değişim içindedir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;rahime hanım, birkaç haftadır radyonun son  frekansıyla ilki arasındaki tanımsız bir dalgada, aralıksız yağmur sesi yayınlayan bir radyo istasyonu keşfetmiştir... ilk başlarda, merakla "yağmur sesi ne zaman dinecek de  araya bir fasıl, bir saz heyeti yahut bir muganni girecek acaba?" diye diye dinlemeye  başlamış; sonra giderek yağmur sesinin  meftunu olmuştur... bu istasyonu dinlerken, yitirdiği bir şeylerin uyanışına engel olamamış; her yıl yeni bir kabukla kaplanan, kat kat kabuğun altında ezilen kalbi kendini yeniden hatırlatmaya başlamıştır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;rahime hanım birkaç haftadır tuhaf aynı zamanda hoş kokular içindedir v dilinde damağında hoş kokulardan bir lezzetledir... oysa üstünkörü düğümlenen alt bezi poşetlerinden sızan bok  v sidik kokusu ahşap döşemeden, ağır perdelere kadar her yere sinmiştir...  rahime hanım'ın gözlerinde birkaç haftadır soluk, kirli duvarlar capcanlı; mobilyaların eprimiş kumaşları yepyenidir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üç günden beri de yaşlı kadın, otuz yıllık havadis okuma orucunu bozarak, refaktçisine osman efendi'den bütün gasteleri, dergileri aldırarak okurluğa dönüş yapar... medine buna anlam veremez... duraksar... şaşırır... v hızla alışır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;rahime hanım, burnunu dayaya dayaya okumaya başlar... okur okur okur... okudukça okuma iştahı artar... arada başını kaldırıp kendine ıdık dıdık işler yaratan ya da mecburen yağmur  sesinde küçük şekerlemeler yapan medine'yi, medine'nin kızarık, yorgun ellerini seyreder... her şeyle beraber  medine'yi de yeniden şekle şemâle  sokar... pencereye yakınlaşır... İstanbul'un üstüste yığılan arabalarına, bıkkın insanlarına, kargaşasına bakar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nedir?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"yirmi birinci asrın dokuzuncu yılında dünya tarım rekoltesi son  kırk yılın en yükseği ilan ediliyor... iktisâdi kıriz derinleştikçe derinleşiyor..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"birleşmiş  milletler  çocuk fonu üye milletlerden  dünyadaki  aç  çocuklar için para topluyor, büyük organizsyonlara imza atmaya devam ediyor..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"taban fiyatlarına isyan eden isveçli çiftçiler on  bin ton  tereyağını baltık denizi'ne döküyor..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"avrupa birliği v abd, afrika asya ülkelerine tarımsal ürün dışalımında bir sınırlama daha getirirken, gene afrika, asya ülkelerine üretim fazlası tarım ürünleri satışı konusunda anlaşmalar imzalıyor..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"birkaç  afrika ülkesini besleyen viktorya gölü, avrupalı  şirketlerin göle attıkları, yetiştirip, avrupa'ya ihraç ettikleri etobur nil levreği yüzünden, bitki istilasına uğrayarak oksijensizilkten çürüyor..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"gölün  civarındaki ülkelere her  gün  on binlerce  kalaşnikof  gönderiliyor... kongo'da, ruanda'da kenya'da çatışmalar durmuyor"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"amerika rusya gerginliği orta asya ülkelerinde iç savaşlara  neden  oluyor"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;rahime hanım, okuma macerasının dördüncü gününde yemekten şişmiş bir köpek gibi pencerenin kenarına ilişti... yağmur sesi yayınlayan istasyonun sesini biraz daha açtı... medine'ye dürbününü buldurdu; bozacıya  gidip  ekşisinden, eskisinden bir şişe boza almasını, her zamankinden daha büyük bir nezaketle rica etti... merceklerini kiliseden bozma caminin narteksine dikti... girişin badanalı yüzeyini inceledi... yüzeyin ardındaki resimleri v çocukluğunu hatırlamaya çalıştı... sisli puslu görüntüler geçip gittiler... güçlükle mutfağa gidip ekmek bıçağını aldı... döndü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;medine dışarının serinliğiyle girdi içeri... yağmurun sesi kısıldı... üç beş leblebi eşliğinde bozalarını içtiler... rahime hanım refikasının kaba hatlı köylü yüzünü, elma gibi kırmızı yanaklarını seyretti belli  etmeden... eh!.. yavaş yavaş vefa'ya akşam çöktü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;rahime hanım türkmen kızına, beline bağlı keseden çıkarıp sofaya bakan daima kitli kapının anahtarını uzattı... medine'nin gözleri belli belirsiz ışıdı... yaşlı kadın bir korsan masalı anlatır gibi içinde kıymetli  takılarının durduğu bohçanın alengirli yerini tarif etti... medine, yanakları al al, bohçayı buldu getirdi... kuyumları masaya döktü, saçtı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;rahime hanım masa başında "kızım ben şimdi şuracıkta uyuyacağım... beni sakın ama sakın uyandırma... radyo  açık kalsın..." dedi... ekmek bıçağını kıçının altından  çıkararak masaya koydu... şıpırtılar, tıpırtılar eşliğinde  uykuya daldı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sabah ezanı okunurken takıların saçıldığı masa boştu... rahime hanım'ın  boynundan  göğsüne, göğsünden  beline,  belinden yere akan kan şarap kokuyordu... yıllanmış, kükürdü az, meşeden bir gövdede rahiyalanmış sıcak şarap...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yağmur sesi parazitlense de kısık ayarda hâlâ işitiliyordu...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-8257179488044443952?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/8257179488044443952/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=8257179488044443952&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/8257179488044443952'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/8257179488044443952'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/12/vefal-rahime-hanm.html' title='vefa&apos;lı rahime hanım'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-70597484775319675</id><published>2010-11-25T22:01:00.004+02:00</published><updated>2010-11-25T23:19:26.625+02:00</updated><title type='text'>siyah beyaz ve renkli</title><content type='html'>çatıdaki stüdyoya girerken asiye'nin yanakları ıslaktı... elleri titriyordu... alt dudağının orta ve  sağ yanına ısırarak açtığı yarıklarda kan birikiyordu... boynundaki tırmık izleri ve  tırnaklarının arasındaki saçlar da kendine aitti... daha fazlasını ahmet'e yapmıştı; şu anda  gecekondunun sahanlığında yarı baygın yatıyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;asiye, kendine hâkim olmaya çabalarken kollarını sıkıca kavuşuturup bedeniyle birlikte tüm varlığını sarmaya çalıştığı gibi kamerayı kavradı, karnına bastırdı... kamera karnından girdi, boşluğunda bir süre dolaştı ve iç organlarından birine dönüştü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;seyyit elinde çayla mutfaktan çıkıyordu... asiye'yi fark edince sendeledi, çayın bir  kısmı tabağa  döküldü... öylece dondu... ancak bardak tabakta şıngırdamaya devam etti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;seyyit, çok uzun saniyelerin ardından "n'oldu sana?" diyebildi yutkunarak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;asiye, "çocukları anneme bıraktım..." dedi... sustu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;elini karnına sokup kamerayı aradı, buldu; zorlayarak, burkarak kopardı... kalbi durdu bir an... upuzun bir an boyunca; sonra yedeği devreye girdi; yaşamasına yetecek kadar çalışabilen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;asiye kamerayı uzattı, "bunu sana  getirdim... bu benim için çok fazla..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;seyyit düşünmeden uzandı, kamerayı aldı ve çayı asiye'ye  uzatırken, "çay içer misin?" dedi... sesini yadırgadı; tanımadı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mekan karıştı... ters rüzgârlar çarpıştı... eski, lekeli, kopuk kopuk, siyah beyaz bir filim oldu asiye... seyyit, bir kez daha ikram etti çayı konuşmadan... asiye, düşünmeden uzanarak ikrâmı kabul etti... çay tabağı, parmaklarının ucu değer değmez, siyah beyaz  oldu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;asiye siyah beyaz konuştu, "resim çekerken anneliğimi unutuyorum... başka biri oluyorum... ahmet benden  önce fark etti... bana önce sözle sataştı... ne orospuluğum kaldı ne entelliğim... bugün... akşam üzeri...karanlık odaya girdi... niyetini anladım... ama oralı olmadım... daha da sinirlendi demek... enseme şaplak attı..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eee?.. eeesi... asiye ahmet'i harcadı... iki tanesi: bir, burnunu kırdı, iki, taşaklarına sağlam bi diz koydu... o diz hâlâ ahmet'in taşaklarında... profesyonel  fotografçı, sözün bittiği andan sonrasını anladı... sormadı... başını eğdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;başı eğik, "bunu bana veremezsin... bu sana bulaştı bi kere..." dedi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;asiye'nin kızarık yanakları daha da kızardı....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;seyyit, "ne kadar vazgeçsen vazgeçemezsin... sen bununla dünyaya bakmayı öğrendin... dünyada sana baktı bununla..." dedi tirek sesiyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;asiye çayı aynı mekanik tavırla geri uzatırken, "kim olduğumu karıştırıyorum artık... ahmet'ten korkmuyorum...  sadece evde huzur istiyorum... çocuklar mahvoluyo...  eee... sağol her şey için" dedi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;seyyit çayı alırken, gönülsüzce "hoşçakal..." diye karşılık verdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;asiye kapıya yürürken çay eski rengine döndü... seyyit gülümsedi... geri döneceğini tahmin ediyordu... ahmet'i öldürmekle fotoğraf çekmek arasında bir seçim yapacaktı...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-70597484775319675?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/70597484775319675/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=70597484775319675&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/70597484775319675'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/70597484775319675'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/11/siyah-beyaz-ve-renkli.html' title='siyah beyaz ve renkli'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-3920062888015634984</id><published>2010-11-21T14:25:00.008+02:00</published><updated>2010-12-12T10:52:02.920+02:00</updated><title type='text'>orospuların onurlu birliği</title><content type='html'>niye ağlıyorum?.. hıçkıra hıçkıra?.. bilmiyorum... durmadan ağlıyorum... gökyüzü! çatım olur musun?... çimenler! halılarım, çalılar! duvarlarım olur musunuz?.. olursunuz... öylesiniz zaten... eminim sizden... "git sokakta yat da siktir gene kendini!" dedi babam... annem kabak bıçağıyla  göğsüne delikler oyucaktı az daha... ı ıh.... ben sizin kiracınız olamam... beceremem... korkuyorum... becerilmekten... yani, şu türlü becerilmekten... ı ıh... yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;niye ağlıyorum?.. bende bi bozukluk mu var?.. herkes nasıl bu kadar  düzgün, tıkır tıkır, trink, çın çın, fık fık, tak tak?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tek  tesellim, bin dolarım var... on tane yüzlük... bi domalmaya bin dolar... n'apmalı?... nasıl etmeliyim?...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üç yıldızlı bi otel işimi görür... müşterim belli... günde iki bin dolardan altmış bin dolar kazanırım ayda... yakalanmazsam, hastalanmazsam,  yaralanmazsam... öldürülmezsem... gözyaşlarımı yüzlüklere siliyorum... ama ağlamam kesilmiyo... hiçbi boka yaramıyolar... "in god we trust"... öyle mi?.. öyle mi?... o zaman, allah belanızı versin!.. allah!.. belanızı!.. versin!.. sizin allahınız bu!.. "insanlara konuşma yeteneği veren ey dilsiz allah!.. kendi başına bi bok yapamazsın ama insanlara her boku yaptırırsın"... tüh!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;anneeeee!... anne!.. ağlayan çocuk posterine benzerdim... ağlayan orospu posteri oldum şimdi... neymiş?.. asıl utanılacak şey neymiş?.. yoksul kadınların vücutlarını satmaları gene bir yerde, anlaşılırmış... ama varlıklı kadınların orospulukları utanç vericiymiş... allah onları cehenneminde yaksınmış... ailesi bunları en  iyi  okullarda okutsun, iki üç dil bilsinler, ecnebi ülkeleri gezsinler sonra kalkıp orospuluk yapsınlarmış... olacak iş miymiş?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gözyaşı kaybından ölünür mü baba?.. baba... seni seviyorum... ama... ama benim kimi seveceğime sen karar veremezsin... kimse karar veremez... niye böyle yapıyosunuz?..  benim gibi tatlı bi çocuğu ağlatıyosunuz?.. hep  ağlatıyosunuz ama... içim o kadar karışık ki... kalbim o kadar kırık ki... ölmek istiyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yahut orospuluğa devam!.. bir ihtimal daha var! o da orospuluk mu dersin... madem ölmek istiyorum... kolayca ölebilirim madem... hemen şimdi burda...  o zaman orospuluk yaparken öleyim... onurlu bi şekilde... dimdik... kendi emeğimle... kimsenin terini, çabasını, kanını, zahmetini çalmadan... kimsenin sırtına binmeden... yalnızca  bana ait olan malı, etimi satarak öleyim... aaaa! bakarsın ölmem çok kazanırım... işte o zaman yemin ediyorum ki ilk işim bir kerhane kurmak olacak... n'oldu?.. güldüm mü ben?.. inanmıyorum... en azından  ağlamıyorum  artık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne düşünüyordum?.. ha!.. evet... hiçbir orospunun götünün emeğinin çalınmadığı bi kerhane... niye olmasın?.. bi tür kooperatif... bi tür kolhoz... bi tür komün... orospuların ortaklaşa çalıştırdıkları bi cima fabrikası... daha namuslu bi girişim  değil mi maden ocaklarında, tersanelerde işçileri öldürerek, sakatlayarak, hasta ederek kazanmaktan... orospuluk daha namuslu, daha onurlu değil mi sebzeye meyveye,  çocuk mamasına kanserojen madde katıp yok pahasına satmaktan... bi  adem de çıkıp söylesin hangisi  daha onurlu, daha namuslu?.. tuhaf... ağlamıyorum artık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gidip biraz alışveriş yapayım... malı güzelleştireyim... fiyatımı arttırayım... hah hah ha!... gülüyorum lan... yaşasın orospuluk!.. yaşasın! orospuların onurlu birliği...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;resim: avignon'lu kadınlar/pablo  picasso&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-3920062888015634984?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/3920062888015634984/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=3920062888015634984&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/3920062888015634984'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/3920062888015634984'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/11/orospularn-onurlu-birligi.html' title='orospuların onurlu birliği'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-7239284821651904616</id><published>2010-11-16T09:45:00.020+02:00</published><updated>2010-11-16T20:21:33.179+02:00</updated><title type='text'>kâtiller aydınlanırken</title><content type='html'>ortada kallavi bir mumun alevi titriyordu... yedi karanlık vücut, sedirlerde, sırtlarını geyikli halılara yaslamış kahve içiyordu... bir elde çin fincanı bir elde horosan tespihi... odaya girince sağ ve sol  duvarda iki niş vardı... ve ikisinde de zırh delici mermileriyle birer ak-47  asılıydı... pencerenin önündeki sedirde üç kâtil oturuyordu... pencerenin iki yanındaki dikey sedirlerde ise ikişer kâtil... kâtiller  tek tek  kahvelerini höpürdetiyor, her höpürtü tuhaf çağrışımlar yapıyordu... höpürtüsüz anlarda geleneksel öküsürükler,  gırtlakları yırtan hırıltılar kopuyordu... yüzleri gibi bakışları da yoktu en çok elleri vardı... elleri ayaklar izliyordu... burda, asırlardır oturuyor kahve höpürdetiyorlardı... katliamlardan önce ve sonra... oda kömür ve çürümüş yaprak ve bayat balık kokuyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sol sedirde kapıya ve nişe yakın oturan, sarı kurt... kahveyi herkesten başka höpürdetiyordu... yahut öyle sanıyordu... tıpkı diğerleri  gibi sanılar içindeydi... gerçek adını hatırlamaya  çalışıyordu, "mehmet?.. selim?.. fatih?.. yavuz?.. mahmut?.. orhan?.. alp?.. sarp?.. acun?.. mete?.. cengiz?.." ama gerçek adı bunlar  değildi... başkasını da hatırlamıyordu... zihninin boşluğunda adlar halvette kapı gıcırtısı, nefes hışırtısı, bıçak  parıltısı, takunya tıkırtısı gibi yankılanıyordu... niye yankılanıyorlardı?.. kulağa hoş gelsinler diye mi?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;camın önündeki sedirde oturan kara çakal, anlattı, "buraların içi var... narın, incirin içi... her şey içinden olur... içteki, gün gelir düşer  toprağa... yeşerir yeniden olur... biz, efendiler!.. buraların içiyiz... meyvenin eti, içine göre etlenir... demek, iç nasılsa et öyledir... kâfi..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neftî akrep, yeşil yılan, kızıl çıyan, mavi atmaca, boz ayı  hep birlikte kahvelerini höpürdettiler... sarı kurt, höpürdetmedi bir tek... zihnindeki yankılarla boşta kaldı... pencereyi örten dalların arasından kaçan ışık gözlerini kamaştırdı... altısı da olmayan gözleriyle ona baktılar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sarı kurt... yakalanmıştı... başını öne eğdi... asırlardır kurtulmak istiyordu... katl istemiyordu... ama buraların içi buydu... o giderse... bırakırsa... şu allı güllü  sedirlere bir daha bağdaş kurmazsa, buraları buralar olur muydu?.. buralar nereler olurdu?.. buralar güzeldi... taşıyla kuşuyla, aşıyla başıyla, aşığıyla acısıyla... hey heyyy... buralar  bizim olmazsa kimin olurdu?.. karıların, kızların, oğlanların, tellâk-ı dil rübaların, cins-i lâtiflerin mi?.. belki öylesi daha iyi olurdu... destur!!! sarı kurt, katl istemiyordu artık... adını, gerçek adını hatırlamak istiyordu... döktüğü kan birikse deniz olur... yumaya sabun, kese,  hamam, nehir yetmez...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;olmayan gözlerinde  canlanıyordu: gırtlağını sıktığı, boynunu kırdığı, bombayla lime lime ettiği, burgaç kurşunlarla göğsünü parçaladığı, kollarını kestiği, parmaklarını ters çevirdiği, taşaklarını burduğu, bızırını çizdiği, zorla, kanatarak içine girdiği çocuklar...  boynuna şiş batırdığı yaşlılar; göt deliğine çivili sopa  soktuğu esirler... yaktığı, bombaladığı camiler, havralar, kiliseler, oteller, evler, okullar, kahvehaneler, meydanlar... buranın etini, güzelliğini yaratan iç; destanlar, efsaneler, kasideler, ağıtlarla güzellenen katl, gün gelip düşmesin toprağa, yeşermesin diye yeniden, ayrılmak istiyordu artık sağ ve sâlim... yankılı zihininde dönüp duruyordu kararlar,  tereddütler, ürkeklik, korku ve sadakat yeminleri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dalların arasından kaçıp olmayan gözlerini aydınlatınca ışık, görmüştü... görmüşlerdi gözlerini... görmüşlerdi gözlerinde gözlerini... yedi kâtilin yedisi de katl istemiyordu asırlardır... yedisi de gerçek adlarını hatırlamaya çalışıyordu birbirlerinden gizleyerek... kurdukları ikircikli imgelerin herbirinde bu niyet, bu  sıyrılış saklıydı... ya nasıl kurtulacaklardı?.. ölüp toprağa düşmeden; yaşayarak, yaşatarak kurtulmanın bir yolu var mıydı?.. olmalıydı... yedi kâtilin yedisinin de kafaları karman çormandı... günlerce, aylarca çıkış yolu aradılar... kimi yollar buldular... amma velakin bu yollar fıtratlarına uymuyordu... bu yollara tâlimli değildi ne kasları  ne sinirleri... bu ara, dar, karmaşık, ince yollarda  yürümek meleke kesbetmemişti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve nihayet bildiklerini yaptılar... sarı kurt, yoksunluk nöbeti geçiren bir müptela gibi tespihi fincanı fırlattı; atılıp ak-47'yi kaptı...  neftî akrep de diğerini kaptı... fincanlar tespihler ayda uçuşur gibi yavaşça havada savrulurken, eller bele gitti...  oda, ocak, yurt, dişlileri dağılmış bir makine gibi sarsıldı, aksırdı tıksırdı, kasıldı gevşedi... kallavi mumun alevi küçüldü, büyüdü, sağa yattı, sola yattı ve sonunda her yeri kapladı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hâsılı, aydınlamaya çalışan yedi kâtil içimize, kırık dallar ve camlar arasına, yedi tohum düşürürek çekip gitti... kül...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-7239284821651904616?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/7239284821651904616/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=7239284821651904616&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/7239284821651904616'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/7239284821651904616'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/11/katiller-aydnlanrken.html' title='kâtiller aydınlanırken'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-3191695685520651924</id><published>2010-11-15T12:52:00.007+02:00</published><updated>2010-11-15T16:45:47.545+02:00</updated><title type='text'>anna petrovna</title><content type='html'>anna petrovna, üçlü eksıl için sıçradı... kusursuz bir iki buçuk dönüş yaparak, aynı zerafetle buza kondu...  su damlası gibi aktı  gitti... üçlü eksılı yavaş  çekimde  bir kez daha gösterdi yönetmen... o havada  dönerken sağa sola su damlalarının saçılışını gördük... nedenini  anlayamadık... ağır çekimin ardından, pisti boylu boyunca katederken anna'nın bir yakın planını seyrettik... sıcacık birer kartopuna benzeyen yanaklarından gözyaşları akıyordu... gözyaşları yanaklardan çeneye, çeneden boynuna, ordanda da göğüs boşuğuna birikiyordu... karım, çocuklar ve ben taş kesilmiştik... mükemmel  bir hareket dizisi gerçekleştirmişti oysa... ağlayarak, kahrolarak mıydı hepsi?.. yönetmen bant yayınını lehine çevirmişti demek; anna petrovna'nın dansını bir tragedyaya dönüştürmüştü... de neden?.. merakla seyre devam ettik... anna, parlak  figürlerine  yenilerini eklerken, anlatıcı, güzel siporcunun moskova'ya annesiyle birlikte geldiğini; geldikleri günün akşamı annesini yitirdiğini söyledi... oğluma baktım... gözleri dolu doluydu... kızım elinden  fıstık çanağını düşürdü... karım serçe  parmağıyla  gözyaşlarını siliyordu... anna petrovna hareket  dizisini nihayet tamamladı... hikâyesini bilen seyirciler  komut almışcasına ayağa  fırladılar... sükûnet içinde anna'yı alkışladılar... zarif  siporcu  seyircilere gülümsedi... gülümserken ağlamaya devam  etti... biz de dağılmış yüzlerimizi birbirimizden saklayarak gözyaşlarına boğulduk... anna petrovna, pisti terk  ederken ayağı takıldı, sendeledi... seyirciler dalgalandılar... eller, adeta yardım etmek, onu  dimdik uğurlamak için uzandılar... kimse anna'nın acısını hafife almıyor buna karşılık herkes sonsuz acılar içinde mükemmel bir gösteri sunan tatlı kızı, böyle başı dik haliyle, kişisel  tarihine yazmak istiyordu... ve herkes galiba o küçük sendelemeyi belleğinden silmeye hazırdı... biz... karım, çocuklarım ve ben... her zamankinden daha çok o seyirciler arasında olmayı istemiştik galiba... orda olsaydık... evet orda olsaydık sendelerken biz de anna'ya uzanabilirdik... ailemin fertlerinin uzanmaktaki amacını sorgulamadım... ancak, kendi adıma anna'yı bağrıma basıp hüngür hüngür ağlamasına izin vermek; onunla ağlamak isterdim ve ondan asla gururlu, dimdik  bir ayrılış  beklemezdim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-3191695685520651924?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/3191695685520651924/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=3191695685520651924&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/3191695685520651924'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/3191695685520651924'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/11/anna-petrovna.html' title='anna petrovna'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-2241185837345030537</id><published>2010-10-31T20:44:00.005+02:00</published><updated>2011-01-13T17:08:03.150+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kahraman Anlatıyor'/><title type='text'>kadırgalı timon</title><content type='html'>bu dünyayı benim için, benim  önüme kurulmuş bir oyun sanıyordum... ilk felsefi düşüncelerimdi... sonra oyun can sıkmaya, çok fazla zorlamaya başladı... sağını solunu kurcaladım; yönlendirmeye çalıştım; bilgiyle, ilgiyle, sevgiyle dokundum... karşılık bulamadım... yerinden kıpırdatamadım... oyun sandığım şey köhne bir kütleydi... öfkelendim... bu en güçlü duygumdu... aşk, direnç, umut, arzu, tutku aslında hepsi aldanmaydı... çünkü her biri öfkemin değişik hâlleriydi...  kafasını kafesin tellerine  çarpa çarpa yaran saka kuşu gibiydim... sonra, hazcı bir derbeder oldum... bir nihilist... önüme çıkan her kadınla seviştim... masaya konan her şeyi içtim... denizleri, dağları kaygısız dolaştım... haz ortakları buldum... saflaştım... bulduğum gibi de yitirdim onları... aklımın  köşesinde hâlâ her şeyin bir oyun olduğu fikri saklıydı... bir çeşit inkârda inat...  hâlâ öfke nöbetlerine kapılıyordum... yumruklarım kanlıydı... hâlâ haz ve ortak  arıyordum... şüpheci ve mütereddit... yalpalıyordum... eh...  ucundan acık yitirdim  aklımı... yahut dengemi  kaybettim, diyelim... ve sonunda burdayım... iyi insanlarla beraberim... benim gibi bu dünyanın irademiz dışında süre giden bir  şey olduğunu kabullenen uyumlu dostlarla birlikteyim... yooo... teşekkür ederim bıraktım... siz de bıraksanız iyi olur... çünkü bütün kapıları, pencelereleri kitledim... hayır hayır... havasızlık  sorun değil... sorun şu ki ocak sönük olmasına rağmen gaz açık... ah! ya da belki evet... son bir sigara içebilirim... şaka mı?... hayır... çok ciddiyim... lütfen! bi sigara... bi sigara dedim!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-2241185837345030537?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/2241185837345030537/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=2241185837345030537&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/2241185837345030537'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/2241185837345030537'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/10/kadrgal-timon.html' title='kadırgalı timon'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-6014126160114081817</id><published>2010-10-18T12:33:00.005+03:00</published><updated>2011-01-13T17:07:07.621+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kahraman Anlatıyor'/><title type='text'>deli dedi dedi deli dedi</title><content type='html'>"tamam, merak etme, biz seni koruruz dedi... demedi deme... dedi dedi... sonra dedi, kirayı artırmayız dedi... masrafları karşılarız  dedi... selin de, ben seni bırakmam dedi... simitler çıtır, dedi... selin diil, simitçi dedi... simitler, dedi, çok taze dedi, yanıyo dedi... herkese iki anahtar, dedi... bana verin şeyinizi, şeyinizi işte hele bi siz, dedi... hele, dedi... hele... yok, ev sahibi demedi... ev... siz, biz hepimiz, biriz dedi... parayı sikitiret, yazarız deftere, al sana sucuk, takma kafaya dedi... yaşasın büyük türkiye,  dedi... zam yapıcam dedi sonra sana... hepimiz müslümanız, dedi... sonra ama yapacam dedi... dedi sık dişini dedi... biraz  daha, dedi... oğlum dedi, niye uğramıyosun annene ayıp diil  mi dedi... ülkeyi bölmek istiyorlar, pis kürtler dedi... baba, dedi ayakkabılarım delindi dedi... baybayan şemsiye, dedi... baybayan, çok komik di mi dedi yanımdaki... benim şemsiyem yirmi yıllık... rus malı, komünist şemsiye, dedi... kızınıza sahip çıksaydınız dedi polisler... biz mi  komşunun doğum gününe gönderin gece gece dedik, dedi... gece gece, dedi... üstelik, dolunay varmış o gece, dedi... türkiye laiktir laik kalacak, dedi... sabaha kadar gelmemiş niye aramadınız, dedi... niye türbanı yok kızınızın dedi... kıkırdak gülüp mahallede türbansız gezmek yasak, dedi... laleli aksaray laleli aksaray, dedi... sev sev bi şey yapmaz, dedi... yok, polisler demedi... dedi ki senin için kabarmış, üç vakte kadar için ferahlıycak, bıyıklı bir adam sana elini uzatıyor, bak, dedi... baktım... bi şey göremedim... fincanı burnumun dibine soktu... kör müsün, dedi... bir alana bir tanesi bedava, dedi... ellerim kaşınıyo zaten, dedi... bu gün al seneye öde, dedi... ben, dedim almam dedim... ben demedim, durumum dedi... dedi almam... almam dedi durumum... ben nasıl diyeyim... ben demem... ben demedim... nasıl alınır, nasıl alırım dedim... şeyyy... selin, o zaman dedi ben gidiyorum babamın evine, dedi... ben de... eeee... çıkmaz sokakta tekme tokat giriştiler, biri seni kimse koruyamaz dedi... çok tipsizsin lan sen, dedi... biraz daha bozulsun tipin n'olur yani frankeştayn, dedi... kirayı arttır, dedi yoksa çık evden o zaman dedi... mmm... son paranı verdin... verdin aldın... verdin aldın dişin kırıldı yerken simidi... simidi yerken... enayisin sen, dedi... annen dedi, allah rahmet eylesin, sen nerdesin yoksun hiç ortada, dedi... davayı kaybettiniz dedi... senin davan diil zaten dedi... kızını gece gece bırakmışın, suçlu senmişin dedi... sucuğu beğendin mi eşek etindendi dedi ... dedi güldü, güldü dedi... bi de sana  zam  mı yapıcam sümsük, dedi... kapıya sordum, giremezsin sen dedi... neden ısırdı ki senin elini, hiç ısırmazdı, dedi... adını, söyledim... sirkecide trafik var var unkapanı'ndan gitcez dedi... vezneciler'de in yürü kardeşim, uzun etme dedi... telefon  etti içeri, gir o zaman dedi... eee... ben farkında diildim, şemsiyeniz ters dönmüş ıslanıyosunuz dedi... ufff... mmmm... bıyık mı uzatıyosun sen?... ne?.. biri mi dedi bi şey... ben mi dedim... dedim mi... demiş miyimdir?... yok yok... demedim... demişmiyimdir mi dedin?.. niye öyle dedin?.. dedin dedin... yok, ben demedim... sen dedin..."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-6014126160114081817?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/6014126160114081817/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=6014126160114081817&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/6014126160114081817'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/6014126160114081817'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/10/deli-dedi-dedi-deli-dedi.html' title='deli dedi dedi deli dedi'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-225888902597603206</id><published>2010-10-04T11:54:00.004+03:00</published><updated>2010-10-04T12:12:04.133+03:00</updated><title type='text'>elektronik hümanizm</title><content type='html'>ceyda, hastane bahçesinde kırık banklardan birine vücudunu bırakmış, "inanamıyorum, inanamıyorum!!!" diye sayıklayarak salya sümük ağlıyordu... yanına eşarplı yaşlı bir kadın oturdu...  bir bozkır kadar kuru ve uçuşan çalı topaklarıyla doluydu yüzü... cebinden bir sigara çıkarıp çatlak dudaklarının arasına yerleştirdi... yaktı... sigaranın dumanı uçuşan boz kaküllerine karıştı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ceyda, yaşlı kadına bakmadan konuştu, "yüzlerce arkadaşa e-mail attım, 'acil kana ihtiyacımız  var' dedim... eğer a pozitif kan veremiyorsanız lütfen bu iletiyi yayın,  dedim... ne iyilik sever arkadaşlar... iletiyi yaymışlar... onbinlerce  kişiye gitti çağrım...  ama..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ceyda, derin bir nefes aldı... bomboş gökyüzüne baktı... bir karga sürüsü geçti gitti... hıçkırarak sözünü tamamladı, "ama... ama kimse kan vermeye gelmedi..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaşlı kadın  ceyda'ya döndü... hiç çekinmeden saçlarını okşadı... "öyle kızım n'apcan..." dedi "devir kötü..."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-225888902597603206?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/225888902597603206/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=225888902597603206&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/225888902597603206'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/225888902597603206'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/10/elektronik-humanizm.html' title='elektronik hümanizm'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-8959806242637547845</id><published>2010-09-26T14:03:00.010+03:00</published><updated>2010-10-21T22:12:48.279+03:00</updated><title type='text'>sonbahar</title><content type='html'>yılmaz, çatal bıçak tıkırtıları, vapur düdükleri, kadeh çıngırtıları, martı çığlıkları arasından geçmişe baktı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;istanbul'da değil sonbaharda dolaşıyordu... her şeye sonbaharı bulaştırmıştı... kule, yokuş, yeraltı çarşısı, iskele, köprü altı ve haliç'ten gelen motorlar... hepsi kuru yaprakları andıran eskimiş fotograflardı... solgun bir dalgaydı dubaya çarpıp yankılanan... dilindeki pas tadıydı... genzindeki küf kokusu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;onun taze  dimağında gerçekliği temsil ediyordu, bu sepya mevsim... âdeta tüm zamanlar bir yanılsamaydı; sonbahar tek gerçekti ... sonbahar, uzayın dipsiz  karanlığını duyururdu; bitimsiz bir bitimi... en güzel günlerin hızla nasıl geride kalacağının elhak kanıtıydı... pul pul dökülen ihtiyar deriler gibiydi yerde can çekişen yapraklar... doğumumuz ödül, ölümümüz cezadır diyen şopınavır'ı haklı  çıkarırcasına erkenden kararan gökyüzüydü ve erkenden basan isli  efkârdı... gırtlağı  kurutan kömür dumanının, tek  tük susatmasıydı sokak aralarındaki sohbet ehlini...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;balık ekmek yahut bi paket sigara?.. son parasını hangisine harcıyacağını düşünmekten  mi geliyordu iç sıkıntısı?.. ayakkabasının içinde terli ayağını kaydıran, yüzde  yetmiş beşi naylon, çoraptan mı yoksa?..  yoksa çok düşünmekten ve çok dinlemekten mi kendini?.. acaba, mâsum sonbaharla özdeşleştirdiği haksızlıklar, kahpelikler  miydi içini sıkan?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"hiçbirinden değil! aylaklıktan!" dedi... "davranamamaktan, savaşamamaktan...  hep üzülmekten hep." dedi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;masada hava değişti... yıllar sonra n'olmuştu da böyle pervasızca konuşmuştu en asil, en saf yılları hakkında?.. n'olmuştu ki artık sonbahar acıtmadan hızla geçiyor, yaşamına bir kâbus gibi çökmüyordu?.. bu dinçlik, bu ayıklık, bu zıpkınsı tavırlar nasıl yakalamıştı bu çocuğu?.. sıradanlaşmamış mıydı eni konu?... ha?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"hatırlar  mısınız?.." dedi koyu, şekersiz kahvesini yudumlarken... sonra sustu bir süre  kahveyi ağzında gezdirirken... boş boş bakmıştı, bocalamıştı herkes...  sonra devam etti, "yoksulduk evet... kadınsızdık evet... ama biz birbirimize öz kardeşlerimizden yakın dostlardık... peki biz n'apardık?.. oturup  koro hâlinde ağlaşırdık... parasızlığı ve  kadınsızlığı gözyaşlarımızla boğmaya çalışırdık... aramızdan iki tanemiz eyleme atıldı... n'oldu?.. öldürüldüler... ağlamak için yeni  sebeplerimiz oldu... zamanla ağlamayı iş edindik... hayat sandık... "&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"nasıl böyle konuşabilir?" diye iç çektiler eski dostları... "diil mi ya! biz duyarlı, hassas çocuklardık... dünyada olup bitenle ilgilenirdik... olaylar üzerine fikir üretir tartışırdık... mitinglere katılır, hatta yasadışı dergilere mahlasla da olsa yazılar yazardık... evet, yılmaz için neyse sonbahar  bizim için de öyleydi... ama... şimdi... ama yani..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;teşbihte  kusur  olmaz... yılmaz, on sekiz yaşında mahallî bir  dervişti... ona öz kardeşinden yakın olan, işte bu dostları da öyleydi... ellerinde muin ve teber, boyunlarında keşkül, başlarında sarıkları eksikti... ailelerinden, arkadaşlarından, komşularından, kankalardan yarı şaka yarı ciddi dilenerek yer, içer, idare ederlerdi  işte... olgun duruşları, derin bakışları, efendi hâlleri, dokunaklı kelâmlarıyla ve insan sevgisiyle kazanırlardı kalpleri ve günlük nafakalarını... şimdi yılmaz, neyi kınıyor, küçümsüyor, hafife alıyor ki?.. ayıp etmiyor mu biraz?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yılmaz kahvenin telvesini damağına yapıştırıp anlattı, "sizden iyi olmasın fakülteden bir arkadaşım vardı... belki görmüşünüzdür yanımda... zeynel... eee... kanser oldu... aynı sizle yaptığımız gibi, ağladım, üzüldüm, çırpındım... o kadar üzüldüm, okkadar üzüldüm ki hastalığın başlangıcından ölümüne kadar geçen sürede çok az ziyaret ettim zeynel'i... onu o halde her görüşümde ölmek geliyordu içimden... dayanamıyordum... dövüyordum kendimi... kısacası... havlu attım yani... bir de ona yeterince destek olamadığım için üzüldüm üstüne üstlük... ömrümden ömür götürdü katlana katlana büyüyen üzüntüm... ciddi bi çıkmaz bu... aptallığın şahikası... üzüldüğün için yardım edeme, yardım edemediğin için üzül..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yılmaz bir ân durdu... herkes, her şey durdu... bir gözyaşı, bir hıçkırık bekledi gözleri sulanan sohbet ehli... boşuna... sadece gülümsedi yılmaz ve devam etti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"sonra bir gün annem hasta oldu... çok, çok hasta... annem ve ben vardık... sadece ikimiz... babam denen it! zaten çoook önceden  terk etmişti bizi... bizi bırakıp başka bir kadınla metres hayatı yaşıyordu... anlatmıştım size... onu nasıl tâkip ettiğimi; gece pencerden içeriyi nasıl gözetlediğimi... neyse... annemin hastalığı ciddiye binince öz kardeşlerim arazi oldular aynen... tam iki yıl ben baktım anneme... iki bin yıl gibi geçen iki koca yıl... hani derler ya, 'gördün mü ananın amını!' gördüm arkadaşlar... hem de kaç  kez... "&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kimse gülmedi... suratlar gerildi... yanaklar kızardı... yılmaz devam etti,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"o iki yıl boyunca hiçbir şeye üzülmedim... üzülemedim... sürekli koşturdum... sabah, geceyarısı, sabaha karşı, öğlen... hep ama hep... çocukluğumda öğrendiklerimin milyon kere mislini bu iki yıl içinde   öğrendim annemden... bitmedi... annemin ölümünün hemen ardından bir kız çocuğum oldu... çocuğum lösemi hastası olarak doğdu... onu  ancak beş  yaşına kadar  yaşatabildim... ulan ağlamayın be... sikecem belanızı!.. ben ağlıyor muyum!... gözümün içine bakın... ben  ağlıyor muyum?..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yılmaz'ın kadim dostları, ne diyeceklerini bilemediler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yılmaz, fincanın dibindeki katılaşmış telveye baktı, "e be canlar... artık sonbahar değil, isveç'teki gibi altı ay gece olsa umurumda değil... hayat başka..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dostlarından  biri cesaret edip sordu, "yine bir yaramazlık mı var kardeşim?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yılmaz çarpık gülümsedi, "yok yaaa... ne yaramazlığı... tam tersi... sevgilim hâmile... bir kez daha deniycez şansımızı"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yılmaz, geçmişe döndü yine... akşamları vapurla karaköy'den kadıköy'e geçerken kız kulesi'ne bakarak  alacakaranlığın perdesinde rüyalarındaki kızı düşlerdi... o geldi aklına... gülümsedi... izin istedi arkadaşlardan... hepsini yanaklarından sıkı sıkı öptü... seneye bugün, gene görüşme sözü vererek kalktı masadan...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-8959806242637547845?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/8959806242637547845/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=8959806242637547845&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/8959806242637547845'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/8959806242637547845'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/09/sonbahar.html' title='sonbahar'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-5595762589186359928</id><published>2010-09-01T13:27:00.010+03:00</published><updated>2010-09-01T20:57:24.891+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='silbaştan'/><title type='text'>ç</title><content type='html'>ç aynı rüyadan yine  sıçrayarak uyandı... göğsü sırılsıklamdı... âniden karar  verdi... artık duramazdı... rüyadaki çağrı apaçıktı... silahlarını kuşandı... karısına, çocuklarına ve köylülere veda etti... haksızlığın biricik kaynağı zorbazın hayatına son vermek üzere yola koyuldu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;günlerce, aylarca yürüdü... tâlimli ayakları, diri bedeni ç'yi yorgunluktan ve akıl karışıklığından korudu... derin bir  amacı olmanın canlılığı kalbini aydınlatıyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gide gide bir taş ocağına vardı... hayretle baktı... insanlar burada ara vermeksizin kazıyor, dolduruyor, sırtlıyor, götürüyor, boşaltıyordu... uzun uzun seyretti... işçiler çalışırken ölü, uyurken canlı gibiydiler... onları bu denli kahredici bir hayata mecbur eden zorbazdan başkası olamazdı... da zorbaz ortalıkta görünmüyordu... ç düşündü... karar verdi... silahlarını gömüp işçilerin arasına katıldı... işçiler kendisinin farkına varmasalar da onlarla çalıştı ve  uyudu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kısa sürede işçilere benzedi... çalışırken ölü, uyurken canlıydı...  gerçekten daha gerçek hissi veren rüyalarında bırakıp gittiği ailesine benzeyen bir aile kurdu... rüyaları mutlulukla doldu... uykuyla uyanıklık arasında düşünmeye çalıştı ç... demek zorbazdan daha fazla  zorlayan bir şeyler vardı... yavaş yavaş anlıyordu... ama bir çıkış bulamıyordu...  yapışkana yapışmış fare gibiydi... çırpınıyor, çırpınıyor kurtulamıyordu... binbir güçlükle ve en önemlisi kendiyle savaşarak rüyasını değiştirmeyi başardı -ki bu başarıydı onu ç yapan-... rüyasında da aynı gerçekteki gibi karısından, çocuklarından ve köyünden silahlanıp ayrıldı... uyandığında ölü bir taş işçisi olmak istemiyordu yine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nihayet!.. uyandı... ayakları işe koşturmadı... yolculuk hissi filizlendi içinde... gülümsedi... artık ölü bir taş işçisi değildi...  ocağın girişindeki kayanın üstüne sıçradı ve bağıra çağıra rüyaları değiştirmenin öneminden, mecburiyetinden dem vuran çılgın bir nutuk atmaya başladı... avazı çıktığ kadar bağırarak konuştu... boynunda damarlar bir belirginleşip bir kaboldular... işçiler ölü gözlerle baktılar, ölü kulaklarla dinlediler... omuzları düşüktü, başları eğikti... rüyalarını değiştirmeye pek niyetli görünmüyorlardı... ç  sesini iyice yükseltti... şimdi bir savaşçıdan çok usta bir propagandacıydı... bağırdıkça sesi  açıldı... konuştukça dili zenginleşti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fakat bir şey oldu... gerçek dışı gibi duran çok sahici bir şey... ç'nin hayatını değiştirdiği rüyasındaki kendi, gerçeğe dönüşmüştü... aynı kendi gibi yollar aşıp buralara kadar gelmişti... ve tepeden aşağı bakıyordu şimdi... ç'nin rüyasından çıkıp gerçek olan tepedeki, aynı ç gibi bakıyor, görüyor; kısaca aynı ç gibi düşünüyordu... o da aynı ç gibi, taş işçilerini zorla çalıştıran bir zorbaz olduğunu düşünmüştü... ve zorbaz oradaydı, ocağın girişindeki kayanın üstünde bağırıp çağırıyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ç'nin rüyasından çıkıp gelen; ç'nin uykusunda yarattığı kahraman, tüm gücüyle ç'ye saldırdı ve onu yere serdi... ç kanlar içinde kayanın dibine düştü... kan çanağı gözleriyle rüyasında yarattığı kahramana, ikizine baktı... öyle... son nefesini verirken kafası hayli karışıktı...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-5595762589186359928?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/5595762589186359928/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=5595762589186359928&amp;isPopup=true' title='13 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/5595762589186359928'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/5595762589186359928'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/09/c.html' title='ç'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>13</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-3045303558165394867</id><published>2010-08-14T13:30:00.006+03:00</published><updated>2010-08-19T13:17:46.968+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='silbaştan'/><title type='text'>paramparça</title><content type='html'>eski hikâye... kimbilir kaç kere anlattım... efendim!.. uçurumun kavuşmaz iki yakasında, iki sevdalı sabahtan akşama birbirlerine bakıp dem çekerlermiş... birine leylâ diyelim öbürüne mecnun... evet... leylâ bir  kayanın, mecnun  kuru bir incir ağacının altında oturur; uçurumu uçup geçen bakışlarıyla öylece suskun seyredermişler birbirlerini... fakat iki sevdalıyı ayıran asıl şey uçurum değilmiş... öyle ya... sevdalık uçurum dinler mi!.. leylâ ile mecnun'u asıl ayıran  konuşmamaları,  birbirlerine gönüllerini dökmemeleriymiş... leylâ mecnun'un ağacı köprü yapmasını, mecnun da leylânın "şu ağacı kes de köprü yap" demesini ister ama isteklerini bir türlü söyleyemezlermiş... söylemeye söylemeye ballı sevdalarına, ekşi kuruntu, acı evham karışmış... ve  birgün iki sevdalının yakınları leylâ ile mecnun'u uçurumun dibinde bulmuşlar,  paramparça... leylâ ile mecnun'un yokluğunda fırtına kuru inciri yıkmış... ağaç kendiliğinden köprü olmuş...  de  geçeni olmamış...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-3045303558165394867?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/3045303558165394867/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=3045303558165394867&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/3045303558165394867'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/3045303558165394867'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/08/paramparca.html' title='paramparça'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-7978180599578522570</id><published>2010-07-31T01:11:00.004+03:00</published><updated>2010-07-31T02:05:07.178+03:00</updated><title type='text'>Tatil</title><content type='html'>Sabahın üçünde paslı vantilatörün kafesindeki tıngırtıya uyandı. Doğruldu. Somya dingildedi. Yine mi festartan? Başucu lambasını sese çevirdi. İki fındık faresi yuvarlak kafeste dönüp duruyorlardı. Işığın üzerlerine çevrildiğini farkettikleri ân dondular. Fikret gözlerini kırpıştırdı. Tekrardan odaklandığında fareler ortada yoktular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayağa kalktı. Odanın solup parlayan kırk mumluk ampulünü açtı. Vantilatörün sağını solunu kurcaladı ama hiçbir şey göremedi... Yeniden yattı. Kısa bir süre geçti. Vantilatör yine tıngırdadı. Kalktı ışıkları açtı baktı. Gene bir şey göremedi. Bu iş dörde  kadar böyle sürdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fikret çaresiz bir öfkeyle vantilatörü camdan fırlattı. Yatağa uzandı. Bu sefer  tıkırtılar başucu çekmecelerinden gelmeye başladı. Ensesinden tepesine, tepesinden çenesine bütün tüyleri diken diken oldu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sırasıyla çekmeceleri; çekmecelerin ardından küçük dolabı; fermuarı bozuk valizi ve sonunda dingildek somyayı camdan aşağı fırlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bomboş odanın ortasına çöktü. Başını ellerinin arasına aldı. Bu sefer yer yer sıvası görünen kireçle boyalı duvarların içinden tıkırtılar gelmeye başladı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-7978180599578522570?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/7978180599578522570/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=7978180599578522570&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/7978180599578522570'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/7978180599578522570'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/07/tatil.html' title='Tatil'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-2096960369517607049</id><published>2010-07-24T13:30:00.005+03:00</published><updated>2010-07-24T18:35:47.861+03:00</updated><title type='text'>Sıradan Bir Olay</title><content type='html'>İskelenin yanındaki kahvanede oturmuş dilimle dişlerimi karıştırıyor, çayımı içiyordum. Bir baktım adamım geçiyor. "Aliii! Hişşşt ooolum!"  diye seslendim işitmedi. "Hoppalaa!" dedim. Tırıs tırıs geçti gitti. "Korkmuş lan bu" dedim. Neden öyle dedim? Doğdu içime sanki.  Arkasından baktım. Mendireğe  doğru kayboldu gitti. On beş dakika geçti geçmedi, kafamı tam gasteye gömmüştüm, tepeme dikildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Robot gibi oturdu. Şööle bi baktım buna. Ben de  korktum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"N'oldu ooolum." dedim, hani sıkma canını manasında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boş boş masaya bakıp "Nossun?" dedi. Ama sesi çıkmadı sanki. Dudaklarını okudum da anladım, desem yeridir. Bir meseleye dalıp gitmiş eleman kadar merak uyandıranı yoktur. Açın ekmeğe baktığı gibi baktım suratına. Dişlerini sıkıyordu. Şakakları kabarıp çukurlaşıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Serkan öldü..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Yalan!.. Nası yaaa.!.."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Gırtlağı... Kesili... Bööle..." titreyen parmaklarıyla gösterdi, "Mendirekte... Sabaha karşı..." derken çenesi titredi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hasiktir." dedim... Bi gitti geldi benim kafa. Sonra, "Kim kesmiş?" dedim, yer sarsılır gibi oldu. Depremden beri oluyor bazen böyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ali kalktı! Hiç kimseye, hiçbir şeye bakmadan masaların arasından geçti. Mendireğe yürüdü. Durdu. Gerisin geri yürüdü. Tekrar durdu. Tekrar mendireğe yürüdü. Baktım... Dedim, "Manyak olmuş lan bu!"... Çayla tostun parasını ödedim. Bir daha sucuklu tost yememeğe yemin edip kalktım. Mendireğe verdim burnumu yürüdüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kafamda canlandı: Ali'ye "Kim kesmiş?" deyince öyle bir şekilde kaçırdı ki bakışını, kimin yaptığını bildiğini  düşündüm. Hoş! Bu tür işleri kimler yapar bellidir... Yürürken terledim inceden. Az da göğsüm sıkıştı. Tık nefes oldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mendireğin en başındaki kayalara çökmüştü benimki. "Ulan bura zula bi yer de diiil hani" dedim kendime. Etrafa baktım kan man yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ali, "İlerde mendireğin dirseğindeydi. Öğleye doğru ambulans geldi alıp götürdüler." dedi buz gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dirseğe bi yürüyim, dedim.  Gidemedim. Gidip bakamadım. Görecem de n'olucak boyum mu uzayacak. Çöktüm yanına. Sustum. Durduk öyle. Biz Ali'yle genelde konuşmayız zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ali küçük bir taş alıp kayaya, iki çat çat bi pat pat vurup konuştu, "Arabalı çay ocağı yaptılar bunlar... İskeleyle mendirek arasına...  Dediler iki üç evin ekmeği çıkar burdan... Serkan ayarladı her şeyi... Sonra... Biri gelmiş hava parası, demiş... Bi polis otosu gelmiş araç tamiri için şu kadar, akşam yemeği için şu kadar para, demiş falan... Biri gelmiş burda çay ocağı olmaz demiş... Bunlar, hepsini edebiylen kışkışlamışlar... Derken başka birileri gelmiş siktirin gidin burdan demişler bunlara... Eeee?.. Çay ocağı işi bitti tabi..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ulan..." dedim "Mafyaya bak... Dağ taş mafya oldu gelmişini geçmişini siktiğimin memleketinde..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ali, "Mafya dediğin balıkçı Rıza var ya onun abisi... Lunapark'ı işletenler... Bizim mahalleden..." derken gözleri sulandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pis bir şey diyecektim ama yutkundum. "Onlar sıkıştırmışlar di mi?.. Polisle de kankalar tabi..." dedim elim kolum iyicene boşalmış vaziyette.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Onlar sıkıştırmışlar... Evet..."  dedi Ali gene dişlerini sıkıp bıraktı, gözyaşını akmadan kenarından sildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Şeytan diyo... Git Trabzon'dan kalaşinkofu getir... Tara ibnelerin hepsini..."  derken başım döndü oturduğum yerde düşecek oldum. Sımsıkı tutundum kayaya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ali, " ...de Serkan'ı onlar öldürmedi... Serkan kendi gırtlağını kesti..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hadi canım!.. Yok deve!.." dedim yavru kedi miyavlar gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ali, yutkundu  üstüste.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Gördün mü sen ki? " dedim son çabayla. Midem yandı. Geğirdim. Ağzım leş gibi sucuk koktu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Serkan'ın yiğeni kan kanseriydi... Üç yaşında daha..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Eee?" dedim düğmeme başılmış gibi  salakça.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Çay ocağı'nı da..." derken Ali koptu; salya sümük ağlamaya başladı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra... Sonra ikindi vakti meyhaneye gittik... Cebimizdeki para çişe yetmez... Öyle... İşte... Ölünceye kadar içtik...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-2096960369517607049?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/2096960369517607049/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=2096960369517607049&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/2096960369517607049'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/2096960369517607049'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/07/sradan-bir-olay.html' title='Sıradan Bir Olay'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-4237307081863059907</id><published>2010-07-13T22:02:00.004+03:00</published><updated>2010-07-14T15:39:25.750+03:00</updated><title type='text'>Üvey Anne</title><content type='html'>Deniz  kıyısındaki üç katlı köhne ev sonunda yıkıldı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deniz kıyısındaki üç katlı ev yıkılmazdan çok önce kasabanın en sevilen eviydi. Kapısında kilidi yoktu. Ocakta mavi yalımlar saçan odunlar yanardı. Alevlerin arasında periler uçuşurdu. Kuzinenin gizemli çekmecelerinde türlüler, börekler, poğçalar, melen güçcekleri pişer; üstünde kestane kebap olur, çaydanlık tıkırdar, su damlacıkları cazırdayarak buharlaşırdı. Bu evde güzel bir adamla güzel bir kadının güzel kızları yaşardı. Adam her gün evi güzelleştirir büyütürdü. Denizden balıklar taşırdı sofraya. Bahçeden lezzetli bitkiler hasat ederdi. Kadının mahalleden, köyden, kasabadan her gün misafirleri olurdu. Onlara sofra kurar sofra kaldırırdı; yatak açar yatak toplardı. Gelen gidenler kadının güzel yüzünü hatırladıkça gülümserlerdi farkına bile varmadan. Kız ise uzun uzun bulutları seyreder bulutların resmini çizerdi odasının duvarlarına bakmadan. Üç katlı evin üç insanı nefes alır verir gibi dostları misafir yolcu ederlerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün güzel kadın öldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evin hanımı ölünce adam, içinde gümûşi hamsilerin oynaştığı ağları örüp yamamaya kaptırdı ruhunu. Ruh ekilir biçilir şeydir. En iyisi de kendi ruhunu ekip biçendir a.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evin kızı unuttu geçmişi. Boyadı bulutları kireçle. Unutmasa, ölebilirdi acıdan. İstanbul'a gitti baba mesleğini  öğrenmeye tâlip oldu. Öğrendi. Mimar oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babaya on yıl sonra hısım akraba evlenecek bekâr bir kadın  buldular. Kadın kasabanın  merkezinden bir emvey ürünleri pazarlamacısıydı... Emveyde önce satarak başlanırdı işe. Sonra yeni satıcılar örgütlerdi satıcı. Sonra satmayı bırakırdı. Ve sonunda kıdemli satıcı satıcılarının kazancına ortak olarak  kazanırdı hayatını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emvey kadın ile adam evlendiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emvey kadın, büyük şehirdekiler gibi görünmek, surat asmak, kapris yapmak; alışveriş etmek, bol bol harcamak, yeni eşyalar almak, çarşı pazar dolaşmak, lüküs lokantalarda akşam yemekleri yemek, davetlere en geç  gitmek, güneye tatile en önce  gitmek;  depresyona girmek, fobilere, panik ataklara sahip olmak istiyordu. Onun  da hakkı vardı bunlara. Aşağı kalır mıydı şehirli züppelerden? Üstelik  züppe değildi. Bir hanımefendiydi. Çok da hassas biriydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emvey Kadın zamanla masaldaki Üvey Anne'ye dönüşecekti. Yersiz endişelerin, bir illet gibi ensesine yapışan ölüm korkusunun, hep  yaşamak, herkesten daha çok yaşamak isteğinin kölesi olacaktı... Öncelikle hiddetle ve aşırı hassasiyetle rahmetli rakîbesinin resimlerini kaldırttı. Eşyalarını bir köşeye tıktı.  Giysilerini tavan arasına fırlatıp attı. Kocasının kızını ise surat  asarak, bir gülümseyip bir bozarak, arkasından konuşarak, İstanbul'dan  geldiğinde kaçar gibi evi terk ederek ve masaldaki üvey anneye uygun bütün çirkinlikleri sergileyerek dinden imandan çıkarayazdı. Dahası güzel adamın kardeşlerinin, akrabalarının ve kasabalının ayağını tek tek  evden kestirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve asıl konu. Safiyetli mahallelinin asla çözmeyeceği bir denklemi kurdu ve hayata geçirdi:  Deniz kıyısındaki üç katlı evin daha yapılacak çok işi vardı. Çatı, bodrumun bakımı, poyrazı göğüsleyen cephenin yalıtımı, ana kolonların mantolanması vesaire...  Ne ki Emvey Kadın'dan Üvey Anne'ye dönüşen kibirli düşman, hep bir engel yarattı. Uzun yolculuklara çıkardı yumuşak başlı,  temiz yürekli kocasını. Annesinin, babasının, ablasının, eniştesinin hizmetine koşturdu. Yemekler, davetler, eşraftan misafirler, iç dekorasyon, yeni mobilyalar, yeni tekne... Yetmedi. Bir çiftlik aldırdı adama.  Yeni bir ev yaptırdı kendine. Sadece kendine. Yıllar yılı çiftlik evinin  orasına başka, şurasına başka bir şey ekletti.  Temiz yürekli kocasını borçlandırdı eniştesine, ablasına, annesine, dayısına, kuzenlerine. Esaret dizginlerini aldı eline ve sürdü arabayı dörtnala.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel adamın güzel kızı evlendi. Bir kerre bile  gitmedi ziyarete.  Güzel kız hamile kaldı. İyice döndü sırtını. Güzel kızın güzel çocukları oldu gitmedi doğuma. Bebekler büyüdü, bakmadı yüzlerine. Ve o güzel kız bir gün kasabanın  meydanında Üvey Annesi'nin burnunun  ortasına çok temiz bir kafa attı. Kadın baltayla kafası ikiye bölnümüş gibi çığlıklar attı. Masal bozuldu. Zira anlaşıldığı üzre Üvey Anne Üvey Anne'ydi amma karşısındaki Kül Kedisi değildi. Kirli savaş başladı... Üvey Anne deniz kıyısındaki üç katlı evi çürütme ve çökertme işini hızlandırdı. Evi on kere su bastı. Bodrum göl oldu. Bahçe bodruma aktı. Evin çevresindeki su tahliye borularını tek tek çatlattı Üvey Anne. Çatı katı iki kere yandı. İyi yürekli adam baktı, mahalleli baktı. Herkes baktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi onu görmelisiniz. Üç katlı evin yıkıntısına karşı -komşu restorandan gelen hasır koltukta- nasıl da sinir krizleri geçiriyor. "Ahhhh!" diye bağırıyor,"Kocamın rahmetli eşinin eviydi orası... Ahhh... Kızımızın  eviydi... Ahhh... Nasıl oldu bu iş... Ahhh..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dikkatle inceliyorum kadını. Tuhaf olmasına tuhaf ya. İşin aslı üzüntüsüne inanıyor. Çığlıkları sahici. Sanki geçmişteki tüm kötülükler kendisine ait değil.  Buna gerçekten inanıyor. Gerçekten inanıyor. Gerçekten... Şimdi ona kim anlatabilir Üvey Anne olduğunu?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-4237307081863059907?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/4237307081863059907/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=4237307081863059907&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/4237307081863059907'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/4237307081863059907'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/07/uvey-anne.html' title='Üvey Anne'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-2744616998088769996</id><published>2010-07-08T17:09:00.010+03:00</published><updated>2010-07-09T13:04:44.653+03:00</updated><title type='text'>Kasaba</title><content type='html'>Bahri'nin damadı Orhan, dikenli tellerin dibinde yüzükoyun yatıyordu. Ense kökü yumruk gibi şişmişti. Sırtı parçalanmıştı. Ağzı çarpılmıştı. Gözleri ölü değil uykusu gelmiş gibi bakıyordu. Kanlı bedene karasinekler konup kalkıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Âdil'in göğsü inip kalkıyordu. Durduğu yerde sendeledi. Başı döndü. Parmakları gevşedi. Baltayı düşürdü. Gözlerini yumdu. Dizlerinin üstüne çöktü. Elle tutulacak kadar gerçek görüntüler peydah oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Nevin'in alt kirpikleri tüm duygularını anlatırdı. Bahçede otların arasına yatıp dumana boğulmuşlardı. Elini tutabilmişti sadece. Bir de omzuna dokunmuştu. Omzunun pütürü tarifsiz tatlılıktaydı. Dilini değdirir gibi dokunmuştu. Sonra birden yaz bitmişti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Âdil, çömelikken başını kaldırdı göğe baktı. Gökyüzünü göremedi. Gökyüzü silinmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Nevin'in ardından gelen güz, bahçenin çiti eskidi diye yarım metre açıktan yeni bir çit çekmişti. Sırf bu şekilde iki dönüm fazladan toprak kazandırmıştı sahibine.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Tıknaz  ve hımbıl olduğundan kimse oynamak istemezdi onunla.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kimse ama kimse  çitleri yarım metre dışarı çektiğini fark etmemişti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derenin şırıltısını işitir gibi oldu. Çok kısa bir ân rahatladı. Ayağa kalkıp  paramparça sırttan uzaklaşmak; dereye ulaşıp yıkanmak yıkanmak istedi. Ama şimdi de ayakları silindi birden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Seher, Orhan'ın karısı. Küçüklüğünde otuzbir çekerken Seher'i de düşlerdi. İlişki ihtimali olmayan kızları düşünürdü otuzbir çekerken. Seher başkaydı. Her sabah bir minibüs merkez ilçeye götürürdü onu. Uzun, güneş gibi parlayan saçları vardı. Âdil, onu evden çıkarken görürdü. Görmek  zorunda kalırdı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Âdil soluk alıp veren bedensiz bir şey gibiydi; hırıldayan hayâller vardı sadece. Her şeyden açık, yakın, gerçek hayâller.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Okuldan tastiknâmesini almaya kendi gitmişti. Müdür tokat atar gibi atmıştı mühürlü kağıdı önüne. Delice koşmuştu nereye koştuğunu bilmeden. Yüz metrede  nefesi tıkanmıştı. Yere serilmişti inleyerek.  &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken görüntülere fikirler karışmaya başladı. Toprağı otlarla, taşlarla birlikte avuçladı. Sıktı. Tırnakları pembeleşti. Suratı beyazladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Burnunu karıştırmayı  dayısından görüp öğrenmişti. Şimdi gibi apaçık bir ândı. Tombalayı  elini apışından ayırmayan Alican'da görmüştü ilk. Bugün coşkuyla kucakladığına yarın yüz vermemeyi de Zekai  Abi'den öğrenmişti. Ne kadar şahane bir numaraydı o ya. Millet bok gibi kalırdı.  Suya gidilir susuz dönülürdü. Orhan'a iki üç kez yapmıştı bu numarayı. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ne ki Orhan bir gün Âdil'in kulağına eğilip, "Sikerim lan senin selâmını da seni de amcık. Dalga mı geçiyon milletle." demişti sâkince.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bu çok âni ve sert bir tepkiydi. Âdil karşılık verememişti. Şaşalamıştı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Orhan eklemişti aynı sâkinlike, "Çok var lan İstanbul'da senin  gibi. Bi mârifet mi yapıyom sanıyosun göt!" deyip gülümseyerek yürüyüp gitmişti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Âdil'in elleri bakmadan baltayı buldu yakaldı. Balta kalktı. Fındık dallarının arasında kötücül bir gölge dikildi. Bir süre havada titreyerek durdu öyle. Sonra toprağa indi hızla. Otlar, taşlar sıçradı iki  yana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bir ganyan bayii açmıştı. Vergi borçları birikince haciz gelmişti. Hapislikten zor yırtmıştı. Kasabanın koyunda, kayalıkların oraya bir sayban yapmıştı. Yazın sadece fındığa giderek tam on yıl orda takılmıştı. Sayban, kısa sürede melankolinin kâbesi olmuştu. Âdil burda âleme duman içinde ayar vermeyi; onu buna, bunu şuna şekillemeyi iş edinmişti. Hoş! Âdil'in yapıp ettikleri kasabalıların olağan  hâlleriydi ya... Bu leş kokulu oyunlar Âdil'in mesleği olmuştu. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durumunu şimdi, şu ân, ancak farkediyordu. İğrenç, tiksinç hissediyordu... Birden bir şey oldu. Görüntüler, görüntülere karışan  fikirler silindi. Orhan'ın cesedi, balta, fındık dalları, gökyüzü geri geldi. Âdil  buz gibi uyandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayağa kalktı. Orhan'a tükürdü. Dereye gidip elini yüzünü yıkadı. Fındıklığın içindeki saybana girip üstünü değiştirdi. Kırıkkaleyi beline koydu. Tıraş oldu. Başağa atlayıp sarsıla sallana köye indi. Kahvenin önüne parketti. Kontağı kapadı. Karasineklerin kanat gürültüleri yeniden işitilir oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Selamınaleyküm" diyip girdi içeri. Bir çay söyledi. Bir cigaralık yaktı. Kokuttu. Kahvedekiler yapabildikleri en iyi şeyi yaptılar: Kafalarını iki yana sallayıp iç geçirdiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Âdil karşı sokağın derinliğinde Bahri ve Seher'i gördü. Koşar adım kahveye yaklaşıyorlardı. Elini kırıkkaleye attı. Bir duman çekti. Dumanı on yirmi saniye içinde tuttu. Tabancayı çekti. Namluyu ağzına soktu. Ciğerlerindeki dumanı bıraktı. Gülümsedi. Gülümsediği belli olmadı. Tetiği çekti. Tabanca ateş almadı. Bir daha, bir daha çekti tetiği.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Tık tık..." sesinden ve karasineklerin kanat gürültülerinden başka ses işitilmedi. Kalktı ve Bahri içeri girerken kahvenin arka kapısına seyirtti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-2744616998088769996?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/2744616998088769996/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=2744616998088769996&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/2744616998088769996'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/2744616998088769996'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/07/kasaba.html' title='Kasaba'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-6691063977376428775</id><published>2010-06-20T16:07:00.008+03:00</published><updated>2010-06-21T18:20:15.695+03:00</updated><title type='text'>Oğul</title><content type='html'>Oğul bakışını sabitlemiş, verandadaki mavi puantiyeli, tentesi fırfırlı salıncakta sallanıyordu. İnce ve küçük bedeni salıncakta çizgi gibiydi. Bahçe duvarlarının dışından küfürlü bağırtılar geliyordu. Harika salıncağın yanındaki masada yavaş yavaş son elma dilimini yiyordu. Oğul, gözlerini kırpmıyor, nefes almıyordu. Ancak salıncağın sallantısı giderek artıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Harika, ayağa kalktı. Kimse yokmuş gibi Oğul'un önünden geçti. Bedeninde görmeden anlaşılması zor, sabit bir gerginlik vardı. Elma kabukları  dolu meyve tabağıyla, verandadan içeri salona girdi. Otomatik bahçe kapısı açıldı. Serhat yanakları kırmızı, ceketini omzuna atmış içeri girdi. Kumandayı havaya  kaldırıp, boşvermiş bir havada, arkasını  dönmeden düğmeye bastı. Oğul, yaklaşan Serhat'a baktı. Siyah, yüksek bahçe kapısı koca bir ağız gibi kapandı. Serhat yaklaştı, verandanın basamaklarını yaşından umulmayacak bir çeviklikle bir hamlede çıktı. Koşar adım gelip kendini Oğul'un yanına attı. Verandanın şingıl tavanından sarkan küpe çiçeğinin geniş saksısı, Serhat'ın rüzgârıyla yarım tur döndü. Sarkık yaprakların arasında güneş kırpıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serhat cavaplanmayacağını bile bile, "Annen nerde?" dedi sinirini bastırmaya çalışarak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğul, küpe çiçeğinin içinde kırpışan güneşi seyre devam etti. Tek tek ufacık yapraklarına baktı çiçeğin. Saksının dönmesi tamamlanırken baktığı bir yaprakçık görüşünden kaçtı. Oğul, başını hareket ettirmek zorunda kaldı yaprakçığı gözden kaçırmamak için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serhat, "Arabayı boydan  boya  çizmişler. Çok durmıycam çıkıcam diye arabayı dışarda bıraktım. Güvenlik de var hem... Offf... Parasında değilim... Sinirim bozuldu... Yaaklarsam kafasını kıracam..." diyerek sağ elini Oğul'un sırtına attı. Oğlunu şevkatle bağrına bastı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Harika, "Ben çıkıyorum Serhat!" diye seslendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serhat sıçradı. Sağa sola bakındı bir ân. Göremedi kimseyi. Kafasını iyice geri çevirince fark etti, Harika, arka yan korkulukların gerisinde çimenlerin üstündeydi. Kolunda leylak rengi bez çantası, geniş göz kapaklarında aynı renk far ile tebliğde bulunan bir memur gibi dümdüz bakıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serhat, "Tamam!" dedi durumunu bozmadan. "Bana ispanyol şarabı getir gelirken... Sevdiklerimden..." diye ekledi Oğul'un saçlarını karıştırarak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Harika, dümdüz baktı ve "Hoşçakal." diyerek hareketlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serhat, "Sadece bana mı?" dedi imâyla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Harika durdu. Birkaç saniye  aktı gitti, "İkinize de... İkiniz de hoşçakalın..." dedi ve gerisin geri arka kapıya yöneldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serhat bir kez daha sarıldı Oğul'a ve bıraktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğul'un omuzları akordeon gibi  büzüştü açıldı. Gözleri hâlâ küpe çiçeğinin yapraklarındaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serhat iç geçirdi, "Bir bela dolaşıyo başımızda ama... Hadi hayırlısı... Dün partiden sonra mavi çamın altındaki iğrenç bok... Evveli  gün güvenlik kabininin devrilmesi... Geçen hafta da çatıdan uçan kiremitler... " dedi. Sonra Oğul'a döndü, gözlerinin içine bakarak, "Canım oğlum... N'olur tikkat et kendine... Ama bak 'tikkat' diyorum, 'tik-kat'..." diyerek gülümsedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğul bakışlarını yapraklardan ayırmadı fakat.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serhat, çocuğun yanağından makas aldı ayağa  fırladı, "Ne yiyelim?.. En çok sevdiğinden... Lahmacun... Ha benim güzel oğlum?... Tamam lahmacun..." diyerek telefonun tuşlarını çevirdi. Sipariş verdi. Ardından, "Ben duşa giriyorum evlat... Lahmacunlarda anca gelir..." diyerek verandadan salona geçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğul, kıç cebinden küçük defterini çıkardı. Defterin  şifreli kilidini açtı. Sayfaları karıştırdı. Bir sayfada durdu okudu, "Ben, annemin yumurtasından olmadım."  Sonra  başka bir sayfayı açtı orda da aynı şey, "Ben, annemin yumurtasından olmadım." yazıyordu. Oğul tek tek bütün sayfaları açtı her sayfada tarihleri farklı olsa da hep aynı cümle vardı. Gömlek cebinden kalemini çekti ve aynı cümleyi bir kez daha yazdı... Defterini kitledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ardından ayağa kalktı. Dönüp bahçe kapısına baktı. Bahçe kapısının yanındaki çalılıklara.  Çalılıkların arkasında, gizli küçük bir delik  vardı. Kameraların açısına  girmeyen bir delik. Bir süre düşündü. Derin bir soluk aldı. Annesi gibi dümdüz baktı. Belki de annesi dümdüz bakmayı ondan öğrenmişti. Bilmiyoruz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir tabure çekti küpe çiçeğinin altına. Sağa sola bakındı, tırmandı. Saksının içine uzandı. Saksının içinden bir şey aldı: Kafası koparılmış bir serçe... Verandadan çıktı. Babasının yatak odası balkonuna baktı. Dikkatini topladı ve balkona fırlattı serçeyi. Sonra tekrar salıncağa dönüp  sallanmaya başladı. Bu kez bakışlarını, evin girişindeki sigorta kutusuna sabitledi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-6691063977376428775?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/6691063977376428775/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=6691063977376428775&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/6691063977376428775'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/6691063977376428775'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/06/ogul.html' title='Oğul'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-8514257645733798520</id><published>2010-05-27T09:53:00.012+03:00</published><updated>2010-05-27T15:56:52.446+03:00</updated><title type='text'>Seyfi'nin Annesi</title><content type='html'>Selma siyah otomobilden inerken şöföre çabuk çabuk bir şeyler sıraladı. Parlak çantasında bir şeyler arandı ve ardından indi. Çılgın gibi koşarak okul kapısından içeri daldı. Kapıdaki güvenliğe baktı. Ama hiçbir şey görmedi. Ân uzadı. Elini pençeleştirdi farkında olmadan. Sağ  gözü seyirdi. Yürüdü. Sekreterliğe daldı. Yüksek sesle bir şeyler sordu, anlattı. Sekreterler anlam veremeyen korkmuş gözlerle baktılar. Selma kafa atar gibi konuştu. Yeni boyanmış, kıvırcık saçları hop oturup hop kalktılar. Sekreterler "Bilmiyoruz." anlamında başlarını iki yana salladılar. Kendilerine ait bir şey için değil bilakis karşılarındaki pek kıymetli şahıs yüzünden mahçuplaştı ifadeleri. Selma hızla sekreterlikten çıktı. Zil çaldı. Öğrencilerin gürültüsü okul koridorlarını doldurdu. Selma kalabalığı yara yara ilerledi. Öğrenciler omuzuna, karnına çarpıyor; sürtünüp geçiyor ne ki o hiçbirini hissetmiyordu. Yürüyor yürüyordu. Nihayet, Seyfi'yi buldu. Çocuğunu kucaklayıp bağrına bastırdı. Seyfi'nin tombul yanağı ezildi. Çenesi kaykıldı. Dudakları büzüştü. Gözleri pörtledi. Uzun süre çocuğu sıktı sıktı. Sonra bıraktı. Çocuğu iki omuzundan kavrayıp gene bağıra bağıra bir şeyler söyledi. Seyfi kafasını sağa çevirip, eliyle merdivenleri işaret etti. Selma Seyfi'yi önüne kattı, kalabalığı yara yara yürüdüler. Yollarına okul sahibi çıktı. Selma'ya efendice gülümsedi. Selma söver gibi baktı. Ana oğul yürümeye devam ettiler. Kapısı açık bir sınıftan girdiler. Kürsüde bir hoca öğrencinin birine bir şeyler anlatıyordu. Selma bu konuşmayı yok sayıp aralarına girdi ve sesi gene yükseldi. Kıvırcık saçları hoplayıp zıplamaya başladı gene. Elleri pençeleşti. Hoca önce gülümsemeye çalıştı durumu daha da ağırlaştırmamak için. Ne ki Selma durmak, dinlemek nedir bilmiyordu. Sınıfta kalan öğrenciler bu keyifli durumun şanslı seyircilerine dönüştüler. Hoca, gülmeyi bırakıp sabırla dinlemeyi denedi. "Bu kaçıncı yaahu!" diyerek iç geçirdi. Selma çıldırdıkça çıldırdı. Hoca, bir iki söz söylemeye çalıştı, "Anne yengeç yavru yengece 'niye yan yan yürüyorsun?' diye soramaz" diyecek oldu. Lâfı bölündü, piç oldu. Selma kimseyi dinlememeye kararlıydı. Sadece bağırıyor çağırıyordu. Seyfi konuşmanın başında annesinin bir adım arkasındaydı. Yavaş yavaş kapının girişine kadar geriledi. Yüzünde ürküntüyle karışık ve belirsiz bir gülümseme oluştu. Hoca, Selma'nın makineli tüfek gibi saçmalaması karşısında teslim bayrağı çekti. Selma saydırdı da saydırdı. Hoca, nihayetinde omuzlarını silkip sınıfı terk etti. Artık sınıf Selma'nındı. Karşısında bıyık altından muzaffer gülümseyen oğlu ve kendisine pis pis sırıtan oğlunun sınıf arkadaşları vardı. Selma bir eğitim uzmanıydı. Eğitime ara vermek olmazdı. Boş kalmanın tedirginliğiyle, kapının kenarında duran Seyfi'yi iterek koridora fırladı. Sağ gözü seyirdi gene. Saçları dalgalandı. Ellerini pençeleştirip koşar adım yürüdü yeniden.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-8514257645733798520?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/8514257645733798520/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=8514257645733798520&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/8514257645733798520'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/8514257645733798520'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/05/seyfinin-annesi.html' title='Seyfi&apos;nin Annesi'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-1262354819831585685</id><published>2010-04-11T16:47:00.007+03:00</published><updated>2010-04-25T00:49:51.473+03:00</updated><title type='text'>Oğlum Bakkala Gitti Bi Daha Dönmedi</title><content type='html'>&lt;br /&gt;Meyhane hıncahınç dolu. Serhat cam kenarındaki masada oturmuş bir dilim  beyaz peynirle ikinci dublesini içmede.&lt;br /&gt;Meyhaneci iki masa öteden,  "Serhat Abi!!  Abiye yer bulamadık. Mahsuru yoksa..." diye sesleniyor  sağ elini "Bi el ver!" der gibi uzatıp.&lt;br /&gt;"Olur ne demek! Ayıp ettin!"  diyor Serhat, aynı şekilde sağ elini uzatarak.&lt;br /&gt;Şoparlar çalıp  söylüyor.&lt;br /&gt;Masaya misafir olan, şükranla gelip otururken, "Sağol  birader. İki aydır ağzıma damla alkol girmedi. Bugüne fena kuruldum. Bi  geldim yer yok. O yüzden dedim, 'yaa hiç mi yer yok!' dedim... yani  arkadaş da..."&lt;br /&gt;Serhat kibarca sağ elini öne uzatıp avucunu  göstererek, "Ne demek birader ayıp ettin. "&lt;br /&gt;"Eyvallah!"&lt;br /&gt;"Ne demek.  Ben Serhat."&lt;br /&gt;"Ben de Osman." derken misafir, hafifçe başını öne  eğiyor.&lt;br /&gt;Masaya yeni bardaklar ve tabak konuyor... Havadan sudan,  dereden tepeden konuşuyor taze ahbaplar. Yürekler birbirine ısınıyor.  Üçüncü kadehlere varılıyor. Neolacak bu memleketin hâli'ne varmadan  Serhat gözlerini boşa dikip, "Oğlum bakkala, ekmek almaya gitti. Bir  daha gelmedi. " diyor.&lt;br /&gt;Osman geç idrak ediyor. Manâsız geliyor laf.  "Niyedir abim?"&lt;br /&gt;"İçeri almışlar."&lt;br /&gt;"Sebep?"&lt;br /&gt;Serhat tekrar boşa  bakıyor bu sefer daha uzun, "Göstericilerin yanından geçiyomuş bu  koşarak. Gaz sıkmış polis. Bu da poşusuyla ağzını bağlamış. O sırada  almışlar. Dün davası görüldü. Terörist diye. Yedi buçuk yıl verdi  hâkim."&lt;br /&gt;"Adı neydi?"&lt;br /&gt;"Murat?"&lt;br /&gt;"Soyadı?"&lt;br /&gt;"Günyüz? Niye sordun  birader?"&lt;br /&gt;Osman'ın yanakları kızarıyor. Dördüncü dubleyi fondip  yapıyor... Sersemlemiş... Müsaade isteyip kalkıyor. Sallanarak  kasaya  gidiyor, masanın hesabını ödüyor.&lt;br /&gt;Serhat çıkarken seyrediyor. Umutsuz  bir umut bitiyor göğsünde. Gözden kayboluncaya kadar  arkasından  bakıyor.&lt;br /&gt;Şoparlar yeni bir şarkıya başlıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-1262354819831585685?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/1262354819831585685/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=1262354819831585685&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/1262354819831585685'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/1262354819831585685'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/04/oglum-bakkala-gitti-bi-daha-gelmedi.html' title='Oğlum Bakkala Gitti Bi Daha Dönmedi'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-819417245262221869</id><published>2010-04-08T23:52:00.002+03:00</published><updated>2010-04-08T23:57:09.049+03:00</updated><title type='text'>Piç</title><content type='html'>&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;link rel="themeData" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_themedata.thmx"&gt;&lt;link rel="colorSchemeMapping" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_colorschememapping.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;TR&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="--"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Cambria Math"; 	panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:roman; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-1610611985 1107304683 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-unhide:no; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman","serif"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} .MsoChpDefault 	{mso-style-type:export-only; 	mso-default-props:yes; 	font-size:10.0pt; 	mso-ansi-font-size:10.0pt; 	mso-bidi-font-size:10.0pt;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-priority:99; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-theme-font:minor-fareast; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Erhan, “Benim ne eksiğim var?” diye düşünürken gri ceketinin kollarını çekiştirdi. Ne kadar çekiştirse kısaydılar. Mahmut Paşa uzak ihtimal. Rengi solmuş beyaz gömleğin üstten iki düğmesini daha açtı. Kollara değil yanık bağra bakılsın için. Ceketin sağ eteğini geriye doğru sıyırdı, kabza göründü. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Caddede yürürken hâlâ “Benim ne eksiğim var?” diye düşünüyordu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Yürüdükçe açıldı. Açıldıkça acayipleşti. Deneyimsiz tüy siklet boksörler gibi kamburu çıkık, kolları kerkenez gibi açık, haşin suratı sanki Polat Alemdar’ın yandan yemişi ve bacakları prostatlı dedeler gibi gayet parantezdi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Oyuncakçı dükkânının kapısını açtı. Bi görseydin! Dünyanın kapısını açtı. Lise ceketinin etekleri havalandı. Durdu. Baktı. Belindeki silahı çekti. Abisine doğrulttu. Abisi, “Gerizekalı n’apıyosun?” dedi. Erhan terddütsüz iki el ateş etti. Kan raflardaki oyuncak ayılara sıçradı. Tezgaha düşen kanlı ayılardan birini kaptı çıktı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Caddede yürürken hâlâ “Benim ne eksiğim var?” diye düşünüyordu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Bir badem ağacının altında durdu. Beyaz çiçeklere baktı. Sadece baktı. Zihninde bir şeyler kıpırdamaya çabaladı. Nâfile. Yere tükürdü ve “Yok ööle afra tafra!” dedi. Sıcakladı. Ceketi çıkardı attı. Elini apışına atıp, çavuşun duruşunu değiştirdi. Yeniden tükürdü, “Yok ööle!” dedi yine. Ayıcığı yakaldı ensesinden.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Caddede yürüken cep telefonundan karısına, “Abimi vurdum! Gelip babalığı da vurucam beklesinler. Küçük Cengiz’e de hediye getiriyom bi yere kaybolmasın.” &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-819417245262221869?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/819417245262221869/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=819417245262221869&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/819417245262221869'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/819417245262221869'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/04/pic.html' title='Piç'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-5730689446707550756</id><published>2010-04-08T00:54:00.004+03:00</published><updated>2010-04-08T01:15:40.946+03:00</updated><title type='text'>Sanat Ahlâkı</title><content type='html'>Pastanedeki rahat koltukta, “Nasılsa yönetmen her provaya iki saat geç kalıyo… Otur poğçanı ye… Sonra bi tane daha çay üstüne…” diye düşündü sinik oyuncu. Düşündüğünü yaptı. Değişik bir his kapladı göğsünü. Yirmi dakka geç gitti provaya. Dimdik girdi içeri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne tesadüf! Yönetmenin o gün erken geleceği tuttu.  Sinik oyuncu salona adımını atınca derin sessizliği fark etti. Boşlukta hisseti. Kamburu belirdi. Kalbi çırpındı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yönetmen bir aslan gibi kükredi, “Hiç! Ama hiç sanat ahlâkınız yok. Hayvansınız hepiniz!! Siktirin gidin!!! Provaya yirmi dakka geç gelinir mi?...”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yönetmen bu minvalde bir buçuk saat nutuk etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra provaya başlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinik oyuncu, o gün en iyi oyununu sergiledi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-5730689446707550756?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/5730689446707550756/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=5730689446707550756&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/5730689446707550756'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/5730689446707550756'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/04/sanat-ahlak.html' title='Sanat Ahlâkı'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-4928772460681753770</id><published>2010-03-29T16:00:00.005+03:00</published><updated>2010-04-07T00:50:06.532+03:00</updated><title type='text'>Erguvan</title><content type='html'>Süleyman içeri girer, Buket'i Sinan'la salonda sevişirken görür.&lt;br /&gt;Sinan aceleyle toparlanır, Süleyman'ın tepkisini beklemeden ter içinde yaklaşır "Çok temiz bir şey dostum... Kirli değil... Ben Buket'i seviyorum... Sana söyleyemedim... Seni kırmaktan çekindim..."&lt;br /&gt;Süleyman başını çevirir.&lt;br /&gt;Zaman ilerlemeksizin uzar.&lt;br /&gt;Süleyman güçlükle ayakta durmaktadır, "Söyleseydiniz aranızdan çekilirdim..." yutkunur,  "Bu yaptığınız sevgiyle alakalı bir şey değil bence..." der.&lt;br /&gt;Buket, "Sana hesap vermek zorunda olduğumuzu falan sanmıyorum... Sevginin ne olduğu senden mi soruluyo bi kere..."&lt;br /&gt;Süleyman başını öne eğer ve sehpanın üzerindeki fil biblolarına bakar, "Yarın eşyalarımı toplamaya gelirim... Şimdi izninizle..."  çıkar.&lt;br /&gt;Donuk zaman yavaşça çözülmeye başlar.&lt;br /&gt;Sinan karar verir. Hızla giyinir. Askılıktan paltosunu alır.&lt;br /&gt;Buket, "Nereye?"&lt;br /&gt;Sinan kekeler, "Se... seni sevdiğimi sanıyodum... Özür dilerim..."&lt;br /&gt;Buket söylenmeyen her sözü işitmiştir. İmâ edilemeyeni kaydetmiştir, "Neee!!!"&lt;br /&gt;Sinan'ın ağzında sözcükler köpürür. Susar.&lt;br /&gt;Buket Sinan'ı alkışlar ve yere tükürür, "Manyak mısınız siz ya!"&lt;br /&gt;Sinan, "Gerçekten Süleyman'a anlatacaktım... Bi... bilmiyorum... O sevgiye saygı duyardı... Duyardı evet... Duyardı..."&lt;br /&gt;Buket, "Senin kafa bin beş yüz olmuş oolum..."&lt;br /&gt;Sinan kapıya yönelir, kemerli kirişin altına durur, "Tam tersi belki de... Bi... bilemiyorum... Kusura bakma... Gerçekten... Senin aceleciliğinde bir sorun var... Var evet... Kesinlike... Kusura ba... Bakma... Şey... Çıkmalıyım?.."&lt;br /&gt;Buket mekanik bir ifadeyle, "Pasaja gitmiştir..."&lt;br /&gt;Sinan başını öne eğer, "Biliyorum..."&lt;br /&gt;Efendice çıkar. Kapıyı usulca örter.&lt;br /&gt;Kavafis'in not düştüğü gibi aynı: oda boş kalınca saatin tiktakları işitilir.&lt;br /&gt;Buket kalkar. Yarı çıplak gider gelir. Süleyman'ın yaptığı portrelerine yaklaşır, bakar. Kafasını hafifçe duvara vurur. Ardından biraz daha sert vurur. Biraz  daha... Sağ eliyle kızarık alnını sıvazlar.&lt;br /&gt;"Neyi bilmiyorum ben?! Neyi bilmiyorum?! Midemi bulandırıyosunuz hepiniz."&lt;br /&gt;Güneşli pervazda bir serçe cirkler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-4928772460681753770?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/4928772460681753770/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=4928772460681753770&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/4928772460681753770'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/4928772460681753770'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/03/erguvan.html' title='Erguvan'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-6982678129661731986</id><published>2010-03-25T18:55:00.005+02:00</published><updated>2010-04-07T00:33:06.135+03:00</updated><title type='text'>Pornografia Realitika</title><content type='html'>&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;link rel="themeData" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_themedata.thmx"&gt;&lt;link rel="colorSchemeMapping" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_colorschememapping.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;TR&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="--"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Cambria Math"; 	panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:roman; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-1610611985 1107304683 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-unhide:no; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman","serif"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} .MsoChpDefault 	{mso-style-type:export-only; 	mso-default-props:yes; 	font-size:10.0pt; 	mso-ansi-font-size:10.0pt; 	mso-bidi-font-size:10.0pt;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-priority:99; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-theme-font:minor-fareast; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher lokmayı tükrük marifetiyle yumuşatıp çiğnemeye çabalarken Zekiye’nin seken ayağını yavaşça kaldırıp baktı. Nasıl girmişse ufacık bir çakıl taşı girmiş… Seher, acıyan gözlerini kıstı. Ağrılı başını omuzlarının arasına gömdü. Uzun tırnaklarını ameliyat aleti gibi kullanarak taşı çıkardı. Doğrulurken alnındaki teri sildi, saydırdı, “Göri zekaluuu! Bayat işte bu!.. Donüşte aaazına sıçarım ben senin!.. Çıtır simitmiş!!!”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Doğrulur doğrulmaz canı tez labrodor, köpek parkına fırladı. Kayış gerildi. Seher’in beli boşaldı. Bu sefer Zekiye’ye saydırdı. Zıplaya zıplaya yürürken montunun cebinde sigarasını aradı. Üst üste öksürdü. Göğsü hırıldadı. Sağındaki çalıdan serçeler havalandı. Köpek parkının kapısını açtı. Kayışı tasmadan ayırdı. Zekiye içeri, ortadaki ağacın dibine işeyen sarı retrîvıra koştu. İki köpek birbirlerinin kıçlarını sonra da burunlarını kokladılar. Zekiye amaçsızca koştu. Durdu. Dönüp retrîvıra baktı. Fakat retrîvır o sırada bir ispanyol kukırla muhabbete koyulmuştu. Seher, bu âna bakarak iç geçirdi. Son simit krıntılarını da yutkundu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Diliyle ağzının kuytularındaki susamları toplarken “Ah! Güzel kızım benim be!” diye mırıldandı kırık dökük. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Nihayet montunun bir cebinde, sırısıklam mendilin altında, bozuk paraların arasında sigara paketini buldu. Bir sigara çekip yaktı. İkinci dumanını henüz savurmuştu ki arkasından şakacı bir ses,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Merhabaaa!” dedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Ayy! Ödümü patlattın! N’aber kız Melike?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Şakacı ses aynen tınladı, “İyi diyelim iyi ossun.” Melike’nin kıkırdayışına kuş cıvıltıları, kargaların gaklamaları eşlik etti. Bigılın tasmasından kayışı ayırırken “Sen nasılsın bakalım?” dedi imâlı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher sigarasından bir fırt çekip çarpık gülümsedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike durdu. Dikkatle baktı arkadaşına ve “Ağlamışın.” dedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher, “Olabilir… Bu dünyada her şey olur…” dedi durgun.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Bigıl arkadaki çalılara havladı. Çalılıktan bir sarman sıçradı dışarı. Bigıl çıldırdı. Sarmansa tınmadan salına salına yürüdü gitti.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Amaaan neyse ne!” diye bakışlarını köpeklere çevirdi Seher. Sigarasının dumanını savurup, “Senden nâber?” dedi hırıltılı bir sesle.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Dedim ya…” dedi Melike Seher’e kuşkuyla bakarak. Köpeciğini park kapısından içeri bıraktı. Sevimli köpecik uçarak Zekiye’nin yanına koştu. Boynunu uzatıp kıçını kokladı. Zekiye o sırada toprağı eşeliyordu.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, Seher’deki tatsızlığı fark ederek, “Aaaa!.. Tamam kızma… İyiyim ben gerçekten… Artık kafamda ne o hasba var ne de Fuat…”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher bir ân dönüp Melike’ye baktı. Farklı bir şey demek istedi. Vazgeçti.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike almaza yatıp, “Allah belâmı versin ki bak… Çok iyiyim kızım… Artık canım sigara da istemiyo… İçki de içmiyorum… Sabahları sipora gidiyorum… Pilatese başladım… Zeytin’le geziyorum sahilde iki günde bir… İyiyim çok yani…”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher gözlerini boşluğa dikti, “İyiymiş.” dedi soğukkanlı bir tespitçi gibi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike yeni yaptığı kurabiyelerden birini uzattı, “Zeytin’le Ben… Mükemmel ikiliyiz… Zekiye’yle sen de, bence, iyi ikilisiniz… Ağaçlar, kuşlar, gökyüzü… Karnımız tok, işimiz çok… Daha nee kızım?..”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher yadırgayarak kafasını iki yana salladı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, “Neee!” diye ünledi boynunu uzatarak. “Ne var gene!.. Hayat güzel kızım. Bu heriflere üzülmeye değer mi?.. Anamızın karnından onlarla birlikte mi doğduk… Siktirip gitsinler… Cehenneme kadar yolları var… Neyi dert ediyoruz allaşkına ya…”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher tık demedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike üsteleyerek, “Bak sigara içicem senin yüzünden… Biraz daha asarsan yüzünü…” dedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher surat asmaya devam etti.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, “O zaman ver bi sigara bakıyım.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher tereddütsüz paketi uzattı. Melike paketi geri itti. İç geçirdi ve “Tek başınalık o kadar da kötü bi şey diil yaa…” diye miyavladı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher gözleri dolu dolu, “Ben tek başıma değilim…”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, “Öyle işte… Tabi tabi… Hayatı nasıl algıladığımızda bütün mesele…”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher, “Hayır. Ben gerçekten yalnız değilim.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, “Böyle hissetmek güzel tabi.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher, “Hayatımda biri var.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, “Yeni adam mı yaptın kendine iki ayda?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher, “Hayır!”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike gene durdu. Düşünmeye çalıştı. Vazgeçti ve, “Eee?” dedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Zekiye anlamsızca havladı. Seher köpeğine bir şey diyecek oldu. Vazgeçti.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike üsteledi, “Eee? Dedim.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher, “Cengiz’le yeniden başladık... Dıydık yani… Dıydık da dık…”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike dili tutulmuş gibi kaldı bir ân. Bir kurabiyeyi bütünüyle yuttu. Ardından toparladı, “Eee! E negüzel… Yani… &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;Olayı çözmüşün demek ki...”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher kan çanağı gözlerini &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;Melike’ye dikip kısa bir süre baktı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike çok ağır bir yükten kurtulmak ister gibi, “Nasıl oldu?” deyiverdi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher sıkıntılı gözlerini kaçırdı. Köpeklerine baktı yeniden. Son bir fırt çekti sigaradan.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, “Yeniden mi ayrıldınız?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher üfledi püfledi. Sigarasını yerde söndürdükten sonra çöpe attı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, “Neee!?.. Çatlıycam yaaa…”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher’in gözü yeniden sekmeye başlayan Zekiye’ye takıldı. Kapıyı hızla açtı, içeri girdi. Zekiye’yi yakaladı. Kaldırıp patisine dikkatle baktı. Bir şey göremedi. Geri döndü. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike kurabiyeyi çiğnerken, “Öeee???” diye nerdeyse inledi. Gözleri kocaman açılmıştı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher ilk kez gülümsedi, “Onun gibi düşünmeye alıştırdım kendimi. Onun gibi hissetmeye.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, “Hoppa… Ne ilgisi var?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher, “Sordun anlatıyorum işte kızım…Çok ilgisi var... Çoook… Konu tamamıyla bu… O hasba da çok iyi biliyordu bunu?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, “Kim?” &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Ne uzun ne kısa &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;kabuledilebilir bir uzunlukta sustular.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike kaldığı yerden devam etti, “Aysel mi?” dedi bir hamlede. “Cinsel Aysel!” derken kıkırdadı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher, “Adını anmak istemiyorum. Lütfen… Ayrıca durum o kadar basit diil…”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, “İki ayda neler yapmışın… Seni boş bırakmaya gelmiyo… Vay be!..”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher, “N’apmışım?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike yakalanmış gibi, “Yani düşündüğüm gibiyse anlamında… Ordan şey ettim…”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher bıkkın, “Neyse! Öyle işte.” diyerek parka döndü yeniden.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike kırgın, “Anlatmadın hâlâ… Bak! Anlatmazsan… Bir daha yemin ediyorum hiçbir şeyimi paylaşmam senle… Yemin ediyorum… Yemin…”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher kalabalık ceplerini karıştırdı. Çubuk şeklinde bir köpek çerezi buldu. Kırıp birini Zekiye’ye diğerini Zeytin’e fırlattı. Ellerini cebine sokup sırtını çite yasladı. Melike’nin gözlerinin içine bakarak, “O hasba adamları çok iyi çözmüştü…” &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike şaşkın, “Bu ne demek şimdi?” dedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher aynen devam etti, “Fuat’ı da Cengiz’i de öyle ayarttı ya… İki koca oğlan çocuğu… Salak siporlar… Basit yaratıklar… Piresınt Simpıl Tensler… Ben sadece… Basitliğin ne kadar kolay oldunu ispata çalıştım… Cengiz hoop düştü potaya…”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, “Eee? N’aptın yani?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher çenesini montuna gömerek, “Galata Kulesi’ne yemeğe gittik… ‘Ayrılık yemeği olsun bu. Son yemeğimiz olsun.’ dedim. Kabul etti salak. Lokantada buluştuk. Lavaboya gitti. Ben de peşinden gittim.” dedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, “N’aptın n’aptın?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher, “Bir ay bu konuya çalıştım Melike…” derken Melike’ye dik dik baktı. “Accayip &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;hazırlıklıydım… Ful konsantıre işe koyuldum… Doğrudan erkek tuvaletine girdim…”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, “Başka kimse yok muydu?.. Ya olsaydı…”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher, “Bir şey diyim mi… Hiç fark etmezdi valla…” &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, “Eee? Sonra?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher, “Öğrendiklerimi oracıkta harfiyyen uyguladım…”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, “Ohha!.. Pardon… Macera gibi bi şey tabi de… Ama boktan bi şey de diil mi ya?..”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher, “Öyle… Çok boktan… İşimi bitirdikten sonra… N’aptım?.. &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;Bil bakalım?..”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, “N’aptın hakkaten?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher, “Bastım gittim… Masaya dönmedim… Yemek falan lâf…” &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, “Haydaaa! Cengiz manyak oldu tabi.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher başını onaylar biçimde salladı, “Sonra aynı şekilde başka mekanlarda buluştuk… İsmet Baba’da… Marmara Etap’ta… Dolmabahçe Sarayı’nda… Mavi Tiren’de… Boğaz Vapuru’nda… Evet… Manyak oldu… Ergen çocuklar gibi peşime takıldı… Bana aşk şiirleri yazmaya falan başladı… Kapımda sabahladı…”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, “Sırf çükünün derdine?..”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher, “Aynen!..”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, “Çok yazık ya…”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher, “Sakın!!! Acımak yok… Bizim de zaafımız bu…”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, “Bok gibi oldum yaaa… N’apıyım?..”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher, “Geçmişte bir hata yaptığını, bir daha yapmayacağını söyleyip durdu… Ben de biraz burnunu sürttükten sonra yeniden birlikte olmayı kabul ettim… Dünyalar onun oldu… Görmeliydin… Salak şey…Tekrar bana taşındı…Bana son model bir araba aldı… Pırlantalar, yüzükler… Neler neler…”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, “Nasıl olmuşsa olmuş… Yaani… Mutlu son… Di mi bi mânada…”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher, “Maalesef güzelim…”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, “Nası yani?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher, “Bu sabah…” derken yutkundu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, “N’oldu bu sabah?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher gırtlağını gürültülü bir biçimde temizledi, “Bu sabah tekme tokat uyandırdım bunu… Yüzüne bayıltıcı sipreyi doğrulttum… ‘Siktir git bu evden… Fantezi bitti… Ya efendi gibi gidersin ya da ben seni bayılttıktan sonra don gömlek sürüye sürüye sokağa atarım…’ dedim”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike karmakarışık duygular içinde bir köpeklere bir Seher’e baktı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher düz devam etti, “Aynı senin gibi bööle bakakaldı… Elini uzattı… Eline pirinç gece lambasını indiriverdim… Soru sormaya falan çalıştı… İzin vermedim… Susturdum… Anahtarlarını aldım… Giyindi gitti…” &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, “Offf!.. Sıçıldı aazıma yaa… Cacık oldum… Ama… Yani… Gene de intikamını almışın işte… &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher, “Eee?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, “Artık sıkma kendini… Diyorum yani…”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher, “Melike yaa… Kusura bakma ama bazen geri zekalı gibi oluyosun…”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;İkili gözlerini kaçırmadan bir süre anlamsızca bakıştılar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher devam etti, “Kızım paramparça oldum ben…” derken burnunun direği sızladı, başı döndü, “Kim olduğumu bilmiyorum artık… Nefret ediyorum kendimden…” derin bir soluk alıp rahatlamaya çalıştı fakat başaramadı, “ Anlıyo musun?.. Nefffret ediyorum… Allah belâmı versin benim!!!” derken boşanırcasına ağlamaya başladı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike arkadaşını kucakladı. Yüzünü göğsüne bastırdı ve “Şışşşt… Tamam kuzum yaa… Ağlama n’olur?..” derken Seher’le beraber ağlamaya başladı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Zekiye peşinde dolanan retrîvıra aldırmıyordu artık. Aklı başka yerdeydi. Zeytin’se Zekiye’nin sağ arka bacağına sarılmış, boşluğu kertiyordu. Âniden bulutlar güneşi örttü. Birkaç dakika ortalık karardı. Güneş tekrardan ışıdı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher Melike’nin göğsünden yüzünü çekti. Gülümsedi. Çook uzun bir uykudan uyanmış gibi gerinip esnedi. Köpek parkına dönüp baktı. Daha fazla gülümsedi Zeytin’le Zekiye’nin hâllerini görünce. Ceplerini yokladı. Bayat simidi çıkarıp kemirdi. Melike’ye de bir parça uzattı, “Bayat simit yer misin?” dedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike kibarlık edip bayat simit parçasını aldı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher ağzındaki lokmayı öğütmeden yuttu, “Acımak doğru değil bu tiplere… Ama anlıyorum onları… Tabiatları böyle… Eşşek kafalılar… Kendi vahşi tabiatlarını yeneceklerine tabiatın en güzel parçalarını yok ediyorlar… Pornografiya Realitika!..”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike simidi ısırdı, “Ahhh!” diye inledi. Çıtırt diye bir ses işitti şakaklarında.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher, “N’oldu yaa?” diye başını omuzlarının arasına gömüp Melike’ye dikkatle baktı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Melike, “Kaplamam kırıldı galiba.” dedi ve iki parmağını ağzının içine soktu. Eline porselen kaplama geliverdi. Kızgınlık içinde, “Nerden aldın bu simidi yaa!” dedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Seher, “Boşver…” dedi mütebessim “…yeni kaplaman benden.” &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-6982678129661731986?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/6982678129661731986/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=6982678129661731986&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/6982678129661731986'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/6982678129661731986'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/03/pornografia-realitika.html' title='Pornografia Realitika'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-5016849931879332971</id><published>2010-03-02T16:49:00.003+02:00</published><updated>2010-03-02T23:24:14.757+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ân'/><title type='text'>Son Gibi</title><content type='html'>&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Yok sayarak, iterek, sızlanarak, öfkelenerek, isyan ederek ve hislerimi erteleyerek hep bu ânı bekledim. Herkesten çok kendimden saklayarak hep bu ânı bekledim. Ölüm ânını. Her şeyle arama girecek sonsuz uykuya geçiş ânını. Bu ân hakkında, kimsenin ulaşamayacağı açık yargılara sahiptim. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Okuduklarım, işittiklerim ve tecrübelerime göre ölüm barok bir durumdu mesela. Çok ama çok heyecanlı bir eşikti. Keskin, berrak bir görüş veriyordu geçenlere. Kişi ölümle yaşam arasındaki kıssada kainatın bilgisine erişiyordu. Kişi o kıssada ölümün yaşam yaşamın ölüm olduğu bilgisine ulaşıyordu. Mevcudiyet kavgası boşunaydı yani. Zira o ân kişi anlıyordu ki mevcudiyet yok edilemez bütünsel bir gerçeklikti. Ölüm bir mevcudiyet formuydu yani. Mevcudiyet kişisel bir şey olmaktan hayli uzaktı yani. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Şimdi, burda soluk soluğa bir şeyler gevelerken bir yandan da ölüyorum.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Kanser oldum. Tümörler birkaç haftada iç organlarımı kapladı. Nefes almakta güçlük çekiyorum. Uyuyamıyorum. Uyanamıyorum. Çok yorgunum. Binlerce küçük yaratık derimi çimdikliyor ve kemiklerimi ufalıyor. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;“Konuşma! Dinlen!” diye uyarıyor ağlamaklı sevenlerim. Ama konuşmadığım zaman çok acı çekiyorum. Son ânımda işte bu yüzden konuşmak zorundayım. Ben buyum işte. Yolum da yordamım da bu. Ne yapayım?&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;İçimdeki içli bir ses “Şaka yap! Güldür onları!” diye fısıldıyor.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Yapamam. Ölümü çok yoğun bir şey olarak algıladım ben hep. Kendimi öyle yetiştirdim. Keşke ansızın beliren mizah duygum bu ânda da belirebilseydi. Şaka kutusundan fırlayan yumruk gibi. Artık bir daha ki sefere ve başka seyircilere… &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Kalbimin sesini işitemiyorum. Sanıyorum öldüm. Nefes de almıyorum. Hoşça…&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Fakat… Fakat hâlâ konuşabiliyorum. Offf!... O rutin krizlerden biriymiş. Hızla geldi geçti. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Her şeyi nasıl da büyütüyorum. Yahut her şeyi nasıl da güçlü, ayrıntılı algılıyorum. Mataramda birkaç damla suyla çölde kaybolmuş gibiyim. Birkaç salise sonra yitip gideceğim. Ve her saliseyi bir ömür gibi tadıyorum, kokluyorum.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Düşündüğüm gibi mi olacak? Gerçekten barok bir durum mu olacak ölüm? &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Başka nasıl olabilir! Başka türlüsü mümkün değil. Keşke o kıssayı sevenlerime fısıldayacak kadar vaktim kalsa. Ânın sırrına ersem ve eriştiğimi gösterebilsem sevenlerime.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Kimbilir belki de beceririm. Olur belki de kimbilir. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Her şey bir yana… Asıl… Asıl yaşamak istiyorum… Acılarımın dinmesini istiyorum… Sahilde dingin bir ruhla yaşama devam etmek istiyorum… &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Çişim geldi! Memet yardım eder misin canım bi tanem. Öyle üzgün bakma. Ben de üzülüyorum o zaman. Gül hadi biraz… Yok yok dur sen. Otur. Kalktım ben kendim. Kolay kalktım. Tamam ben gidermişim ya. Giderim ben. Yıldız Parkı’ndaki sincaplar gibiyim. Sen çayını iç canımın içi. Vay be şahane yürüyorum yav. Lan! Ayağım takıldı. Bu eşik ne zaman geldi salonun orta…&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-5016849931879332971?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/5016849931879332971/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=5016849931879332971&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/5016849931879332971'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/5016849931879332971'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/03/son-gibi.html' title='Son Gibi'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-7062102124938484198</id><published>2010-02-23T23:00:00.005+02:00</published><updated>2010-02-24T10:13:18.610+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ân'/><title type='text'>Yar</title><content type='html'>&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Yardan aşağı bakıyorum. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Burdan bakınca küçücük balkonlaşmış bir kaya. Kayanın üstünde arkadaşım. Arkadaşımın sağında bir çavlan, sol altında dimdik inen ikinci bir uçurum. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Eeen aşağıdaysa köpükten bir ırmak. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Arkamda orman ve son adam. İpi göknara doluyor; aşağıdan çekince açılacak. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Alt koşumu giyiyorum. Belimi baldırlarımı sımsıkı kavrıyor kayışlar. Koşuma sekizli demiri takıyorum. Sekizlinin ucuna yarım kazık düğüm atıyoruz. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Bu ilk inişim! &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Yahut son inişim olacak. Bilmiyorum.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Üstümde apaçık gökdeniz. Sudan fânusu dünyacığımızın. Ansızın geçen kırlangıçlar. Anlatılamayacak kadar taze bir koku. Bugün, şimdi ölünecek zaman değil! &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Korkuyorum. Birdenbire ürpererek vazgeçiyorum. Ormanın içinden dolanıp inmek istiyorum aşağı. İsteğimi yüksek sesle söyleyemiyorum.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Utanıyorum korktuğum için. Cesaretsiz değil, düpedüz korkak sayıyorum kendimi. Anlamıyorum kendimi. Anlamayı unutmuşum.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Ağaca ipi dolayan, “En kötü ihtimalle öbür dünyada görüşürüz…” diyor pis pis sırıtarak. Sırtımı pışpışlıyor. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Düşmek ya da inmek alnımın akıyla. Tek meselem bu. Aşağıda, arkadaşımın durduğu kayanın keskin tırtıklarında parçalanmış bedenimi görüyorum. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Birdenbire nasıl vazgeçtiysem inmekten gene birdenbire inme kararı alıyorum. Eğer inmezsem burdan, ömür boyu bu korkaklığın acısını çekeceğim. Ömür boyu alçalarak yaşayacağım.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:12pt;"  &gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-7062102124938484198?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/7062102124938484198/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=7062102124938484198&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/7062102124938484198'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/7062102124938484198'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/02/yar_23.html' title='Yar'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-5349609584733502815</id><published>2010-02-20T22:13:00.002+02:00</published><updated>2010-02-20T23:54:13.733+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ân'/><title type='text'>Gar</title><content type='html'>&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Eskişehir Garı. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Sütlü kahve bulut içinde bir resim. Mavi tiren. Koltuklu vagon. Sürgülü pencerede büstün. Altın sarısı saçlarının ortasında aydınlık yüzün. Gözkapakların yarı yarıya örtük. Kaçamak mavi bakışların. Dudağının sol ucunda tebessümî bi kıvrım.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Seni yeniden yeniden öpme arzusu. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Görüntünü söküp göğsüme asmışım. Arkada boklu Porsuk. Kenarında hüzünlü kahveler. Bulutlu gökyüzü. Gelecek vaadeden kampüs. Seyyardan lüle taşı ağızlık alan yüzü kırışık, elleri lekeli amca. Yanında bastonuna yaslanmış, sırtı eğik teyze. Sönük topun peşinde koşturan, şamatacı bir çocuk. Kafasını ata ata yürüyen bir güvercin. Hepsi, her şey görüntüne katılmış. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Sana bakınca dünyayı görüyormuşum. Coşkulu, karmakarışıkmışım. Kasıklarım yanıyormuş. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Sen biliyormuşun kuyularımı. Benden de iyi biliyormuşun. Benden ayrılışın sıkıntısı varmış gibi yapıyormuşun bakışlarında. Esas, yangınımla başbaşa kalışımı kutluyormuşun. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Ben de üzüntü süsü verilmiş muzafferiyetini gizli, kendimden de gizli biliyormuşum. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Sen de bildiğimi biliyormuşun. Bildiğimi ve bu gerçekle yüzleşmediğimi görüyormuşun. Kendimden kaçırdığımı yakalasam, senden hesap soracağımı, asıl bundan kaçındığımı yani ruhumun geleneğini tanıyormuşun. Tartışılmayan bir tartışmadan gâlip ayrılmaktaymışın.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;O yüzden, sadece dudağının sol ucuyla gülüyormuşun.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Seni ilk o görüntünün içindeyken yitirmişim. Yüzlerce gün sonra değil.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-5349609584733502815?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/5349609584733502815/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=5349609584733502815&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/5349609584733502815'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/5349609584733502815'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/02/gar.html' title='Gar'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-8682414654790193460</id><published>2010-01-31T23:30:00.003+02:00</published><updated>2010-01-31T23:30:00.097+02:00</updated><title type='text'>Ölü Baba</title><content type='html'>&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} p.MsoBodyTextIndent, li.MsoBodyTextIndent, div.MsoBodyTextIndent 	{margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-indent:35.45pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent" style="margin-bottom: 6pt; text-indent: 0cm;"&gt;Öldüğümde kızım on üç yaşındaydı. Öldüğüm gün beni yaşatacağına yemin etmişti. Ah güzelim! Yeminini tuttu. Ve beni, daha doğrusu bana ait imgelerini belleğinin derinliklerinden her gün yeniden yakalamaya başladı. Beni her gün yeniden yaratarak yeniden var etti. Kafasında yarattığı, belki sahisinden daha güzel, daha sıcak bir babaydı. Fark etmediğim, edemediğim özelliklerimi keşfediyordum onda köklenen imgeme bakarak. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent" style="margin-bottom: 6pt; text-indent: 0cm;"&gt;Öte yandan bildik hayat devam ediyordu. O da hayatın içinde olma becerisini gösteriyordu her akıllı çocuk gibi. Kendini insanlara sevdiriyor, bildik dünyanın ölçülerini tanır görünüyordu. Ama herkesten gizleyerek, kimseye belli etmeden zihninde yaşattığı benle ilişkisini diri tutuyordu.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Uyumadan önce benmişim gibi yastığına sarılır öyle uykuya dalardı. Yastık, yastık olmaktan çıkar imgeme dönüşürdü. Benim gibi kokar, benim gibi ısıtır, benim gibi nefes alırdı. Bana dönüşen yastık&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;ona ılık süt getirir, masallar anlatırdı. Onun bu içli serüvenini yana yana seyrederdim. Ân gelir dayanamaz, yastıkla yer değiştirirdim. “İşte burdayım kızım. Yanındayım bir tanem.” diye fısıldardım. Ama o zihnindeki, belleğinin derinliklerinden çekip çıkardığı hayalimle yaşamaya devam ederdi. Ve sabah uyandığında bana benzettiği yastığın yastık olduğunu görür, düş kırıklığı içinde gözlerini oğuşturarak yüzünü yıkamaya giderdi. O banyoya giderken arkasından “O yastık değildi! Gerçekten bendim!” diye bağırıdım avazım çıktığı kadar ama beni duymazdı. Duyamazdı. Yemeklerden sonra, karşı iskemlede oturan hayalime bakarak “Afiyet olsun baba.” derdi alışkanlıkla. Ama karşısındakinin boş sandalye olduğunu anlayınca ağlamaklı bir gülümseme kaplardı suratını. Lokmaları gırtlağına dizilirdi. Oysa karşısında otururdum gerçekten. Ve ona karşılık verişimi duyamaması beni kahrederdi. Bu çıkışsızlık, yıllar yılı sürdü. Bildik dünyanın değerleri bütünüyle onu kıskacına alamamıştı ama benim varlığımı hissetmesine de engel oluyorlardı.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Ona, ölenlerin bir çeşit göç ettiği ya da şahsi yaşamlarından koptukları -maalesef birazı benim tarfımdandan uydurularak- belletilmişti. Ama cânım kızım gerçekten onun yanında olduğumu, onunla soluk alıp verdiğimi nasıl bilebilirdi ki. Elinde kalan tek şey benim hayalimdi. Hayalimle kurduğu ağrılı ilişkiydi. Bir zaman sonra bencilliğimden sıyrılarak, onu benimle kurduğu hayali ilişkinin dışındaki ilişkilerde de izlemeye başladım. Ve fark ettim ki hayatla temas edişinde de benzer bir hayalciliğin izleri sürüyor; dünyayı kısmen de olsa ona belletilenin dışında yeniden yaratıyordu. Bu içsel davranış ona herkesten başka bir görünüm veriyordu. Çevresindekiler ondaki başkalığı seziyor fakat dile getiremiyorlardı. Her gün artan ilgi, saygı karışımı bir davranış biçiminin çevresinde yumaklandığını görebiliyordum. Bir yandan hayatın gereklerini yerine getiriyor bir yandan da şaşırtıcı tatlar bırakıyordu insanlarda. Görebildiğim kadarıyla özellikle arkadaşlık ettiği, dostluk kurduğu hiç kimse olmadı. Herkesle, her şeyle dost olmayı seçmişti sanki. Buna saf iyilik denebilir mi? Saf iyilik var mıdır? Bilemem. Bildiğim tek şey bir ölü, farklı bir algıya sahip bir kişi olarak kızımın beni bile şaşırttığı.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;İnsanlara verdiği hoş şaşkınlık amaçlamadığı halde onu bir cazibe noktası haline dönüştürmüştü. Umutsuz aşıkların çevresinde cirit attığını; uğruna ölmeye hazır olanların günden güne çoğaldığını; sanki bir mabedin yanından geçer gibi yanından hürmetle geçildiğini görüyordum.&lt;span style=""&gt;         &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6pt;"&gt;Ah! Ölü bir baba, babalar içinde kafası en karışık olandır. Gözlerden gözlere peri tozu serpili bir köprü olduğunu en iyi ölü babalar bilir. Çünkü ölü baba karşısına geçip ne kadar dikkatle bakarsa baksın kızı onu göremez, gözlerinin içine bakamaz. İşte baba o zaman asıl neyi, nasıl bir mucizeyi yitirdiğini anlar. Hayattayken yapamadıklarına hayıflanır durur. Ve ne yazık ki çocuk babanın hayalini gerçeğe dönüştürürken, babanın gözü önünde çocuğu bir hayale dönüşür.&lt;span style=""&gt;      &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;    &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-8682414654790193460?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/8682414654790193460/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=8682414654790193460&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/8682414654790193460'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/8682414654790193460'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/01/olu-baba.html' title='Ölü Baba'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-6061896189549181562</id><published>2010-01-27T17:09:00.013+02:00</published><updated>2010-01-27T21:35:03.339+02:00</updated><title type='text'>Görünen Ölür</title><content type='html'>&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;1.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Kuzgun başını sola çevirdi. Sürme balkon camının ardında denizin mırıltılı suları yanıp söndü. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Aslı, şampanya pembesi geceliğin eteklerini savurarak odaya girdi. Yüzünü kremlerken, “Şivas Regal’i açmışın sabahın dördünde.” dedi ensesinden çıkan titrek bir sesle. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Ha sair vakit, ha sabahın köründe.” dedi Kuzgun, gözlerini denizden ayırmadan.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Ben, sabahın körü demedim bi kere dördü dedim… Yatmıycan mı?” dedi genç kadın geceliği seksi omuzlarından sıyırıp.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Belgesel’im var… Maymun belgeseli.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Haaa! O…” diyerek geceliği yere bıraktı ve ördekli pijamalarıyla saten çarşafa yayıldı Aslı. Elinin dışıyla okşadı kaygan kumaşı. Dudağının sağ ucuyla gülümsedi boşluğa bakarak. Yumdu gözlerini.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Neyşınıl Ceografik tanıtım kuşağının gürültüsü dindi ve Kuzgun’un Maymun Belgeseli anlatıcının o tipik, her şeye hâkim aynı zamanda masalsı ses tonuyla başladı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Kuzgun, Aslı’nın ‘çiftleşmeye çağıran’ yatış biçimini yadırgadı ilk kez. Ardından belgesele kitlendi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;2. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Kuzgun gözlerini sabah on birde, yani çok erken açtı. Ne ki hiç uykusuzluk hissetmedi. Sızdığı koltukta gerindi. İçkisi bardağında duruyordu. Şaşırmadı. Artık böyle şeyler oluyordu. Bir daha gerindi. Fırladı. Hızla giyindi, çıktı. Jipi almadı. Yürüdü. Kızıltoprak’ta mola verdi. Çocukken yediği köşeden bir sosisli yedi. Lunaparka geldiklerinde hep burda yerdi.&lt;/span&gt; Sıcak bir duygu sislendirdi zihnini. Bıyıklı büfecinin manikürlü ellerine, ağdası gelmiş fırça gibi kıllarla kaplı göğsüne takıldı bir ân. Sis dağıldı! Rayban’ını çıkarıp gözlerini örttü. Devam etti yürümeye. Devasa stadyumu başını iki yana sallayarak seyretti öünden geçerken. Kurbağalıdere Köprüsü’nde burnunu tıkadı. Yetmedi. Ağzını da tıkadı. Gene başını iki yana salladı. Koşarak geride bıraktı lağım kokusunu.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Barlar Sokağı’na girdi. Orta Dünya’ya, videocuya uğradı. Birkaç belgesel ısmarladı. Sokağın esnafıyla selamlaşarak yürüdü. Bir köpekle göz göze geldi. Ürperdi. Karabar’ın kilidine anahtarını uydurup girdi. Işıklar açıktı. Kapıyı yavaşça kapattı. Barda tıngırtılar işitti. Kafasını uzattı. Aslı tezgâhın arkasında bir şeyler yapıyordu. Hızla içeri daldı, “N’apıyosun Aslı!!!” diye bağırdı şakalaşır gibi. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Aslı sıçradı, baş parmağıyla damağını kaldırdı “Ödümü patlattın Kuzgun ya! Ne işin var bu saatte burda?”&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;“Asıl senin ne işin var? Burası niye bu kadar karanlık?” dedi Kuzgun gülerek.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;“Necla’yla buluşacaktık. Sonra karşıya geçicektik… Güneş gözlüklerini çıkar… Ama Necla gecikti. Ben de bir punç yapıyodum kendime.” dedi.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;“Mâdem öyle ben de bi kahve alayım.” dedi Kuzgun.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;İstemdışı Aslı’nın kırmızı döpiyesini inceledi. Yakasındaki pastel renkli çiçek buketini. Ellerini, ojesini, hafif puslu makyajını, dağınık dudak boyasını inceledi gene istem dışı. Çenesinin altında bir çizik gördü. Önemsemedi. Saçının topuzuna takıldı sonra. Uzun uzun baktı topuza. Niye baktı? Israrlı bakışına bir anlam veremedi. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Konuşmadan içkilerini içtiler. Aslı Necla’yı aradı, azarladı. İskelede buluşmak üzere sözleştiler. Aslı Kuzgun’u uzaktan öptü ve çıktı. O çıkarken Lâtif girdi,&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;“Selam patron. Muammer Abi seni tavla partisine bekliyo.” dedi.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;“Bu saatte mi?”&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;“Dünün intikamını alcakmış. ‘Çoh sabırsızlanıyom walla!’ dedi.”&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Kuzgun elinde kahvesiyle çıktı. Güneş gözlerini kamaştırdı.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Kuzgun çıkarken, Lâtif içeri vestiyere baktı, Cengiz’le göz göze geldiler. Cengiz gülümsedi. Lâtif sıkıntılı, alnının terini sildi.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;3.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Kuzgun, ertesi gün her zamanki gibi akşam sekizde geldi bara. Kapıda iki koruması Lâtif’le Cengiz duruyordu. Onlarla bir süre lâfladı. Lâtif’in sağ elindeki şövalye yüzüğüne takıldı bir ân. Cengiz’inse etli dudakları dikkatini çekti. Sanki her zamankinden daha etliydiler. Ve Cengiz’in neşesi her zamankinden daha yerindeydi. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Kuzgun âniden iki korumanın edep yerlerine doğru iki eliyle hamle yaptı ve boşluğu “Mucccuk!!!” diye öptü. Gülüştüler.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;4.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;İki gün sonra Kuzgun, açılıştan bir saat evvel girdi sokağa. Lâtif kapıdaydı. Bakmadan sokağın ucunda patronunu gördü. Heyecanlandı! Cep telefonu çalıyormuş gibi hızla açtı. Hemen bir oyun kurdu oynamaya başladı. Konuştuğu hayâli kişiye sinirlendi. Sinirli ifadesiyle ve elini kolunu havaya savurarak içeri girdi. Barın demir kapısını gümbürtüyle kapattı. Kuzgun koşarak geldi. Kapıyı açmaya çalıştı. Ama kapı sürgülüydü. Kapıyı yumrukladı. Yumrukladı, yumrukladı. Sonra kapı âniden açıldı ve birden Lâtif belirdi,&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;“Ne vuruyon lan kapıya angut!... Aaa patron sen misin?.. Ben de dün hırpaladığım bir herif vardı o sandım.”&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;“Hırpaladığın herif seni cepten mi arıyo?”&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;“Yok o annemdi! Gördün mü ya özür dilerim abi ya!”&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Kuzgun istemdışı süzdü Lâtif’i. Şövalye yüzüğü yoktu parmağında.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;“Yüzüğün nerde? Şu şövalye yüzük?”&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;“Benim yüzüğüm yok ki… Haaa!.. O Cengiz’in yüzüğüydü… Yani… Şeyyy…”&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;“Bir daha güpegündüz çarpma kapıları. Rezil etme bizi sokağa!” diye tısladı Kuzgun hâlden anlar ama kesin bir talimat verir gibi. Ardından, “Sigara var mı makinede?.. Yok yok ben puro içicem bugün!” diyerek çıktı tekrardan. Sokağın başındaki yeni türedi tütüncüye yürüdü. Dükkandan içeri girdi. Onun içeri girmesiyle Aslı’nın koşarak dışarı çıkması bir oldu. Lâtif gene zor bir iş başarmış gibi alnındaki teri sildi. Tütüncünün köşe aynasında durum pırıl pırıl yansıdı. Ne ki Kuzgun yansımaları görmedi. Hakikâti birkaç derece farkla kaçırdı.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;5.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Kuzgun, Orta Dünya’dan aldığı maymun belgesellerinden birini diskçalara takmış, avucundaki Şivas Regal’i dalgalandırarak seyrediyordu. Bardan erken çıkmıştı. Aslı da Necla’da kalacaktı zaten bu gece. Genç kızlıklarında yaptıkları gibi pijamalarını giyip kurabiyeyle süt içeceklerdi. Sonra da birbirlerine sarılıp uyuyacaklardı.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Necla bara gelmiş, birkaç kadeh bir şey içmiş ve geceyarısında Aslı’yı götürmüştü. Necla’nın mor dudak boyası fosforluydu. Ojeleri de öyleydi. Necla pankçılara mı özenmişti saç biçimiyle? Ama bir pankçıya benzemiyorduki. Koca akik taşlı yüzük, telkari küpeler pankçı imgesini bozuyordu. Eski fransız dansçıları gibi sigarayı uzun bir ağızlıkla içiyordu. Dantelli, lahana gibi kat kat tül eteğinin altında nayk ayakkabılar vardı. Bir çılgın mıydı? Hayır! &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Necla, Dolmabahçe Sarayı’ydı. Özgün bir üslûbu olmayan ama bütün üslûplardan izler taşıyan bir müsveddeydi. Alel usûl hazırlanmış bir aranjmandı. Orantısız giysi, takı, boya ve aksesuarlarıyla ve sevimli ifadesiyle çabuk resmedilmiş, suluboya, çirkin bir peri kızıydı. Necla niye bazen çabuk çabuk bâzen de kötü türkçe öğretmenleri, seçkin devlet sanatçıları gibi sözcükleri dikkatle boğumlayarak konuşuyordu? Kadehi tutarken serçe parmağı neden kaskatı havada kalıyordu? Kafasını sağa sola çevirirken gözlerini niye sanki o ân sevişiyormuş gibi kısıyor ve dudaklarını ıslatıyordu? En doğal hâli kustuğu ân deği miydi?&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Kafasını asıl başka bir şey meşgul ediyordu. Fakat asılı değil sahtesiyle uğraşıyor gibi hissetti. &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Kuzgun, kadehi kafaya dikti. Şişeyi boynundan kaptı. Kalktı. Jipin anahtarlarını aldı. Çıktı. Fenerbahçe Parkı’na, deniz kenarına diğer arabaların arasına çekti arabayı. Kıyıya çarpan dalgaları seyretti bir süre. Hiçbir şey düşünmemeye her şeyi unutmaya çabaladı. Görüntüler silinmiyordu. Kene gibi yapışmış zihninin tüm hareketini emiyordu görüntüler. Görüntüler nabzını hızlandırıyor, tüylerini diken diken ediyor öfkelendiriyor, mutlu ediyor, yumuşatıyor, sertleştiriyordu. &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;Doğuştan kör olmayı diledi bir ân. Görüntülerin tasallutundan başka hangi yolla kurtulabileceğini düşündü. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Başını soluna çevirdi istem dışı. Soldaki arabanın içinde çırpınan karaltılar gördü. Karşı taraftan gelen ışığın içinde devinen iki kişi gördü. Arabanın ön camında parlayıp sönen bir yüzük gördü. Odaklandı. Yüzüğü tanıdı. Buğulu camlara yapışan saçları gördü. Kızıl saçlar! Dalgalı kızıl saçlar. Saçları tanıdı. Kafasını asıl meşgul eden şey işte karşısındaydı. Vitesi taktı, geri geri çıktı. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;6.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Günlerden Cumartesi. Karabar’ın en kalabalık olduğu saatler. Bodrumda gri bira fıçılarının ortasında dört iskemle. İskemlelerde Aslı, Necla, Lâtif ve Cengiz. Lâtif'in sağ üst baldırı bir eşarpla sıkıca bağlıydı. Genç adam alt baldırını sıyırıp geçen kurşun yarasının üstüne bastırıyordu. Aslı ekşi bir ifadeyle çenesini tutuyordu. Necla ıslak bir mendille tepeden tırnağa bulandığı yağlı boyadan arınmaya çalışıyordu. Cengiz dudakları patlamış yüzü kan içinde kaskatı bakıyordu. Ayakta, sol elinde kocca altıpatlarıyla, sağ elinde muştasıyla Kuzgun iştahla anlatıyordu.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;“Süslü maymunlarım benim… Aslı saçlarını topuz yap. Hemmen!!! Evden başka hiçbir yerde topuz yapmazsın sen saçını. Hatırladın mı? Niye böyle diyorum hatırladın mı?... &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Afili maymunum benim… Cengiz! Sana diyorum… &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;O yüzüğü yut hemmen yoksa ben yuttururum sana… Anladın di mi neden yutacan?...&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Çıfıtlı maymunum benim… Hiç temizlenmeye çalışma Necla… Üstündeki boya şimdiye kadar giydiğin bütün giysilerden daha kişilikli…&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Moderen maymunlarım benim…&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Şuursuz kabilem benim… Size niye beni el birliğiyle aldattığınızı sormıycam… Niye sormıycam?.. Çünkü cevabı bilmiyosunuz?.. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Ama ben biliyorum… &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Hiyerarşi!.. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Maymun kabilesinde reisten başka hiçbir maymun kabilenin dişileriyle çiftleşemez… Yasaktır bu… Amma genç maymunlar yasağı aşmanın yolunu bulurlar… Oyun yaparak, entirikalar planlayarak kendilerine bir yol yaratırlar… &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Dişiler reisin görüş açısında değillerse kolaylıkla ast konumundaki kurnaz maymunlarla çiftleşebilirler… &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Mesela en ilginci dişi maymun bir ağacın arkasında durur… Büstü görünür sadece… Ama reisin görüş açısına girmeyen alanda yani ağacın arkasında bir astı, onun sahip olduğu dişiyi çaktırmadan düdüklemektedir… &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Yahut ast konumundaki iki genç maymun anlaşıp reisi şaşırtabilirler… Gençlerden biri reisin dikkatini başka yöne çekerken diğeri işi becerir… Bâzen görevi değiş tokuş ederler… Bâzen dedim Cengiz niye alındın?&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Maymunlar sizi… Maymun gibi davranıp, entrikalar çevirip ortalıkta insan kisvesinde, görünümünde dolanan zavallı, acınası hayvanlar sizi…&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Sırf görünümünden dolayı kendini güvende hisseden ve de bir bok sanan zavallı kusmuk maymunları… &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Peki bilin bakalım, eğer reis bir astını dişisiyle çiftleşirken yakalarsa ne olur?...&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Hemen cevap vereyim… Kafasını koparır…”&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Cengiz ağzından kan sızarken konuştu, “O zaman sen de maymunsun.”&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Aslı başıyla onayladı.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Necla, “Evet evet!” dedi heyecanla.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Lâtif, “Ben anlamam!” der gibi kafasını çevirip sert adam olmaya çalıştı yeniden.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Kuzgun, “Ben maymun değilim. İstesem de olamam. Çünkü maymunluğumu biliyorum.” dedi… Son kez gülümsedi ve tereddütsüz dört el ateş etti. Tabancasında tek kurşun kaldı. Onu da gene tereddütsüz kendi kafasına sıktı. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-6061896189549181562?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/6061896189549181562/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=6061896189549181562&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/6061896189549181562'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/6061896189549181562'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/01/gorunen-olur.html' title='Görünen Ölür'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-5285907300627845057</id><published>2010-01-14T23:34:00.011+02:00</published><updated>2010-01-15T22:34:33.988+02:00</updated><title type='text'>Günebakan</title><content type='html'>&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Rıhtımda bir kalabalık. Kalabalığın ayakları altında ay çekirdeği kabukları. Ortada bir ceset. Cesedin üstünde gazete kağıtları. Gazete kağıtlarında bikinili, etekleri derin yırtmaçlı, sütyenli kadın fotografları. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Kalabalığa uzaktan bakıp lâflayan iki eleman. Biri otuzlarında, kır saçlı, erkenden çökmüş Kindar Vecdi, diğeri yirmi beş yaşında fakat yaşından genç gösteren bebek yüzlü Alyanak Murat.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Kim vurmuş ki bunu ya?” dedi Murat.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt; Japone suratıyla “Karısıdır kim olcak.” dedi Vecdi, &lt;/span&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;ince &lt;/span&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;dudaklarını ve ağır gözkapaklarını açmaya çalışarak.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“İyi de karısı boynuzlamadı mıydı bunu?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Evet.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Bu da dertlenip rıhtıma kakılıp kalmadı mıydı?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Yani!”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Ay çekirdeği meselesi de olaylardan diil miydi? Sen öyle dediydin.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Ondandı evet ondandı.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“İçi kokar adamın.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Çözmüştü işi. Ne içki, ne cigara. Varsa yoksa ay çekirdeği.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Ben de onu anlayamadıydım?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Boşvermiş yani… Koyvermiş yani… Hatırlamıyon mu oolum nasıl yerdi? Tüküre saça! Çabuk çabuk bööle. Sakallarına takılırdı da elinin tersiyle hemen süpürür aynen çıt çıt çıtlatırdı gene. De acayip bi nur vardı Fehmi Abi’de.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Murat durdu biraz. Kalabalığa baktı. Peşinden, “Nerden bilcekler karısının vurduunu? Ben de bilmiyorum mesela. Sen nası biliyosun?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Nerden bilsinler?” dedi Vecdi durdu. Sonra Murat’a dönüp, “Nerden bilcen sen de tabi?” dedi bayık bakışıyla. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Eee?” dedi Murat.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Ne eeesi?” dedi Vecdi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Aptalca bakıştılar bi süre.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Sen nerden biliyosun?” dedi Murat.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Ay çekirdeği yemesinden.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Haaa! Dabi dabi!” dedi Murat bıyıkaltından gülerek.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Yine aptalca bakıştılar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Murat, “Sööle o zaman polislere karısı vurdu diye. Hadi bana anlatmadın delikanlılık icabı öncesini ya da ne biliyim neden anlatmadın! Bari polise sööle. Vatana millete hayrın olur.” dedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Başüstüne!” derken şemâlini bozmadı Vecdi ve devam etti, “Bunu karısı boynuzlamış.” &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Orası mâlum!”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Dinleee!!! Bu da yamulup rıhtıma koşmuş. Bakmış denize. Düşünmüş, düşünmüş. Filozof gibi düşünmüş.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Ööle bi hâli vardı sanki evet.” &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Kesme lan!.. Soora demiş ki kendine, ‘varsın hovardalık etsin o benim cankuşumdur ben onu affediyorum’ demiş. Gitmiş eve… Eee… Gitmiş eve… Karısına bööle bööle demiş.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“İşte burasını bilmiyom ben işin. Vaaay!”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Bildin işte.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Geniş mezhepliymiş rahmetli. Kötü mânada demedim abi valla. Eee?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Karısı da kocasının kendisini affetmesini affedememiş.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Bak!.. Nası?.. Haaa!.. Yuh!”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Vecdi ağır gözkapaklarının arasından dönüp karanlık karanlık baktı, “Karısı, ‘Bu adam beni kıskanmadığına göre sevmiyodur da’ diye düşünmüş hafiften. Hafiften biraz daha ağır düşünmüş aslında.” diyerek ‘Anladın mı?’ mânasında omzuna bir şaplak indirdi Murat’ın. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Dövecen bööle karıyı! Şeftali gibi adama yaptıına bak.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Öyle düşünüp terk etmiş rahmetliyi işte.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Ben olsam Fehmi Abi’nin yerinde çuvalla ay çekirdeği yerdim. Kusa kusa yerdim.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Şimdi polis tutanak tutacak. Evsizin biri falan diycek. Tinerci falan diycek uyarsa. Sokak dalaşında vurulmuş falan diycek. Yallah Karacaahmet’e.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Karacaahmet’te yer yok abi. Bunu Dudullu’ya veyahutta Kayışdağı’na gömerler.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Gene durup, bir müddet aptalca bakıştılar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Sonra Murat, “Keraneye gidiyo muyuz abi ondan haber ver? Ben ısmarlıyom bu sefer. Ninem harçlık verdi.” dedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Vecdi, “Gidelim lan ne var!” diye gözkapaklarını bir parça fazladan açtı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;İskeleye yürürlerken Murat sordu,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Peki olaylar olmuş bitmiş annadık da karının ne zoru varmış da gelip vurmuş zavallı adamı?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Karı tekrardan beraber olmak istemiş. Haber göndermiş biriylen.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Hoppalaa!”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Aynen!”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Yüzgeri etmiş tabi Fehmi Abi de. Sikerim bööle aşkın ızdırabını demiş tabi.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Hayır lan! ‘Olur…’ demiş. ‘Hemmen… Ne zaman isterse… Bin kere beni boynuzlasın ben bin kere onu affederim…’ demiş.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Murat “Anladım işi!” der gibi kafasını yukarıdan aşağı salladı hiçbir şey anlamadan. Sonra, “Hangisine gidelim abi yukardakine mi aşaadakine mi?” dedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Vecdi’nin bakışı karardı tekrardan, “Yukarıya. 24 Numara’ya.” dedi dişleri arasından ve dudakları gene ip gibi incelerek.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;"Sen taktın bu yirmi dört numaraya." dedi Murat.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;"Bu sefer son... Son bu sefer..." dedi Vecdi, kindar.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;Rüzgâr esti. Deniz koktu rıhtım. Kimse koklamadı...&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-5285907300627845057?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/5285907300627845057/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=5285907300627845057&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/5285907300627845057'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/5285907300627845057'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/01/gunebakan.html' title='Günebakan'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-5795753457475759996</id><published>2010-01-06T16:12:00.007+02:00</published><updated>2010-01-11T22:13:43.936+02:00</updated><title type='text'>Cerahatpaşa</title><content type='html'>&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;font-size:9pt;" &gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;  &lt;span style="letter-spacing: 1pt;font-size:9pt;" &gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;  &lt;span style="letter-spacing: 1pt;font-size:9pt;" &gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;  &lt;span style="letter-spacing: 1pt;font-size:78%;" &gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;  &lt;span style="letter-spacing: 1pt;font-size:78%;" &gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;21. yy’ın ilk yılları. Gözümüzün bebeği Cerahatpaşa Hastanesi. Askeri ücret 440 lira, ekmek 40 kuruş, Cerahatpaşa Hastanesi’nin Cerahat Servisi’nde devlet sigortalı kanser hastasına bir günlük her şey dahil, bakım onarım yaklaşık 250-300 lira. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Bir gün, 74 yaşında emekli bir kühânbeyi, Zoka Hastanesi’nde karnına 1.500 liraya takılmış çelik hortum; bir elinde klasör, diğerinde karaciğer safrasının biriktiği torba ile Servis’e girer. Karaciğerine yapışmış, safra akışını engelleyen tümörü aldırma umudunu taşımaktadır. Tümörü aldırarak, sağlığına kavuşacaktır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Emekli, titrek adımlarla servisin loş koridorunda ilerler. Durur. Umutla sağa sola bakınır. Geçen beyaz önlüklü birini gördüğünde sağ elininin işaret parmağını öne uzatır, dudaklarını büzer. Fakat kimse dönüp bakmaz. &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;Tekrarlanan bir film görüntüsüdür sanki. Sanki görüntü bile değildir. Sanki silik bir hayaldir. Sanki, sanki bile değildir. Doktorlar, hemşireler, hastabakıcılar nâmı diğer onbaşılar büyük bir ciddiyet ve ilgisizlikle geçip giderler. Geçip giderler. Ve geçip giderler. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Emekli külhanbeyi bu ciddiyeti hayra, koşuşturmayı çalışkanlığa yorar. Ne bilsin, yavaş yavaş hekimliğin de bir imaja dönüştüğünü. İmaj nedir ne bilsin. Külhana kömür atmaktır bildiği. Hüzünsüz, acısız, öfkesiz, umutla bomboş bakar. Bombeli duvarlara takılır bakışı. Duvarlardaki boyalar kabarmış, soluk renkler pul pul süpürgeliğe dökülmüştür. Duvarla zeminin birleştiği çizgide toz topakları uçuşur durur. Elinde koca bir paspasla çıka gelen üniformalı tombalak milleti yararak ilerler. Yerler ıslanır fakat hiçbir şey temizlenmez. Yağ ve kavurma kokan servis mutfağının kapısında onbaşılardan biri, kibirle ve de keyifle sigara tüttürür. Boğazlı triko kazağının göğsüne küller dökülür. Emekli, koğuşlardan birine uzatır başını; tülleri perdeleri sararmış camdan puslu güneş ışıkları sızmaya çalışır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Bir film özeti gibi anlatılmak icap eden hastane, filmlerdeki derebeylik şato mahzenlerinin kasavetli havasını taşır. Devlet hastanesinin Batılaşmaktan, moderniteden anladığı bu ağır hava olsa gerektir. Netekim devlet Batılaşmaktan neyi anlıyor ise hastanesi de onu anlayacaktır: Modern tıp eğitimi, modern ekipmanlar fakat pislik içinde kırık dökük bir hastane. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Son model limuzinden fırlamış hissi veren, takım elbiseli veya döpiyesli alımlı ilaç mümessilleri hızla geçerken yahut Mamerikan Hastanesi’nde deva bulamayıp bu pespayelikte şifa arayan liberal jetsosyete elemanlar koridorlarda pırıl pırıl parlarken hafiften kasavetli hava dağılır gibi olursa da dağılmaz. Dağılamaz. Burdaki kasavet cerahatlı, kara kadife bir perdedir ve geçenlerin esintisiyle zerre kıpırdamaz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Beli bükük külhanbeyi son çare olarak güçlükle, &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Muzaffer Bey!” diye mırıldanır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Servisteki biteviye tekrarlanan görüntü zınk! durur. Gözler dikkatle yaşlı adamın üzerine çevrilir. Sigarasını tüttüren, Zürâfa Sokak esnafı gibi sorar,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Hangi Muzaffer Beğ?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Profösör olan!”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Emekli için birden şartlar değişir. Mekâna yağlı bir müşteri düşmüştür. Tuvaletinin fayansları kırık, muslukları bozuk; koridorlar, koğuşlar gibi her yeri pis bir odaya alınır. Fakat bir refaktçisi yok mudur? Refakatçi şarttır. Hastanenin bedava işçisi olarak çalışacak kişidir refakatçi. Onbaşı sigarasını tüttürürken çarşafları değiştirecek, hastanın altını bezleyecek, elinden tutup tuvalete götürecek, onbaşının anlaşmalı eczanelerinde veya medikallerinde tepe bayır dolaşarak ilaç veya lâzımlık arayacak, hastanenin labirentinde kaybola kaybola doktorları konsültasyona çağıracak, laboratuvardan laboratuvara koşturacak, yaptığı her yanlış karşılığında doktorlar tarafından azarlanacak, şişirilmiş/fahiş günlük servis faturalarını yukarı katta kuyruğa girip ödeyecek kişidir refakatçi. Eeee? Külhanbeyi’nin yürümekte güçlük çeken karısı getirtilir yaka paça: Hamiyet Hanım... Av kafese girmiştir. Ama sürek avının başladığı belli edilmez. Profesör lütfetmiştir de oda bulunmuştur. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;İlk muayeneler, kan testleri, idrar testleri, kıl tüy testleri yapılır. Röntgen, MR, ultrason vesaireler çekilir. Ameliyat iki hafta sonraya düşünülür. Zira hekim efendiler toplanıp yeni tahlillere ve hastanın iç görüntülerine bakıp ameliyatın nasıl olacağına karar vereceklerdir. Ve ne yazık ki haftalık kurul toplantısı az önce yapılmıştır. Eeee? Karar bir hafta sonra verileceğinden ameliyat da iki hafta sonra olmak zorundadır. Bu iki hafta içindeyse kesilebilecek kadar çok fatura kalemi kesilecek, en yüksek sıkıntı hastaya enjekte edilecek; geceler, sabahlar, en tatlı uykular, arandığında bulunamayan/serumu dalda unutan, hemşirelerin kapıları çarparak içeri girmeleriyle bölünüp tecavüze uğrayacak, refakatçi sık sık stajyerler tarafından azarlanacak, hastaya asker arkadaşı tonunda hitab edilecek, diyetisyen gelmek bilmeyecek, hasta yanlış beslendirilecek, profesörün günlük ziyaret saatlerinde refakatçi, general onbaşı tarafından odadan uzaklaştırılarak bilgilenmesi engellenecek; koğuşlarda yaraları alıngan stajyerler tarafından açık bırakılan hastaların acısı paylaşılacak… Böyle böyle hasta ve refakatçinin dayanma noktaları test edilecektir. Pislik, kabalık, hoyratlık ve kasavetin kirli kara perdesi günden güne ağırlaşacak, katılaşacak bu işkenceye hastanenin mescidinden okunan detone ezan ve servis mutfağından gelen onbaşının transistörlü radyosundaki vıcık vıcık ‘cis tik’ler de eklenecektir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Marmara’nın gri koylarına demirlemiş şu şilepler ne hüzünlü durmaktadır. Tek tük geçen martılar ne hüzünlü uçmaktadır. Pervaza yuva yapmış bir kumru ne hüzünlü guruldamaktadır. &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;İstanbul’un son külhanbeylerinden olan; kırk yıl boyunca hamamın külhanını besleyen ve cehennem oluklarını harla dolduran Cevdet Bey, imdi burda mikrop cehenneminin ortasında karısıyla yapayalnızdır. Kırgınlıkla ve cahillikle savrulan elinin tersine denk gelen oğulları yanında yoktur. Küskündürler. Babaları ölsün isterler belki. Kendilerince haklıdırlar belki. Sonuç olarak gelip babalarına refik olmazlar. Gene de Cevdet Bey asil bir kahraman gibi, &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Benim başıma gelenlerin daha büyüğü gelmesin başlarına onların işallah!” diye dua eder. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Bir sabahın köründe hastane uyuklarken kalkıp karşı yakaya evine gider gizlice. Evden alet edavatları alıp döner. Kırık dökük tuvaletin musluklarını tamir eder. Hiç kimse olan bitenin farkına varmaz. Her yerde onu arayan, turşusu çıkmış kırk yıllık refikası tarafıdan azarlanır. Dargınlıkları uzun sürmez tabi. Şakalaşırlar. Gizlice koklaşırlar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;İki hafta boyunca birkaç kez karnındaki çelik telin yarattığı enfeksiyon yüzünden nöbet geçirir amca. Ölür dirilir. Taşikardi, şeker koması, billuribin üst limitinin kimbilir kaç misli aşılması ve halüsinasyonlar… Hastanenin tüm çabalarına rağmen ölmemekte direnir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Ameliyat günü gelir. Emekli ve karısı heyecanlıdırlar. Akrabaları ameliyathane kapısında bekleşmek için toplanırlar. O da ne!!! Hastanın ilaç düzeninde bir hata yapılmış, kan sulandırıcı bir ilacın içilmesinin engellenmesi mümkün olamamıştır. Heyhat! Ameliyat bir hafta sonraya ertelenir. Hastane zulmünün bir hafta daha sineye çekilmesi demektir bu. Bir hafta fazladan para ödemek demektir. O bir hafta, hayatın en uzun haftası geçerken, İstanbul’a yağan kar hayatı felç eder. Hastanenin bazı koridorlarına kırık camlardan giren kar zemine tutunur. Çocuk servisinden gizlice kaçan beyaz maskeli, dazlak çocuklar hastanenin koridorlarında kartopu oynarlar. Muzaffer Bey ise ameliyat günü 4x4’üne binip de gelemez. Ve Ameliyat bir hafta daha ertelenir. Araya yılbaşı girer ve bir hafta daha geçer. Yani bir ay bir hafta boyunca hastanenin hastayla cinai ilişkisi sürer.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Nihayet ameliyat günü gelir. 4 paket kan 4 paket de trombosit istenir. Bir gün ışığı! Mahalleli, eş dost herkes gelir kan verir gider. Aç parantez: Bu ülkenin ezilenleri arasındaki en harbi temastır kan vermek. Kapa parantez!!! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Anestezistin servis hekimleriyle boğazlaşmasının ardından ite kaka ameliyata olur verilir. Bu moderen viranede iç çatışmalar kaçınılmazdır. Kollar kırılır yenler içinde kalır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Nihayet, emekli külhanbeyi ameliyata alınır. Hısım akrabalar ameliyathaneye komşu kantin masalarında bekleşirler. Birden içeri bir onbaşı dalar&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Cevdet Bey’in yakını!” diye avaz avaz bağırır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Hamiyet Hanım’ın kalbi tekler heyecandan. Titreyerek onbaşının yanına gider merakla ve evhamla. General onbaşı elindeki şırıngayı uzatıp,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Al bunu acil biyokimya laboratuvarına götür sonucu al getir hemen! Bir de tuvalet kağıdı, birer kutu ameliyat maskesi ve ameliyat eldiveni kap gel yandaki medikalden.” der.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Emeklinin refikası soğuk kış gününde kan ter içinde koşturarak önce laboratuvara gider. Laborant kendisine uzatılan şırıngaya bakarak,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Allah belalarını versin bunların! Şırıngayla kan gelir mi! Gelinceye kadar bozulur bu! Sağlıklı sonuç alamayız bundan. Götür bunu teyzecim tüpün içine koyup göndersinler!”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Yaşlı kadın titreyerek onca yolu gerisin geri yürümeye başlar. Fakat laborant arkadan seslenir,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Teyze gel gel! Ver bana şırıngayı.” Şırıngayı alır ve çöpe atar “Şimdi bunlar şırıngadaki kanı tüpe zerk ederler. O yüzden çöpe attım. Al bu tüpü. Direkt buna doldursunlar.” &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Yaşlı kadın tekrardan kan ter içinde koşturur. Koşturur. Ve koşturur. Kimseden yardım kabul etmez. Her şeyi kendi halleder.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Altı saatlik ameliyat biter. Külhanbeyi’nin karaciğerinin yarısı ve safra kesesi alınmış bağırsak doğrudan kara ciğere dikilmiş, akış teorik olarak sağlanmıştır. İlk bakışta şaşırtıcı, başarılı bir ameliyattır. Bedendeki mekanik tıkanıklık giderilmiştir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Ne ki ameliyat sonrası daha çileli günler başlayacaktır. Hastanenin pisliği, küstah hekimlerin açık ameliyat yarasına baka baka cep telefonlarıyla yaptıkları geyikler ve pansumanın uzayıp gitmesi tabi ki yaranın iyileşmesini geciktirecek, enfeksiyon üstüne enfeksiyona neden olacaktır. Emekli külhanbeyi, karaciğerinin taşıyamayacağı kadar ilaca maruz kalacak, antibiyotik manyağı yapılacaktır. Bu süreç bir buçuk ay daha, ilkbaharın ilk haftalarına kadar uzanacaktır. Ve hastanede kalışın maliyeti 30.000 küsur lirayı bulacaktır. Külhanbeyi evini satma noktasına kadar gelecektir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Cerahatpaşa’daki üç buçuk aylık ikamet, kalınan odayı eve dönüşmüştür. Zira külhanbeyinin vücudu iki aydır yıkanmamıştır. Cevdet Bey sanrılanmaya, kendini hamamda kurnanın başında tas tas sular dökünürken görmeye başlamıştır. Görüntüler başlangıçta rüya iken sonra sonra gündüz düşlerine giderek halüsinasyonlara dönüşür. Amcamız mavi damarlı mermer kurnanın yanında, kalaylı çiçek kabartmalı bakır tas elinde havadaki nemi solurken halvetin kapısı gıcırdayarak aralanır. Buhurlar içinden gelen genç ve güzel bir kadını fark eder. Bu, rahmetli annesi Servet Hanım’dır. Üstünde Bursa işi bir peştemal vardır. Çakır gözleri parlar ve usulca “Evlatcaaazım. Hamam iyi geldi di mi?” diye fısıldar. Sanrılar esnasında Cevdet Bey’in gözleri yemyeşil çayırlar gibi uçsuz bucaksızdır. Bakanın anlayamayacağı, korkacağı hatta gece rüyasına girecek kadar yeşil ve derindir gözleri. Çökmüş suratında iki zinde delikanlıdır gözleri.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Hûlasa, emekli külhanbeyi birtülü geçirilmeyen enfeksiyonuyla taburcu edilir. Hamiyet Hanım tüm sorumluluğu üstlenerek kocasını bu pespayelikten çeker alır. İyi yürekli komşularının yardımıyla eve götürür kocasını. Dikkatli bir bakımla enfeksiyonunu geçirir. Önce ıslak süngerle bedenini temizler. Daha sonra yarasına poşet bağlayıp bütün kıvrımlarını ince ince yıkar paklar. Bahçede, sonra parkta, sonra deniz kenarında dolaştırır refikini. Cevdet Bey günden güne toparlar. Ayağa kalkar. Hamiyet Hanım kocasının yakasına bir nazar boncuğu takar. Gülüşürler. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Fakat refikasının aşkı kâfi gelmez. Sular iyi etmeye yetmez. Hastaneden kurtulduktan dört ay sonra, küçücük karaciğeri bedenin tüm yükünü çekemez, bedenin kirini temizlemeye yetemez olur. Ve bir sabah emekli külhanbeyi sağ eli göğsünün üstünde, zihinsiz uykusuna dalar. Yaşayamaz olur.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;&lt;span style=""&gt;    &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 4pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-5795753457475759996?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/5795753457475759996/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=5795753457475759996&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/5795753457475759996'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/5795753457475759996'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2010/01/cerahatpasa.html' title='Cerahatpaşa'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-2931832724871250111</id><published>2009-12-21T18:39:00.009+02:00</published><updated>2009-12-23T02:32:54.847+02:00</updated><title type='text'>Travestiler</title><content type='html'>&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Elmadağ’ı geçtik Cumhuriyet Caddesi boyunca Şişli istikametine yürüyorduk. Hava soğuk, ağzımızdan dumanlar çıkıyordu. Osman o çok ciddi hem de kof suratıyla, kaşlarını çatmış bilmediğim hedefine kitlenmiş bir adım önde gidiyordu. Her şeyi biliyor sanki bir tek o biliyor; sanki bir bok. Yeni çaktırdığı demir ökçeler çınlıyordu kaldırımda. Kafa sikmek işi başka ne olsun. Ben ağzından çıkan dumanlara bakıyordum. Kendi ağzımdan çıkanları da seyrediyordum. Yanağımın ılıklaşması hoşuma gidiyordu arada. Önünden geçerken Divan Pastanesi’nde tarçınlı sahlep içmek istedi canım. Isınır gibi oldum hafiften. Osman kendini ne kadar önemli işlerle meşgul bir eleman sayıyorsa ben de kendimi o kadar tırışkadan biri gibi hissettim birden. Nedense? Biz böyle tıngır mıngır giderken radyo binasının oralarda ekip otosu sağımızda durdu. Bir şapkalı kafa uzandı ön camdan. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Abi!” dedi Osman içlerinde hava torbaları varmış gibi yanaklarını şişirip sonra dudaklarını büzüp öne uzatarak, “Biz arka sokaktanız. Çaktın?! Kesmece, şişlemece… Biz indirdik ya iki travesitiyi aşaa be abi!? Ayıpsın!..”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Ön camdan uzanan kafa içeri girdi. Ekip otosu uzaklaştı. Hiçbir şey anlamadım. Yürümeye devam ettik. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Notre Dame de Sion’un önünden bir gölge fırladı, bizimle yürümeye başladı. Osman’la selamlaştılar mı inceden, yoksa uydurdum mu bilmiyorum. Merhaba diyeyim dedim ben de. Baktım elemanın tipi Osman’dan kayık. Bir şey diyemedim. Yürüdük. Hava buz gibi. Ne muhabbet var, ne gırgır şamata! Angut gibi yürüdük.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Hayır yani! Ben Osman’la niye takılıyorum? Otur amcanla evde dizi seyret. Fıtır fıtır yengenin haşladığı kestaneleri kemir. Delikanlı adamız ya! “Vukuat olabilir bu gece. Sen otur babamlarla evde.” Ben de korktum! Tıh! Osman’la takılmasam, amcamla otursam top mu olcam? Osman’la takılınca delikanlılık sertifikası mı veriyorlar? İş olsun. Ayırıca yemişim vukuatını! Sürtüyoruz işte.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Annnem annem!!! Kenterler’in pasajından iki gölge daha çıktı. N’oluyoz ulan! Giderek artıyoruz. Çanakkale Cephesi’ne asker topluyoruz sanki. Şişli istikametine yürüdük gene öyle ama bu sefer daha gürültülü. Halaskargazi’ye girdik. Pangaltı’nın ordan da iki eleman daha alıp U dönüşü yaptık. Çapraza Dolapdere istikametine saptık ordan. Bakına bakına Taksim istikametine yürüdük sonra tekrar. Hayır yani! Niye bir yerde buluşulmuyo? O kadar yolu git gel çivi gibi havada. Neyse. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Pangaltı’dan katılan elemanlardan biri temiz, bebek yüzlü bir tip. Bari dedim ona sokulayım iki lâf ederiz; adama benziyo biraz bu, dedim. Ulan en kemikleri oymuş meğersem. Nasıl babalanıyo da babalanıyo! İte bak havlayışa bak. Eni sonu hepsi genç, temiz çocuklar. Da… Da’sı işte…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Bozkurt Caddesi’nden çıktık Ergenekon Mahallesi’ne daldık. Kenterler’in arkasında bir yerdeyiz Cumhuriyet'in paralelinde bir yerde. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Annem annem!!! Bir travesti gördük. Gölgeler birbirlerine baktılar önce. Sonra herkes koşmaya&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;başladı. Travesti de koşmaya başladı. Ben kaldım öyle yarak gibi. Ne durucam koştum ben de. Travesti kaçıyor. Osman önde diğer elemanlar arkada kovalıyor. Koş koş! Buz gibi havada donuma kadar terledim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Travesti bir noktadan sonra sendeledi. Osmanlar da sendeler gibi oldu. Ben frene bastım durdum. Travesti tekrardan kalktı gene koştu. Dura sendeleye, düşe kalka koştuk. Sonunda travesti bir köşeye arkasını verip durdu. Çantasından bir sustalı çıkarıp haybeden savurdu. Ana avrat, am göt küfredip durdu. Osman belinden kocaman ekmek bıçağı çıkardı. Diğer elemanlarda bıçaklar, zincirler, muştalar, levyeler çıkardılar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Hadiseye biraz mesafe yaptım. Çekildim bir apartman girişine ordan baktım. Travesti nasıl bağırıyo, nasıl çığlık atıyo. Osmanlar sağdan soldan yaklaştılar. Travesti bir birine bir öbürüne bıçak savuruyor. Şaşırttılar ablayı. Birden ablanın kafaya levye indi. O ân ben aralık apartman kapısından içeri sıvıştım. Kafamı cama dayayıp tekrar baktım. Travestinin çenesine muşta çaktı biri. Kafasına zincirle vurdular birkaç kez. Tekmeler, yumruklar… Demeye kalmadan Osman’ın ekmek bıçağı parladı havada. Kayboldu. Sonra yeniden parladı yeniden kayboldu böyle birkaç kere. Sonra çekildiler. Osman bana bakındı. Ben camdan geri çekildim. Hani tanık olmamışım gibisinden. Beni görmesinler de... Sonra bunlar aynen topukladılar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Çıktım dışarı. Apartman pencerelerine baktım. Kimse yok. Perdeler sımsıkı örtülü. Ne polis, ne ambulans. Hiçbir şey yok. Abla yerde yatıyor iki büklüm. Eteği sıyrılmış tangalı götü meydanda. Mor çorapları kararmış kandan. Omuzunun altından kan sızıyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Yaklaştım yanına. “Abla…” dedim “…iyi misin?” hani yani. N’aparsın? Kafasını döndürdü baktı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Ne var travesti orospu çocuuuu?” dedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Kızdım. Ama tuttum kendimi. Ama abla dayağa doymamış gibi küfretti durdu. Sonra,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Hepiniz travestisiniz lan! Asıl siz travestisiniz. Siz! Sen! Sen de travestisin. Senin anan baban da, ablan da, manitan da, alayınız ibnesiniz.” dedi. Ağzının kenarından boza kıvamında kan akıyordu konuşurken.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Abla ayıp olmuyo mu ama!” demeye çalıştım lâfı ağzıma tıkadı hırıl hırıl,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Siktir lan!” dedi “Hepiniz yarraam gibi travestisiniz işte. Ulan! Zaten erkek olan erkekliğini, kadın olan kadınlığını ispata bu kadar yırtınır mı!!! Erkekliği ispat için adam dövülür mü, öldürülür mü lan orospu çocuuuu!!! Kaç arkadaşımı sikip attınız!” diyerek gözlerini kıstı uykuya dalar gibi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Ama işte o etapta ben dayanamadım. Hazmedemedim lâfı. N’aparsın? Solumda İGDAŞ’ın kazdığı çukurun yanındaki bordür taşlarından birini aldım. İki elimle havaya kaldırdım. İndirdim kafaya. Ezdim kafayı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Taşı her indirişimde “Orrrospu travestinin, orrrospu travesti çocccuuu…” diye diye geberdi abla. Öyle kaldım ortada n’apıcam diye bakındım. Elim yüzüm kan içinde. Arkama döndüm aaa! Osman. Beni çağırdı inceden bir el hareketiyle. Bacaklarım titreyerek yanına gittim. Biraz yürüdük. Ensemden iple havaya asılıyım sanki. Öyle kırıla döküle yürüdüm. Osman bir dükkana soktu beni. Elimizi yüzümüzü yıkadık. Sonra çıktık dükkandan. Esnaf amca sırtımızı sıvazladı çıkarken. Beyoğlu’na geçtik. Sabaha kadar cigaralıkla viski içtik. Şafakla beraber kerhaneye gittik. Ama benim kuş cik demedi. Sonra eve geldim. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Aynaya bakıp duruyorum günlerdir. Gözlerime kan oturmuş. Nerem travesti lan benim? Biliyorum tabi, abla kıllığına dedi de. &lt;/span&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Ama aklıma takıldı gene yaaa! Olur mu böyle bir şey? Hani "Gizli ibnesin sen oolum!" deyip kızdırıdık birbirimizi de bu cins bir lâf değil... Hımmm...Travestiler aslında kadın kılığında erkekler.... Öbürleri gibi kestirmiyorlar. Eee?.. Yani… Şimdi sen de erkek kılığında bir kadın mısın demiş oldu bana abla?.. Ama ben erkeğim zaten. Niye o zaman erkeklik taslıyorsun mu dedi yani?.. Yooo yooo!..&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Dedi ki, sen dedi yani siz dedi bizim gibi bir kılığa giriyosunuz dedi. Eee? Kılığa girip o kılık sanıyosunuz kendinizi, dedi. Eee? N’olmuş yani? Başka nasıl olcaktı sanki? Amaaan siktir et be! &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Pis oğlum bunlar. İyi oldu bir pislik gitti dünyadan, iyi oldu ya.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-2931832724871250111?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/2931832724871250111/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=2931832724871250111&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/2931832724871250111'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/2931832724871250111'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2009/12/travestiler.html' title='Travestiler'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-645318026245460308</id><published>2009-12-10T18:05:00.003+02:00</published><updated>2009-12-10T19:10:56.396+02:00</updated><title type='text'>Kızıl Yıldız</title><content type='html'>&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 255);"&gt;&lt;/span&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Şu, deniz yıldızı kızım. Denizden çıktığında kırmızıydı. Anlatılmaz bir kırmızı. Eee… Tamam… İşin kolayına kaçmıyım. Anlatmaya çalışıyım. Eeee… Kırmızı nar taneleri gibi bir kırmızıydı. Ya da Diyarbekir karpuzundan bir dilim kes ve güneşe tut. İşte öyle bir kırmızıydı. Yahut kırmızı gül goncası gibi bir kırmızıydı. Gün ışığını emen yakutun kırmızısı gibi bir kırmızıydı… Eee…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Canlıydı. Çok. Kıpır kıpırdı. Onu denize atmadım. Güvertede kurumaya bıraktım. Epey gençtim o zamanlar. Onun canlı olduğunu gördüm ama canlılığın ne demek olduğunu tam bilmiyordum yani hissedemiyordum içimde. Tıpkı senin gibi kendi dünyamda yaşıyordum… &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;O kıpkırmızı, kımıl kımıl yıldıza sahip olmak istedim. O kadar! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Kırmızısı, denizde yaşadığım tüm coşkuları ifade edecek kadar canlı bir kırmızıydı ki onu eve getirsem, ona her bakışımda denizde yaşadıklarımı anımsayabilirdim. Günlerce süren ağ atma, olta yemleme, parekete bırakma, şamandıra dizme, ağ toplama, ağ ayıklama, parekete çekme sonra yine ağ atma döngüsünde geçen haftalarımın coşkusunu bu kızıl yıldızla sembolleştirebilirdim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Onu arkadaşlarıma gösterecektim. Arkadaşlarım onun büyülü, coşkun kırmızısını seyrederken ben de teknedeki anılarımı anlatacaktım; ne yaman biri olduğumu; başımdan ne serüvenler geçtiğini… Fırtınada dalgalarla nasıl mücadele ettiğimizi mesela anlatacaktım… İşte bu düşüncelerle güvertede kurumaya bıraktığım deniz yıldızına büyük bir heyecanla baktım baktım. Sonra işime döndüm.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Akşama doğru deniz yıldızının cansızlaştığını, renginin biraz solduğunu fark ettim. İçimde bir şeyler ezildi. Ama bunu kendimden gizledim. Bunu kendimden gizliyerek kaptandan, tayfalardan ve tüm dünyadan gizlediğimi düşündüm. İçimde ezilen şeyi kimse görmemeliydi. Böylece ben de görmeyebilirdim. Çünkü bu duruma bir kişi dahi tanık olsaydı yakalanmış olacaktım. Deniz yıldızını eve götürme hevesim kursağımda kalacaktı. Tüm yaşadıklarım anlamsızlaşacaktı. O yüzden kendime, ‘Olsun…’ dedim. ‘Olsun. Biraz rengi soluk olsun. Ne var?’&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Ertesi gün, güverteye çıkıp deniz yıldızına yeniden baktım. Durum dünden kötüydü. Kırmızı, açık pembeye dönmüştü. Bayat balık kokuyordu ceset. Sonraki gün ve daha sonraki gün çürük kokusu arttı. Soluk pembe, koyu kahverengine dönüştü.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Her şeye rağmen onu eve getirmeye kararlıydım. İçimdeki ezilme arttıkça daha umursamaz davranıyordum. Daha rahat, daha emin, daha kararlı. ‘Baba bu nasıl olur?’ deme. Cevabını bilmiyorum. Olan biteni anlatıyorum sadece. Deniz yıldızını sudan çıkarıp güvertede kurutmaya başladığım ândan eve getirip balkonda aylarca çürük kokusundan arındırmaya çalıştığım süreci anlatıyorum. Daha doğrusu, o zamanlardan bugüne kadar büyüye gelen iç ezikliğimi anlatıyorum. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Bu, kirli sarı, kuru, katır kutur deniz yıldızı kızım o deniz yıldızına hiç benzemiyor kısacası. Onu kendimi cezalandırmak için masamda tutuyorum… Şimdi biliyorum ki ancak, onu suya bırakmalıydım. Deniz yıldızını öldürerek o yaz denizdeki yaşantımı ölümsüz kılmanın anlamsızlığını sezmiştim.” &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:12pt;"  &gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;    &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-645318026245460308?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/645318026245460308/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=645318026245460308&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/645318026245460308'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/645318026245460308'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2009/12/kzl-yldz.html' title='Kızıl Yıldız'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-8502415429673034103</id><published>2009-11-29T16:22:00.004+02:00</published><updated>2010-06-02T00:22:20.518+03:00</updated><title type='text'>Oturabilir miyim?</title><content type='html'>&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Bir tatil günüydü. Yazar, ağaçlara bakarak çayını yudumluyordu. Birden karşısında bir gölge belirdi: Yayıncı! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Oturabilir miyim?” dedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Dene istersen.” dedi yazar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Gülüştüler. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“İşittim ki satmayan hikâyelerin yığılmış dağ olmuş.” diyerek hızla daldı mevzuya yayıncı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;İç çekti ve “Evet.” dedi yazar, donuk.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Büyük bir hevesle okudum hepsini.” diye bıyık altından gülümsedi yayıncı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Eee?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Satın almak istiyorum hikâyelerini.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Bir suskunluk oldu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Tanesi bin lira’dan.” &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Suskunluk sürdü.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Eline Beş Yüz Bin’i hemen sayabilirim. Vergisiz, net, tırink beş yüz.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Gene suskunluk oldu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Ne bakıyosun. ‘Beş Yüz Bin!’ diyorum sana.” &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Yazar başını öne eğdi. Tuttu kendini. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Hayatında gördün mü bu kadarını bir arada. Hiçbir yazar böyle teklif almamıştır. Kitap piyasasında yeni bir mecra yaratıcam… Hadiii!.. Bakma öyle donuk donuk.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Yazarın suskunluğu uzadı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Ne diyorsun teklifime?” diye ısrar etti yayıncı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Yazar “Satılık değiller.” derken yüzünün şekli değişmedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Bırak dostum gururlu genç ayaklarını.” diye kuruldu sandalyeye yayıncı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Yazar, “Öyle değil.” dedi. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Yayıncı, “Ya nasıl?” diyerek dirseklerini masaya koyup yaklaştı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Satmıyorum...” &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Onu anladık.” derken bileklerini kıtırdattı iş adamı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“…fakat hediye ediyorum…” &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Haydaaa.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“..Al! Hepsi senin olsun.” diye ekledi yazar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Yayıncı, “Olur mu canım öyle?!” derken boş boş baktı kaldı bir ân.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Olur…” &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Bu sefer teklifçi suskun kaldı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Al! Hepsi senin. Paran cebinde kalsın. Yarın çıktıları senin masana bırakır giderim.” dedi yazar gene donuk.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Olmaz.” dedi yayıncı ısrarla.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Neden?” dedi yazar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Eğer bir bedel ödenmezse, hikâyelerinin ne kadar değerli oldukları nasıl bilinebilir?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Ah! Tabi ya…” dedi yazar, “…hep bunu atlıyorum ben.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Yayıncı çırpınarak anlatmayı sürdürdü, “Değeri bilinmeyen hikâyeleri satamam ki. Kimse satamaz! Sana verdiğim paranın üç, dört katını nasıl kazanırım o zaman. Bırak kârı, kağıt parasını bile çıkartamam. Vergi yüküydü, dağıtımdı, maaştı zarar ederim yav!”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Yazar sâkince, “Hikâyelerim satılık değil.” dedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Yayıncı, “Son sözün bu mu!”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Yazar dimdik baktı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Yayıncının yüzü karardı. Burun delikleri genişledi. Omuzlarını yukarı aşağı sertçe oynattı. Nefesi yan masadan bile işitiliyordu. Gözbebekleri büyüdü. Sâkinleşmeye çalıştı. Zoraki gülümsedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Ayağa kalkarken, “Hoşça kal.” dedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Yazar, “En çok hangisini beğendin?” dedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Yayıncı, “Ney?” dedi çarpık.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Hikâyeleri diyorum.” diye ilk kez gülümsedi yazar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Yayıncı cevap vermeden arkasını döndü ve hızla uzaklaştı. Ağaçlar hışırdadı. Bir karga sürüsü havalandı koruluktan.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-8502415429673034103?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/8502415429673034103/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=8502415429673034103&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/8502415429673034103'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/8502415429673034103'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2009/11/oturabilir-miyim.html' title='Oturabilir miyim?'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-1590241828609686674</id><published>2009-11-10T14:34:00.009+02:00</published><updated>2009-11-18T20:10:22.157+02:00</updated><title type='text'>Canlı Bomba</title><content type='html'>&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Karanlık bir Kasım sabahı. Yerler ıslak, hava nemli, soğuk. Ekin okulun büyük bahçe duvarının dışında, dalgın yürüyordu. Giysileri düzenli, çantası tertipli, yüzü karışıktı. Birden durdu. Eğdi başını. Göğsü hafifledi. Bir şey keşfetmişti, çok bilinen! Fakat o çok bilinen şey zihninde değişik parlaklıktaydı: Varlığının, o aşağılık yaratıklara nasıl keyif verdiğini zihnindeki yalımın içinde apaçık görmüştü. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Onların oyuncağı, eğlencesiydi. Yemekten sonra keyifle kurcalanan dişlerin arasındaki et parçasıydı. Şu kadarcık hükmü yoktu hayatta, hiçbir zaman da olamayacaktı; gizli ve büyük bir güç taşıdığı vehametine kapılmaktan başka. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Tükürdü! Yürüdü yeniden. On altı yaşındaki parlak keşfi için gurur duyabilirdi. Ne ki gururla avunamazdı. Bu dehşet karşısında hiçbir şeyle avunamazdı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Kızdı. Bakışlarını kaldırdı. Bahçe duvarını aşan delirmiş dalların arasından göğe baktı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Ağaçların, bahçenin, göğün bana keyif vermesi gibi ben de onlara keyif veriyorum.” diye mırıldandı. “Belki o alçaklar da benim dişlerim arasındaki et parçalarıdır? Olamaz mı?” Çarpık güldü. Hemen vazgeçti sorusundan. Sorusunu çocukça buldu. Gururla avunmamayı bilecek kadar akıllı, kendini küçümseyecek kadar aptal mıydı? Durmadı. Yürüdü.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Yürüdü yeniden. Yalımın içindeki kıpkızıl gerçekliği görmeye devam etti: &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;İtirazlarının, isyanının, ne yapıp ediyorsa hepsinin onlara sadece hoşça vakit geçirttiğini, şahsen başka da bir halta yaramadığını; onların kaya gibi sert ve zâlim gerçekliği karşısında silik, titrek, çürük bir hayâl olduğunu düşündü. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Onlar her şartta iğrenç yıkımlarına, alçakça hâkimiyetlerine devam etmenin yolunu buluyorlardı. Kendi ve kendi gibilerse oyuncaklık yahut piyonluk durumlarını değiştiremiyorlardı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Onlar! Zalimler! Her türlü beraberliği kendilerine benzetmekte ustaydılar. Özgürlük yolunda birleşenler bile onlara benziyorlardı. “Başkan, başkan yardımcıları, kâtipler, asil üyeler, yedek üyeler, dış kapının mandalları vs.” şeklinde, aynı onlar gibi bir araya gelerek salaklık belgesine en baştan imza atıyorlardı. Beraberliğin başka türlüsü bulunamaz mıydı? Belki. Ama arayan çıkmamıştı henüz. Çıksa n’olurdu ki? Öf! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Bu ülkede, katılabileceği, içinde yer alabileceği gerçek, eşitlikçi bir beraberlik yok muydu? Varsa nerdeydi? &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Ekin, lisenin kapısına gelip durdu. Tabelaya baktı:&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Nokta Nokta&lt;/span&gt;&lt;b style=""&gt; Fen Lisesi&lt;/b&gt;. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Yolun başında sınıf arkadaşlarını gördü. Şakalaşarak yaklaşıyorlardı. Onlarla merhabalaşmak istemedi. Arkadaşları fark edemeden hızla girdi okulun paslı bahçe kapısından.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Okula gidip gelişlerinde ve teneffüslerde bahçede ve sokak kavgalarının ardından düşünceli yürüyüşlerini sürdürdü. Onu kalbinin hapishanesine zincirleyen annesine kızıp sokağa her fırlayışında; sözünü asla dinlemediği babasının fırlattığı pense, çekiç, tornavidalardan her sıyrılışında öfkeyle düşündü. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Kendini, aslında kişinin iradesini, fark ettirebileceği, onların alınlarına damgasını basabileceği; o kadar değilse de onları biraz olsun tedirgin edecek uç ve bireysel bir eylem düşündü. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Ve canlı bomba olmayı kafaya koydu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Hedef olarak semtinin sabıkalı Polis Karakolu’nu seçti. İki yurttaşı döverek öldüren, gözlerinin önünde bir kadına tacizde bulunan polisleri de cezalandırmış olacaktı böylece. Böylece dünyayı değiştiremese de Koca Antonio’nun hikâyesindeki köstebek gibi aslanın yüzünde ciddi bir tırmık izi bırakacaktı. İz bırakacaktı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Çiçekli bir Mart sabahı, dökük aynanın karşısında dikkatle bomba yüklü yeleği giydi. Yeleğin üstüne ceket, ceketin üstüne de babasının pardösüsünü geçirdi. Pardösünün kollarını hafif içe doğru kıvırdı. Hedef şaşırtmak için eline, körüklü bir evrak çantası alıp çıktı. Karakola yürüdü. Yolun kenarındaki iki erguvan ağacı iyice kışkırmış, büyüleyici güzellikteki çiçekleri dallarda çağlamaktaydı. Ekin hiçbir şeye bakmadan bütünüyle eylemine kitlenerek yürüdü. Karakolun kapısında durdu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Nöbetçiyi selamladı. Kayıp kimliğini bu karakola bırakmış olabilirlerdi de. Bunu kimden sorabilirdi? Yanıtını aldı. İçeri daldı. Planladığı gibi masa başındaki memurların arasına girip bombanın pimini çekecekti. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Merdivenleri çıktı. Gösterilen kapıyı araladı. Derdini söyledi. Sağ masadaki memur, cep telefonunu sıkıntıyla kapattı,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Gel abicim ne vardı?” dedi. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;İçersi kül, toz, ıhlamur, nane ve arap sabunu kokuyordu. Ahşap döşemeler ıslaktı; üstünkörü paspaslanmışlardı. Sol masadaki polis kırmızı burnunu çekip duruyordu. Sağdaki konuşan polisin, sıkıntısının silinişi ardından, yüzü tuhaf bir şekilde aydınlandı. Soldakine göre son derece sağlıklı görünüyordu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Söyle güzel kardeşim ne vardı?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Ekin kekeledi. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Şeeey. Benim kimlik. Kayboldu da. Girerken demiştim…”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Pardon kafa dağınık biliyo musun.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Polisin cep telefonu çaldı gene. Telefonu öfleyerek açtı ve konuşurken çekmeceden bir tomar kimlik belgesi çıkarıp kibarca masaya saçtı. Ekin, kimliğini aramaya koyuldu takma bir ilgiyle. O arada sol eli pardösünün eteğinden sızdı, pimi yakaladı. &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Anne gelemiycez nöbetim var dedim ya! Dün arkadaş hastaydı onun yerine nöbete kaldım o yüzden. Dün o yüzden yani… Niye yalan söyliyim ya. Ekmek Kur’an çarpsın ya! Haaa! Tamam haftaya geliriz ne var. Sık boğaz etme n’olur ya! Tamam tamam… Allaha emanet ol!..”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Ekin, sahte arayışını sürdürüken dayanamadı,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Üst üste nöbet zor olmuyo mu?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Nöbetim falan yok kardeşim. Bu annem var ya annem! Hâlâ beni bebek sanıyo. Sürekli ‘Gelin evladım şunu yaptım bunu yaptım size!’ İyi de gitsen iğneliyo, gitmesen devamlı telefon, devamlı sitem… N’apıcağımı şaşırdım… Annedir annedir ama bi yere kadar… Bunların arasında yoksa yoktur senin kimlik.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Ekin, kaşlarını çattı, ‘bulamadım’ anlamında kafasını iki yana salladı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Babam vefat edince daha bi zor kadın oldu anacım ah!…”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Pimi yarım çekti. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Gasteye ilân vermiş miydin?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Sol masadaki polis hapşırdı. Bir başka polis girdi elinde evraklarla. Sol masanın önündeki iki iskemleden birine oturdu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Gasteye ilan verdin mi dedim?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Ekin, gene başını iki yana salladı. Kokular, anlatılanlar, içerdeki hava kafasını karıştırdı. Âni bir kararla kendini patlatmaktan vazgeçti. Ama sol elini çekemiyordu. Pimin bağlantısı zayıflamıştı; kendiliğinden çıkabilirdi. Karnı ağrıyormuş gibi ayağa kalktı. Bütün memurlar yadırgayarak baktılar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Kolit! Kolit var ben de! Dayanılmaz bi şey! Eve gitmem gerek. Teşekkürler yardımınız için.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Polis şaşkın baktı delikanlıya; üstündeki emanet pardösüye. Kuşkulandı. Ama Ekin’in efendi tavrı kuşkusunu sildi. Çocuk, yavaş yavaş kapıya yürürken, ‘Herhalde ağrı o kadar çok ki hızlı yürütmüyo.’ diye düşündü. Sol masadaki tedirgin bakan polisleri yatıştırdı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Bir de İETT’ye sor!” diye seslendi arkasından.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Ekin, yüzünü ekşiterek kafasını yukarıdan aşağı salladı. Ağır ve dikkatli adımlarla merdivenleri indi. Önüne gelen her memura vaziyetinin nedenlerini yeniden yeniden anlattı. Nihayet! Kan ter içinde karakoldan çıktı. Karakolun karşısındaki ağaç öbeğinin altında durdu. Bir çalılığın arkasına saklandı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Eksik! Eksik düşündün gerizekalı! Az kalsın yine onların eğlencesi olacaktık lan ooolum!” diyerek pardösüsünü araladı. Düzeneğe baktı. Uyuşuk elinden pim istemeden kaydı. Ve büyük bir gümbürtü koptu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Kollar, bacaklar, baş, kemikler, iç organlar uçuştu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 5pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt; &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-1590241828609686674?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/1590241828609686674/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=1590241828609686674&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/1590241828609686674'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/1590241828609686674'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2009/11/canl-bomba.html' title='Canlı Bomba'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-8912165926315370591</id><published>2009-10-18T01:36:00.015+03:00</published><updated>2009-10-19T02:43:53.369+03:00</updated><title type='text'>Palyaço</title><content type='html'>&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} p.MsoBodyTextIndent2, li.MsoBodyTextIndent2, div.MsoBodyTextIndent2 	{margin-top:0cm; 	margin-right:0cm; 	margin-bottom:6.0pt; 	margin-left:14.15pt; 	line-height:200%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Alper balkondaki çiçekleri düzenli sulardı. Ne ki diğer tabiat parçacıkları gibi çiçeklerinin varlığı da heyecan vermezdi. Parmaklarının arasından düşürmediği cigarası, heyecanlı bir dünya sunamıyordu artık. Ne yazık! Parlak, renkli çaputlara ilgi gösteren hayvanlar gibi şehrin eğlence merkezlerinde yatıp kalktığı günler de gerilerde kalmıştı. Televizyondaki bin iki yüz kanaldan bir teki bile keyif vermiyordu. Ağ ortamından da etkilenmiyor ve doğal olarak etkileşemiyordu. Korku romanları okumaya çalışıyordu şu sıralar. Ama işte, yazarların çoğunun entrika hokkabazlıkaları da başka bir gerçekliği yüze vurduğundan, en heyecan duyduğu romanlardan bile çabuk bıkıyordu. Fantastik ve ürkünç kurgularını inandırıcı kılabilen birkaç yazarı saplantı yapmış onları okuyordu sadece. Dün, balkonda romandan başını kaldırıp tanıklık ettiği karşı kaldırımdaki bıçaklama vukuatı, azıcık canlandırır gibi olduysa da, bir dakika geçmeden yeşili bol bir cigaralık sarmanın ötesine geçemedi ve dudakları belli belirsiz kıpırdadı. Hepsi bu. Kıpırdayan dudaklarında sinkaflı kelimeler vardı; tat vermeyen küfürler her zamanki. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Bugün, dünkü, önceki, daha önceki günki &lt;/span&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt;  &lt;/style&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:12pt;"  &gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:12pt;"  &gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:12pt;"  &gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt; gibi ağzında küfürlerle dışarı çıktı. Sokağın başına yürüdü. Çöp kutusunun yanında boylu boyunca yatan küçük bedenin küçük ayaklarına takıldı. Sendeledi. Dönüp yerde yatana baktı görüp görmediği anlaşılmayan gözleriyle. Yerdeki küçük bedeni tekmelemek geçti içinden. Vazgeçti. Yoluna devam etti.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Yerde yatanın adı Refik…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Refik, büyük bir coşkuyla koşarak bahçe kapısını geçti. Elinde bugün okulda çizdiği suluboya resim. Resimde annesi ve Şeyda’yla birlikte evin önünde gülümsüyorlardı. Sokak kapısının eşiğinde dikildi. Kapıyı yumrukladı her zamanki gibi. Yetmedi tekmeledi. Sonunda yüklendi kapıya; kilidin dili kolayca yuvasından çıktı, kapı âniden açıldı. Refik o hızla içeri yuvarlandı. Yuvarlanan bedenin çatırtısı çıplak sofada yankılandı. Resim, &lt;/span&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;resimdeki gülen yüzler &lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;havada salınarak yere indi. Ne bu! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Soldaki divan yerinde yoktu. Sağ dipteki soba da yoktu. Ortadaki eski formika masa da yoktu. Pencerenin altındaki dikiş makinesi de yoktu. Perdeler ve tül de yoktu. Duvardaki tel dolap da yoktu. Yerdeki uyuzu çıkmış halı da yoktu. Refik’in şakakları karıncalandı. “Anne!” diye bağırmak istedi. Bağıramadı. Göğsünün üstüne, egzozu katran kusan bir kamyon park etmişti sanki. Nefesi kesildi. Öksürdü. Kalkamadı. Boş sofayı bir süre öyle yerden seyretti. Derken doğruldu. Dinç, enerjik. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;“Anneee!” diye seslendi. “Anne nerdesin? Şeydaaa! Nerdesiniz ya?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Cesaretini toplayıp sofaya açılan iki odanın da kapılarını araladı. Şakalarında inat damarları belirdi. Ama her iki oda da bomboştu. Hiçbir şey anlamadı. Ağlamak istedi ağlayamadı. Çığlık atmak istedi atamadı. Görünen o ki, onu bırakıp kaçmışlardı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Neden? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Nedense neden! Nedeni n’olursa olsun, kaçmışlardı işte. Onu burda bırakmışlardı. Daha dün burda. Sobada mısır kızartmışlardı. Daha dün süt dişlerinden biri mısır yerken kopup düşmüştü. Dişinin kopuşu muhteşemdi. Ufacık bir acı hissetmişti. Aynı ânda, acıyı göğüsleyebildiği için, gurur hissetmişti. Bu gururu paylaşmak istemişse de pek yüz bulamamıştı. Annesinin teşvikiyle dişini çatıya atıp dilek tutmuştu. Oyuncakçıda gördüğü, arka tekerleklerine bağlı iki küçük tekeri olan bisiklete kavuşmayı dilemişti. Galiba dileğini annesine de fısıldamıştı. Annesi onu çok çok kucaklayıp, çok çok öpmüştü. Refik bunu ‘bisiklet garanti’ diye yorumlamıştı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Demek bunca yıldır bu ânı yaşatmak, tek başına bırakıp gitmek için büyütmüşlerdi onu... Ya da bu bir şakaydı. Evet şaka! Belki onu sınıyorlardı. Aynı Allah Baba gibi sınıyorlardı. &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;Gizli bir delikten gözlüyorlardı belki. Birazdan ortaya çıkıp, “Şaka yaptıııık!” diye bağıracaklardı. Ama eşşek şakası bu! Ne kötü bir şaka bu! Olmaz olsun böyle şaka! Bi daha yapmayın bana böyle şaka! Tamam hadi çıkın ya ortaya! Çıksanıza be! Hayır şaka değildi. Refik, anaokulunda dersteyken evdekiler düpedüz kirişi kırmışlardı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Şimdi kime gidecekti? Üvey babası bütün komşularla kavgalıydı. Kimse Refik’i de Şeyda’yı da -ama en çok, hem de çok, Refik’i- sevmiyordu. Bunu üvey baba söylüyordu. Çocuklar da mahallede sevilmediklerine inanmışlardı. Kimseyle konuşmuyor, kimsenin uzattığını almıyorlardı. Şimdi, böyle bir durumda kimden yardım isteyecekti?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Önce duvara yaslanıp durdu. Sonra çömeldi olduğu yere. Sonra oturdu, ayaklarını uzattı ve en sonunda bütünüyle uzanıp uykuya daldı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Gece yarısı titreyerek uyandı. Soğuktu. Karnı açtı. Dili, düşen dişinin kovuğuna gidip geliyor, dilinin ucunda tuhaf, sivri, ekşi bir lezzet duyuyordu. Dilinin ucundaki yaralı et lezzeti yeni hayatının miladıydı. Dili artık olmayan süt dişinin kovuğunda, dışarı çıktı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Nereye gittiğini bilmeden yürümeye başladı. Hiç yürümediği kadar yürüdü. Gökyüzündeki gri bulutları göremiyordu. Ne de dönüp duran martıları. Genzini yakan kirli kömür kokusu gerilerde kalmıştı. Bilmediği sokaklarda dolaşıyordu artık. Temiz, bakımlı, aydınlık sokaklarda. Burnuna iğrenç kokuların sarıp sarmaladığı tatlı bir &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;koku değdi. Bir çöp kutusunun yanında durdu. Çöpteki köpükten paketin içinde, patatesleriyle birlikte yarısı yenmiş bir tavuk budu vardı. Tereddütsüz uzandı ve köpükten paketi aldı. İçindekileri sildi süpürdü. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Sokaktaki yaşamının üstünden daha birkaç saat geçmişti. Fakat o hızla terkedilişini unutmuştu. Bu unutuş daha çok üzdü. Gene de hatırlamak için çaba sarfetmedi. Çöpün yanına çöktü ve tabiatın mucizesiyle tekrardan uyudu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Alper eve dönerken gene yerde yatan çocuğa takıldı. Gene yerde yatanı tekmelemek istedi. Ama kafası iyiydi. İyiydi yani. Tekmelemekten vazgeçtiyse de yerdekine sempati, şevkat veya acıma duyguları hissetmedi. Sallana sallana yürüdü. Stephan King’in “O” romanının ortalarına geldiğini anımsadı: Palyaço suratlı korkunç yaratığın işlediği cinayetlerin ardı arkası kesilmiyordu. Main Eyaleti’nin lânetiydi canavar. Alper de küçükken palyaçonun ilk kurbanı gibi yağmur sularında kağıttan gemiler yüzdürmek isterdi. O da palyaçolardan korkardı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;“Boşuna değilmiş korkum.” diye iç geçirdi. Omurgasının emriyle dönüp yerdeki çocuğa baktı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;“Palyaçoyu kıstırmak için eski bir depoyu ziyaret edeceklerdi. Bakalım ne olacak? Yanında da bir fincan sıcak çikolata iyi gider.” diye düşündü. Ve dönüp yürüdü. &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Aynı saatlerde bir şilep Çanakkale Boğazı’ndan Ege’ye geçiyordu. Şilep’in gizli ambarında istiflenmiş bir insan yığını nefes alıp vermekte güçlük çekiyordu. Yığının içinde Refik’in annesi, üvey babası ve üvey kardeşi Şeyda da vardı. Üvey babanın eli sürekli cebine gidiyor, evdeki eşyaları satıp kazandığı avroları sağlama alıyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;“Bana ne lan! Bana ne! Amına kodumun memleketinde!” diyerek apartman kapısını açtı. Silik bir gölge gibi daldı içeri. Asansöre bindi. Dairesine girdi. Şöyle bir baktı evine. Her şey yerli yerindeydi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-8912165926315370591?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/8912165926315370591/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=8912165926315370591&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/8912165926315370591'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/8912165926315370591'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2009/10/palyaco.html' title='Palyaço'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-6319168467590079200</id><published>2009-10-08T00:05:00.002+03:00</published><updated>2009-10-08T18:28:34.802+03:00</updated><title type='text'>Haz Ordusu</title><content type='html'>&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt;} p.MsoBodyTextIndent, li.MsoBodyTextIndent, div.MsoBodyTextIndent 	{margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-indent:35.45pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt;} p.MsoBodyTextIndent2, li.MsoBodyTextIndent2, div.MsoBodyTextIndent2 	{margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-indent:35.45pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-bottom: 6pt; text-indent: 0cm;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-bottom: 6pt; text-indent: 0cm;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Komutan, vadiye hâkim küçük zirvede yamaçlara yurtlanan erlerine çevirdi yüzünü; yanakları ıslandı. Ordusu bulanıklaştı; kollarını kavuşturdu sarsılarak; öyle durdu dimdik. Ardında titrek gölgeler, başyaveri ve tüm yaverleri ağlamamak için kendilerini tuttular. Komutanlarının yanaklarından süzülen gözyaşlarını, zafer sarhoşluğuna yordular. Gene kazanmışlardı savaşı. “Bükülmez bileği, acımasızlığı, alt edilemez zekasıyla dünyada tekti o!” Yaverleri ve erleri kösnül bir kadının erkeğine duyduğu tutkuyla bağlıydılar ona. Kadının erkeğini erişilmez kıldığı o düşsel süslerle beziyorlardı yine biricik komutanlarını. Acının da erincin de sadece ondan geleceğine inanırlardı. Onun sayesinde halklarının egemenliğini herkes tanıyacaktı. Çağlayan gözyaşları mutluluktandı. Kesin. Başka neden olabilirdi ki. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent" style="margin-bottom: 6pt; text-indent: 0cm;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Komutan etekçilerinin aksine muzaffer değil mağlup hissediyordu. Ordusunun bir bölümü, bu sefer önemli bir bölümü, kocca okçu tümeni onu terk etmişti. Savaşı, düşmanların hareketlerini korkusuzca izleyebilen gümüş temrenli yiğitlerle kazanmıştı halbuki. Ve giden sadece erler değil, okçularının muhteşem generali, ikiziydi. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent" style="margin-bottom: 6pt; text-indent: 0cm;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Öncekilerde olduğu gibi “Geçmiş geçmiştir!” diyerek geleceğe dönüp, yoluna devam etme gücünü bulamıyordu komutan. Bugüne kadar her gidenin yerine yenisini koymayı bilmişti. Kafasında herkesten gizleyerek yarattığı o sembolik savaşçı gibi davranmış, hep ileriye bakmış; yitene ağlamadan davasını sürdürmüştü. Artık sürdüremeyecekti. Yamaca çadırlar kurup, ateşler yakan gururlu erlerine döndü yeniden yanaklarını ipek mendiliyle kurularken. Mağrur bir duruşla fakat mağdur bir iç sesle düşündü ve anımsadı: Hep kulak ardı ettiği bir sav, savaşçının asıl savaşının düşmanla değil kendiyle olduğu fısıldanmıştı ona. O ise kendine, öfkesine yenilmiş, kardeşini erlerin önünde küçük düşürmüştü. Kırık kalpli kardeş, hem beklenilen hem de beklenilmeyen bir şey yapmış; peşinde keskin bakışlı okçuları, koca ordunun içinden tebessümle geçmiş ve galiba ikizinden sonsuza dek ayrılmıştı. O gülümseyen kendinden emin yüz, yayının kabzasını hiç bırakmayan kararlı el, atla bütünleşen dimdik beden, otuz yıllık içli tarih geçip gitmişti.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent" style="margin-bottom: 6pt; text-indent: 0cm;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Öğretmeninin ışık dolu yüzü canlandı sonra. İkiziyle birlikte onlara anlattığı şeyler yankılandı kafasında. “İyi bir savaşçı yenmek için değil, yenilmemek için savaşır.” Niye bunlar geliyordu ki aklına?.. “İyi bir savaşçının kaybetmekten en çok korktuğu şey asla savaş değildir.” Ama... Doğru... Komutan şimdi şimdi anlıyordu kazanması gereken asıl şeyin ne olduğunu. Kirli ve nemli ipek mendilinin üzerindeki işlemelere bakarken birden fark etti ki giden kardeşinin yayı çeken kolunun pazıbendinde dalgalanıyordu elindeki mendilin ikizi. Gidenin arkasından bakıyormuş gibi baktı vadiye. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent" style="margin-bottom: 6pt; text-indent: 0cm;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Kardeşi, düşünüşçe öğretmenine daha mı yakındı? O yüzden mi sorumluluğun daha büyüğü kendinin omuzlarındaydı hep? O yüzden mi kendi acımasız bir komutan kardeşi merhametli bir generaldi? Akan kanın yükünü hep kendi çekiyordu, neden? Savaşların yarattığı acımasız kişiliğine karşın, öğretilenin özünü taşımıyor muydu o da? “Kardeşim başkomutan, ben general olsaydım merhametli olabilir miydim?” diye sordu. “Yoksa gerçekten katı ve ödünsüz olduğum için mi komutan ben oldum? ” &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent" style="margin-bottom: 6pt; text-indent: 0cm;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Alımlı ve şıktı kılıcının parıltısı. Ordunun önüne geçtiğinde bir âbide gibiydi. Bir kerelik kırıcı olmasının bedeli bu kadar ağır olmamalıydı! Öfkelendi yine!.. “Yaa! ‘Sen değil ganimetler sana egemen olmuş’muş! Nasıl?” Ama bu ilk değil ki. Önceki savaşların sonunda da onu bölük bölük terk edenler, tıpkı kardeşi gibi kırgınlıkla çekip gitmemişler miydi? Emrindekiler sayıca azalmamıştı, hatta erlerinin sayısı artmıştı artmasına da ordu gide gide âdileşmiş, hantallaşmış; öldürmenin hazzına koşan bir sürüye dönüşmüştü. Artık elinde kılıçlı-kargılı, kana susamış bir sürüden ve arkasında onu bir gölge gibi izleyen, o ne yaparsa aynını tekrarlayan fikirsiz nedim yaverlerden başka kimsesi yoktu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent" style="margin-bottom: 6pt; text-indent: 0cm;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Komutanın içi karmakarışıktı. Sıkıntıyla çömeldi. Bir ân öylece kaldı. Sonra sıçrayarak kalktı. Acıyla ve nâmına yaraşır gürlükle kükredi. Vadi yankılandı. Sırtlara yurtlanan erler şaşkınlıkla başlarını kaldırdılar. Komutan erlerinin bakışına aldırmadan kılıcını kaldırıp hınçla kayaya vurdu. Hızını alamayıp bir daha, bir daha, bir daha vurdu. Kılıç kayaya her çarpışında kıvılcımlar saçıyordu. Komutan uçuşan ışık zerecikleri içinde kılıcı kaldırıp indiriyordu. Ve sonunda çifte su verilmiş keskin demir sahibinin hiddetine dayanamayarak kırıldı. Kılıcın parçaları parıldayarak tepeden aşağı yuvarlandı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent" style="margin-bottom: 6pt; text-indent: 0cm;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Vadideki erler yukarı, komutanlarına baka kaldılar. Nedim yaverler korkudan taş kesildiler. Şimdi ne demeye geliyordu bu? Niye kılıcını kırmıştı? Kalabalık, yek bir beden gibi kıpırdadı ve homurdandı. Tek bildikleri öldürmek olan, öldürebildikleri sürece kendilerini anlamlı bulan erler bir tek âsi göz olup komutanın durduğu tepeye doğru istemsizce birer adım attılar. Onları birbirlerine bağlayan ışıltılı kılıç sanki parçalanmamış gibi; sanki az sonra yeniden bir bütün hâline gelecekmiş gibi nisyanla baktılar komutanlarına. Baktılar, baktılar. Ne ki hiçbir şey değişmedi. Durum daha da kötüleşti. Komutanları salya sümük ağlayarak, hıçkıra hıçkıra dizlerinin üzerine çöktü. Kalabalık asla görmek istemediğini gördü ve o yamaçlara yayılan ordu kenetlenerek devleşti. Hayali kokulara doğru koşan aç sırtlan sürüleri gibi, en sevdikleri oyuncakları kırılan huysuz çocuklar gibi isyanla devleştiler. Vadiden tepeye doğru akın ettiler. Kocaman elleri, mızrakları ve kılıçlarıyla komutanı da yüreksiz yaverlerini de parçalayacaklardı. Kendilerinden çalınmış her şeyi geri alacaklardı böylece.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent" style="margin-bottom: 6pt; text-indent: 0cm;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Komutanın gözleri önünden masal gibi çocukluğu, ilk gençliği, kardeşiyle birlikte yaşadığı o bilgelik dolu yıllar geçti; gül bahçesindeki&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;gülüşmeler, koruluktaki muammalı konuşmalar, havuz başında birbirlerine anlattıkları gizemli aşklar ve sanki içlerine açılan bir kitaba benzeyen o güzel yüzlü kadın ve güzel yüzlü kadının ikizine daima hayranlıkla bakışı geçti; ikizine duyduğu kıskançlık ve ondan daha iyi olduğunu kanıtlamak için giriştiği sayısız serüven geçti. Ta ki kendi ordusu tarafından parçalanıp, liğme liğme edilinceye dek.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:12pt;"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-6319168467590079200?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/6319168467590079200/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=6319168467590079200&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/6319168467590079200'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/6319168467590079200'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2009/10/haz-ordusu.html' title='Haz Ordusu'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-2479309295328723012</id><published>2009-10-07T13:59:00.000+03:00</published><updated>2009-10-07T14:00:44.258+03:00</updated><title type='text'>Hainin Son Arzusu</title><content type='html'>&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt;} p.MsoBodyTextIndent, li.MsoBodyTextIndent, div.MsoBodyTextIndent 	{margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-indent:35.45pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;    &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.45pt;"&gt;Tipi bitmiş hava sakinlemişti. Sırtı duvara yaslı, elleri arkadan bağlı hain, son arzusunu yerine getiriyordu kar atıştırırken.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.45pt;"&gt;“Askerler size sesleniyorum! Subayların küçük silahları uzağı vuramaz. Ne dediğimi anlıyabiliyor musunuz? Uzaktaki düşmanı ancak ellerinizdeki tüfekler vurabilir... Tek suçum devrim için ölmeyi değil yaşamayı istememdi... ” diye seslendi nefesi sözcüklerini ısıtırken.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.45pt;"&gt;İdam mangası tınmadı; hiç bozmadan emirleri beklemeye devam ettiler. İnfaz subayı geriye baktı. İki general kaşlarını çattılar, dudaklarını büzdüler. Yaşlı olanı fısıldadı, “Doğru söylüyor. Ahh! Mîrim, bu delikanlı eskiden bir kahramandı. Ama ne yazık ki bir hain artık.” Ve kendisine bakan infaz subayını onaylayarak başını salladı. Mendilini çıkarıp kızaran gözlerini sildi.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent"&gt;Subay kılıcını çekti.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Bando takımı önce bir çatırdadı. Ardından trampetlerin üzerinde sopalar zıplamaya başladı. İdam mangası esas duruşa geçti. Kılıç kalktı. Manga nişan aldı. Hain bağırdı, “Yaşasın devrim!!!” Ve kılıç indi. Manga uzun tüfeklerini ateşledi. Hain öldü. Kızıl ve kara kanı fışkırdı karın üstüne. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent"&gt;Kuzeyin soğuk rüzgârları idam mangasının göz çanaklarını donduruyordu.&lt;span style=""&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoBodyTextIndent"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-2479309295328723012?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/2479309295328723012/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=2479309295328723012&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/2479309295328723012'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/2479309295328723012'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2009/10/hainin-son-arzusu.html' title='Hainin Son Arzusu'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-6395760397596917767</id><published>2009-09-25T18:54:00.001+03:00</published><updated>2009-09-25T18:56:37.982+03:00</updated><title type='text'>Uçurumdaki Salıncak</title><content type='html'>&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} h1 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-indent:35.45pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:1; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-font-kerning:0pt; 	font-weight:normal;} p.MsoBodyTextIndent, li.MsoBodyTextIndent, div.MsoBodyTextIndent 	{margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-indent:35.45pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Bulutlara sokulan koca dağın yukarılarında hayal gücünü kışkırtan bir&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;yaşam vardı. Eski bir sedir ormanı. Dev ağaçlarıyla yüksek yamaçları, düzlükleri, yarları kuşatan bir orman. Ve ormanı âniden, kesinlikle bitiren bir uçurum. İnen çıkan, uzayıp akan, boşalıp dolan, kayalarla gölcüklerle belirsizce ayrılan ormanı sonlandıran bir uçurum. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Uçurumun ucuna kadar uzanırdı orman. Dik ve sarp yamaçtan aşağı bakınca binlerce yıllık sedirlerin kayalardan sızan kökleri görünürdü ilkin. İyice aşağı bakınca baş parmak büyüklüğünde bir göl; gölü çevreleyen sivilce iriliğinde tepecikler; tepeciklerde saç telleri gibi incecik ağaçlar görünürdü. Aşağı bakınca insan kendini boşluğa bırakmak isterdi. Ancak bedenin bir yerindeki cılız bir şey, bir başka güdü direnirdi bu isteğe. Uçurumun kenarında duranı boşluğa çeken ve aynı zamanda tutan neydi? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 0cm;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Yaşlı ormanı kesip bitiren uçurumun ucunda biri bin öteki iki bin yaşında birer sedir ağacı binlerce yıldır durdukları yerden bu muazzam manzarayı seyrederlerdi. Ve nicedir, iki yaşlı ağacın arasında bir salıncak kuruluydu. Sedir ormanını yüzlerce yıl önce kendilerine yurt edinmiş bir göçebe halk tarafından kurulmuştu salıncak. Halkın çocukları ergenlik törenlerinde gelip bu salıncağın başına bırkılırdı. Eğer salıncağa biner, sallanırlarsa artık birer ergen sayılırlardı. Salıncağa binmek istemeyen, salıncağa binip de sallanmayan hatta salıncakta gözlerini kapayanlar dışlanır, aileleri tarafından reddedilirdi. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoBodyTextIndent" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 0cm;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Hikayemizin kahramanı, dışlanmış ve reddedilmişlerden biri.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Kahrmanımızın ergenliğe ulaştığı yılın baharında tören için hazırlıklara girişilmişti. Yaz ortasında da tören yapılmıştı. Her ergen çocuk gibi salıncağın başına kadar omuzlarda taşınmış; salıncağa varılınca iki yaşlı ağacın ortasına bırakılmıştı. Herkes bu ândan sonra olacakları beklemeye başlamıştı. Annenin gülümseyen yanaklarından iki damla yaş indi. Çocuk ailesinin beklediği gibi çekinmeden salıncağa yerleşti, tereddütsüz sallanmaya başladı. Giderek salınımı büyüttü. Sallandı sallandı sallandı. Ve nihayet omuzlar üzerinde ormanın ortasındaki yurda taşındı; yetişkinlerin arasına baş köşeye oturtuldu. Annesi babası oğullarıyla gurur duyuyorlardı. Tıpkı çocukları gibi onlara da saygıyla yaklaşılıyordu. Önlerine yiyecekler içecekler kondu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Ergen kızlar çevresinde cirit atıyorlardı. Bu güzel alınlı, güzel burunlu, güzel omuzlu, uzun bacaklı, ince sakallı, puslu bakışlı, çatık kaşlı, dik duruşlu delikanlının karısı olmak için birbirleriyle yarışıyorlardı. Ama o, sanki hiçbirinin farkında değildi. Sanki garip bir karanlığın içine dalıp gitmişti. Başını sağa sola çevirdikçe kızlar gülüşüyor; erişkinler ve yaşlılar anılarına dönüyorlardı. Vakit ilerliyordu. Daha fazla nazlanması doğru değildi. Oturduğu yerden kalkıp, ateşin başına yürümesi; ateşin çevresinde dönerken kendisini hayranlıkla seyreden kızlardan birini seçmesi gerekiyordu. Dürtüklemeler ve uyarılarla ayağa kalktı. Ağır ve dikkatli adımlarla ateşe yürümeye çalıştı. Salıncaktaki o tereddütsüz, cesur delikanlı değil de başka birine benzemekteydi şimdi. Farkında olmadan önünde oturanlardan birinin bira taslarından birine soktu ayağını. Sendeledi. Kızlar gülüştü. Ailesi şaşırdı bir ân. Toparlanıp yürüdü yeniden. Ama bir iki adım sonra da yaşlılardan birinin elini çiğnedi. Yaşlıdan kopan çığlık kalabalığın dikkatini çekti. Dallardaki rüzgâr dindi, yapraklardaki hışırtı kayboldu. İşte o ân anlaşıldı ki, çocuk kör olmuştu. O âna kadar halkının gururu olan delikanlı o ândan itibaren bir yabancıya, bir haine dönüşmüştü. Kızlar sapsarı kesilmiş, anne babasının yüreklerine sanki paslı birer hançer saplanmıştı. Nitekim, tören bozulup dağıldı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Tören dağılır dağılmaz yaşlılar, karanlığa bakan çocuğun salıncaktan önce mi sonra mı kör olduğunu tartışmaya başladılar. Tartışma sabaha dek sürdü. Sabah yaşlıların verdikleri karar acımasızdı. Salıncakta ya da ondan önce, ne zaman kör olmuşsa olsun o ergen sayılamazdı. Ergen olamayan bir çocuğun bu yurtta yeri yoktu. Ayrılması gerekiyordu. Öyle de oldu. Ve delikanlı töreni izleyen sabah yurdundan sürgün edildi. Bir daha geri dönmemek üzere yurdundan uzaklaşması emredildi ona. Kör, göremeyen bir ergen olarak yaşamını tek başına sürdürecekti bundan böyle. ‘Halkını kandırmanın’ bedelini halkının sesini bir daha hiç işitmeyerek ödeyecekti.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Giderken annesinin gizlice giydirdiği ayı postu, beline bağladığı azık, eline tutuşturduğu mızrak onun biraz daha uzun yaşamasını sağlayacaktı. Annesi onu yanakalarından sel olup akan gözyaşları içinde yolcu etmişti. Kör çocuk ayrılırken annesinin hıçkırıklarını işitebiliyordu. Körpe bademlere benzeyen canlı bedenine, al yanaklarına, yarı saydam karlar gibi beyaz tenine baktıkça annesi parçalanıp dağılıyordu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Delikanlı tuhaf bir güvenle yukarılara doğru yürüdü; sarp, sivri, keskin kayalara doğru. Bir kördü o ve onu sisli, puslu doruklar çekiyordu. İçinde dolaşacağı geceleri, gündüzleri uyuyacağı gizli kovukları hayal etmeye başlamıştı. Yarasalar, puhular gibi geceleri yaşayacaktı ister istemez. Bundan böyle kulaklarıyla, burnuyla, elleriyle görecekti. Bu hayallerle yürüdü yukarılara. Kendini kör olarak yaşamaya alıştırıyordu. Körlüğü lehine çevirecek bir yaşamı şekilliyordu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Dev sedir ağaçlarından birine dokunup onu canlandırdı zihninde. Yüksek dallarda koşuşturan sincapların sesten resmi çizildi hemen. Burnuna gelen taze bok kokusundan yakınlarda bir geyiğin dolaştığını fark etti. Yerde emekleyerek elleriyle geyiğin adımlarını izledi. Uzakta bir sıçana pike yapan kartalın kanat seslerini işitti. Sıçanın çığlığından kartalın pençelerini avının gövdesine nasıl geçirdiğini gördü. Sıçanın hissettiğini hissetti. Midesi kazınmaya başlayınca da kartalın hissettiğini hissetti.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Körlük değiştirmeye başlamıştı. Budandıktan sonra canlanan bir ağaca benziyordu. Görmeyen gözleriyle geyiği izledi. Buldu, avladı. Kesti yedi. Derisini yüzdü giydi. Görmeyen gözleriyle tuzaklar kurdu. Avlandı. Toprağı kazdı. Ekti biçti. Ateş yaktı sebzelerini meyvelerini pişirdi. Görmeyen gözleriyle alanını keşfetti. Yolları, ağaçları, çalıları, taşları, kayaları ezberledi. Eski yurdundaki uçurumdan daha yüksek bir uçurumun kenarına yurtlandı. Bir ev yaptı kendine kapısız. Orman tavuklarını evcilleştirdi. Bir kurt yavrusunu büyütüp dost edindi. Bir takvim yaptı taşlardan. Kuşların sesi, güneşin sıcaklığıyla günü sabahı, öğleyi, akşamı ayırdı. Biz görenlerin aklına gelmeyecek daha bir çok şeyi öğrendi, yaptı, geliştirdi. Ve bir salıncak yaptı uçurumun kenarına. Bindi salıncağa sallandı durdu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;Delikanlı böyle böyle körlükle haşır neşir, yeni bir dünyanın içine girmişken hayallerini alt üst edecek bir şey oldu. Korkunç! Korkunç bir şey! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Yeniden görür oldu. Yavaş yavaş gözleri açıldı. Önce puslu sonra pırıl pırıl görmeye başladı. Ama o, görmek istemiyordu. Hemen gözlerini yumdu. Bir süre böyle durdu. Yetmedi. Gömleğinden bir parça yırtıp, gözlerini sımsıkı bağladı. Ve bağı çook uzun süre çözmedi. Yıllarca böyle, gözü bağlı yaşadı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1.1pt;"&gt;Ama bir gün gelip gözlerindeki bağı çözdü. Evini daha içeriye taşıdı. Yeni evinin bir eşiği, kapısı vardı. Eski yurduna gizlice girip bir genç kızı kaçırdı. Ve koca dağın yukarılarına yeni yurduna getirdi. Aylar sonra çocuğu oldu. Kahramanımız bebeğin yüzüne baktı baktı baktı. Ve uçurumdaki salıncağı söktü, getirip evinin yanına kurdu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; letter-spacing: 1.1pt;"&gt;&lt;br /&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-6395760397596917767?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/6395760397596917767/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=6395760397596917767&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/6395760397596917767'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/6395760397596917767'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2009/09/ucurumdaki-salncak.html' title='Uçurumdaki Salıncak'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-3116007096706378953</id><published>2009-08-07T00:02:00.007+03:00</published><updated>2010-02-20T22:20:55.143+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nakış'/><title type='text'>Nakkaş</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/Snsj5zCAefI/AAAAAAAACXc/wAgJeRU2a-U/s1600-h/levnin+%C4%B0mzas%C4%B1%C4%B1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 153px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/Snsj5zCAefI/AAAAAAAACXc/wAgJeRU2a-U/s320/levnin+%C4%B0mzas%C4%B1%C4%B1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5366922856800221682" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Haluk, altında kıçı parlayan lacivert okul pantolu, üstünde yıkanmaktan sararmış beyaz gömleği, kalbinde sevda ve kafasında sorularla sedirin kenarına dikili duruyor; Necla’nın küçük perdahlı kağıda konuyu resimleyişini seyrediyordu. Beyaz, gri, doru atlara binmiş sarıklı bıyıklı adamlar; ellerinde kılıçlarıyla &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;erguvani kayaların arasından süzülen ve mor ateş kusan bir ejderhaya saldırıyorlardı. Az yukarda bir maymun ağlar gibi kulaklarını kapatmıştı. En yukarda bir ceylan şaşkınlıkla cengi izliyordu. Necla’nın sâkin ve çevik bilek hareketleriyle resim her ân yeniden canlanıyordu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Haluk’un gözleri arada sediri kaplayan allı dallı basmaya kayıyor, bir parmağını fark etmeden kumaşa değdiriyordu. Parmağının ucundan ruhuna desenli bir bilgi akıyordu. Yan odadan annesinin konuşmaları, tencere kaşık şıkırtıları geliyordu. Güven ve şevkat içinde hissediyordu. Mavi pencereden erik ağacı bakıyordu hatta dallardaki serçeler de; çinko pervazda tıpırdayan kumrular da; hatta cama yapışmış at sineği de. Fırlayıp dışarı çıkmak istiyordu. Dikkatini güç bela topluyor ve Necla’nın başdöndürücü ellerine yöneltmeye çalışıyordu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Odada o kadar çok ayartıcı şey vardı ki. İnce kalın, kısa uzun fırçalar. Renkli hokkalar. Kamış kalemler, tüy kalemler. Bitmiş ya da buruşturulup atılmış bol arızalı işler. Karşı duvarda geyikli halı. Halının altında bombeli sıva. Pencerenin altında ahşap kaplaması atmış bir dikiş makinası. Yan duvarda ışıldayan dökme Zülfikâr. Sedirin köşesine yaslı, ucu püsküllü bağlama. Kapının solunda uzadıkça uzayan bir tesbih. Tesbihin altında, yere koşut sığ bir çatlak. Her şey ahenk içindeydi lâkin her biri başka bir şey anlatıyordu Haluk’a. Ve henüz dokuz yaşındaki gırtlağına hırıltı gibi takılan sorularlarla boğuşuyordu... &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Necla ne diyeceğini bile bile, “Ne hırıldıyosun gene he? De bakalım ne diycen?” dedi mûzipçe.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Uzun bir sessizlik oldu. Haluk yardım dilenircesine halıdaki geyiklere baktı. Parmağını sedire sürttü. Bir süre gak guk ettikten sonra hırıltı eşliğinde sordu, “Bu çizdiğin adamlar kadınlar neden Çinli hep?” &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Necla gözlerini bayıltarak, “Çünkü öyle.” dedi ve Haluk’u kışkırtığına bin pişman çizmeye devam etti. &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Bunlar bizim atalarımız diil mi?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Evet.” dedi Necla düşünmeden, tatlı ve asabî gülümseyişini gizleyerek.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“O zaman niye Çinliler?” diye üsteledi Haluk.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Necla ise, “Oluyor işte… Hayat! N’apacaksın.” dedi önceki gibi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Saçma!” diyerek başını önüne eğdi ufaklık.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Ona tekrar be tekrar Sultanahmet esnafı için bu nakışları işlediğini söylemesi yararsızdı.  Anlatmış anlatmış ama Haluk anlamak istememişti. Ve işte! Gene sil baştan soruyordu.&lt;/span&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt; Ayrıca, Necala'ya göre, bu yaştaki bir çocuğa tarih dersi anlatmak kafa karışıklığından başka bir sonuç vermezdi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Küçük nakkaş, Necla’nın becerisine, fırçayı kalem, kalemi fırça gibi kullanışına hayrandı. Dakikalar içinde kağıtta beliren tasvirler ilahi bir görkem ve incelik veriyordu ellerine. Her nakışta bu güzel kadına hayranlığı katlanıyordu. Bu güzel eller niye çinlileri, bu bize benzemeyen kişileri resmetsindi ki? Bu kutsal faaliyet, bu ilahi yetenek niye hakikâte hizmet etmesindi ki? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Başını kaldırıp “Hep aynı konular. Başka konu yok mu?.. Canın sıkılmıyor mu aynı aynı yapmaktan…” dedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Genç kadın, çaresiz küçük sorgucu başının önüne hokka, fırça, kağıt koyup geri çekildi. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Kurşun kalemle her şeyi kolayca resimleyen Haluk’un elleri sanki şimdi, sanki bu esnada zincirlenirdi. Gene. Fırçayı eline aldığında kasılıp kaldı; düzgün tek bir çizgi çizemedi. Necla’nın yeteneğini yahut nefsini aşağılayarak razı geldiği konulara, tasvirlere, renklere, çizgilere rıza gösteremiyordu. Fırçayı yerine bıraktı. Yumruğunu sıktı. Beyaz yüzü kızardı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Kapı açıldı. Haluk’un annesi sedirlere aşûreleri bırakırken Necla’yla şifreli bakışıtlar. Bakışmanın peşine, “Oyyy!” diye inledi kadın, “Sorma sorma. Bu acayip bi şey. Altı oğlum var hepsi mülâyim. N’apacaksın! En küçüğü kan kırmızı!” dedi ve çıktı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Haluk pencereye döndü. Yaprakları parıldayan erik ağacıyla bakıştı; kabaran serçeler, muhabbetkeş kumrular ve kanatlarını cilalayan at sineğiyle bakıştı. Sinek uçtu. Kumrulardan biri diğerinin üstüne bindi. Dayanamadı,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Necla!.. Ben bahçeye çıkcam.” dedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Aşûreni ye öyle.” dedi Necla bu sefer asabiyetsiz bir tatlılıkla gülümseyerek. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Ama Haluk “Gitme. Gel kucağıma otur.” demesini isterdi. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Kaşığa uzandı. Kâsedekini yemeğe başladı. “Sen de yesene.” dedi. Necla’yı bir şey yerken de seyretmeyi seviyordu. Ama Necla yanıt vermedi. İşine gömüldü. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Küçük nakkaş adayı, kutsal bahçıvanın hayat bahçesine sevdayla tutunan ayrık otlarından biriydi. Bir kaşık aşûre, bir kaşık ayrıksı seyir… Böyledir bu. Ayrıksı ırası, ona ayrıksı her şeyi hemen yakalatıyordu. Mukallit Necla nakışlarında ufak tefek hatalar yapıyordu. Hata yaptığında Haluk çaktırmadan yüzüne bakıyordu. Necla ise hınzırca gülümsüyordu. Neden? Acaba bu hatalarla Necla tezgahtaki sıradan nakışlara kimselere göstermediği ayrıksı ruhunu mu katıyordu? Öte yandan taklide kendini katmamak mümkün müydü? Nefis bütünüyle yenilebilir miydi? Yetenek bütünüyle yıkılabilir miydi? Nef’sini kırmayı başaran biri, bu başarının gizli, arzulanmayan kibiriyle nasıl başa çıkacaktı peki? Düşünmeden seziyor, anlamadan yakalıyordu Haluk.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Necla’yla koyun koyuna yattığı günleri özlüyordu. Çaktırmadan, uykudaymış gibi yaparak boynuna nasıl yanaştığını hatırlıyordu. Gerdanındaki kokuyu özlüyordu. Koku canlandırıyordu zihnini: Gece, serinlik, yorgan, yorgana işli saten, eriğin hışırtısı, saatin tiktakları, halasının yürürken ahşap zeminde çıkardığı gıcırtı, sehpalarda uykulu nakışlar, sobanın kapağının açılışı içine odun atılışı, odun atılınca çıkan kıvılcımlar, kondunun damında martılarla kapışan kargalar iç içe çağrışıyordu. Beyaz suratı kıpkırmızı kesiliyor, sarı saçları köklerinden elektrikleniyordu. Necla için, sadece ama sadece onun için yaşayabilirdi. Onun gülünün dibinden fışkıran ayrık yaprakları bir tek Haluk görebiliyordu çünkü. Bu görme yeteneği onu boğuyordu. Kurtulmak istedi. Oda kapısına koştu. Eli kapı koluna uzandı. Diğer eli hâlâ yumruktu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“Aşûrem bitti.” &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;“İyi çık o zaman. Ama önce gel bi yanak ver Necla’ya.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Sarı kafa döndü. Necla’ya yöneldi. Sendeledi. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Mavi gözler bakıştılar, heyecanlandılar, “Ömür boyu bu sendeleyişi… Akıllı bıdığım benim … Sadece bunu resmedeceksin sen.” dedi Necla. “Anlamadın biliyorum. Ama olsun.” diye ekledi peşinden.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Haluk anlamadan anlamıştı gene. Hızla Necla’nın gıdığından öpüp geri çekildi. Bahçeye koştu kapıları birbiri ardınca istemeden çarparak. Bahçenin yıkık duvarına oturup yandaki boş arsada top oynayan emsallerini seyretmedi. Aralarındaki ayrıksı çocuğu aramadı bu sefer. Yoksul mahallenin dağınık ruh hâlini, çatılara ekili envai çeşit antenleri; rüzgârla uçuşan futbol takımı bayraklarını, iplere asılı çaputumsu çamaşırları, pencerden sarkan kadınların &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;başörtülerini, çekirdek kabuklarını, sigara jelatinlerini, saç topaklarını seyretmedi. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Erik ağacına tırmandı çeviklikle. Ağaçtan çatıya geçti. Çatıya serildi. Güneşin alnına. Bakışını dikti ateş topunun ortasına. Dünya karardı. Kör oldu. Geçici de olsa. Gördü. Yumruğu çözüldü. Avucunun içinden zaman fışkırdı. Zaman maviydi. Yakamozlarla kaplıydı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Bir ânda büyüdü. Otuzuna vardı. Kondunun çevresini yüksek apartmanlar sardı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Haluk bütün ayrıksı şeylerin, itilmişlerin, açların, mülksüzlerin nakkaşı olmuştu. Fakat hiçbir zaman bir açı açlık içinde, bir deliyi çılgın yüzüyle, bir işçiyi tulumuyla, bir hamalı sırtında küfeyle resmetmedi. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Necla’ya göre Haluk gelmiş geçmiş en büyük nakkaşlardan biriydi. Onun öğrettiği her şeyi tek tek sebepleriyle reddederek ve kuzenini aşkla severek ustalaşmıştı. Necla’ya göre Haluk, yirmi birinci asrın Levni’si idi. Gel gör ne Levni’nin nakış sanatına getirdiği perspektifi umursamış ne de nakış sanatının eski anlayışlarına yönelmişti. Tuhaf bir boyut karmaşası yaratmıştı nakışlarında. Eşyaları çoğu zaman insanlardan büyük tasvir etmişti. İnsanlar eşyaların altında ezilmiş gibi görünüyordu bazen. En fazla, belki de bir tek Necla hayrandı onun nakışlarına.&lt;span style=""&gt;   &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Gene bir Muharrem ayında iki tanrısız hınzır, konduda oturup kâsedeki kutlu tatlıyı kaşıklıyorlardı. İçerde yaşlı kadınlar Hızır’ı bekliyorlardı. Meslekte eski olanı konuştu,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;“Biliyo musun Halukcum… Amerikalı yerliler burunlarının dibine kadar gelen Colomb’un koca gemilerini görememişler. Çünkü böyle gemilerin varlığından hiç mi hiç haberdar değilmişler. Ama tabi epey bi kişi disk biçiminde ortası şişkin ufoları görüyo.” &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Sessizlik oldu. Haluk bir şey demedi. Boş baktı. Avutulmaya ihtiyacı yoktu belki de. Bir kaşık daha attı ağzına. Ağzındakini çiğnerken başını öne eğdi. Parmaklarını sedirin kumaşına değdirdi.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Resim: Levni'nin imzası&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-3116007096706378953?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/3116007096706378953/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=3116007096706378953&amp;isPopup=true' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/3116007096706378953'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/3116007096706378953'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2009/08/nakkas.html' title='Nakkaş'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/Snsj5zCAefI/AAAAAAAACXc/wAgJeRU2a-U/s72-c/levnin+%C4%B0mzas%C4%B1%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-4771511857018195826</id><published>2009-08-02T10:18:00.002+03:00</published><updated>2010-02-20T22:20:55.145+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nakış'/><title type='text'>Limon Sandığı Parçaları</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/SnU-sctgm8I/AAAAAAAACWY/0HdeO7ufIT0/s1600-h/dervislerr.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 65px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/SnU-sctgm8I/AAAAAAAACWY/0HdeO7ufIT0/s200/dervislerr.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5365263464424053698" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Imprint MT Shadow"; 	panose-1:4 2 6 5 6 3 3 3 2 2; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:decorative; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;Güz bitiyordu. Önümde Ortaköy’ün ağaçsız, dar sokakları. Sağımda solumda zevksiz ve mutaassıp apartmanlar kucak kucağa. Taksitle soba aldıydık. Gel gör oduna kömüre çıkışmadı paramız. Kendimi birden kaldırım kenarında, o acıdığım yoksul çocuklar gibi tahta parçaları ararken buldum. Önce utandım biraz. Sonra alıştım. Sonra pişkinleştim. Ve oldum. Manava, bakkala, seyyara, sabite, komşuya çıkma tahta sordum olgunlukla. Bana bakıp acıyan var mıydı? Düşünmedim. Arkamdan konuşmuşlar mıydı? Umursamadım. Abdallar gibi dilenerek nefsimi aşağılatmayı getirmedim aklıma. Düz, dümdüz bir şeydi. Bir vakıa. Tahta bulmam şarttı. Ev buz gibiydi. Nihayet bir arsanın kenarında enli, ince tahtalar gözüme ilişti: Limon sandığı parçaları. Bir yerden bir ip bulup çivili kıymıklı parçaları desteledim. Sürüyerek eve getirdim. İttim kapı açıldı. İtince açılırdı. Büyük bir heyecanla sobanın içine çattım tahtaları. Ortalarına da gaste sokuşturdum pür dikkat. Haberler buruştu. Bir kibritle yanacak hâle getirdim çatıyı. Cumbaya gelip dikildim. Büyük bir iş yaptığımı düşünüyordum. Tabutta Rövaşata çekilmemişti daha. İçim içime sığmıyordu. Eve ekmek getiren kadınımı beklemeye başladım. Onu sokağın köşesinde görür görmez koşacak, sobayı yakacaktım. O kapıyı açar açmaz sobada yanan çıtırıtları işitecekti. Ev gece boyu sıcak olmasa da içimiz sıcak olacaktı. Tahta parçaları hızla yanarak geçip gidecek anısı kalacaktı. Sobaya baktıkça sıcaklığı ve çıtırtıları anımsayacaktık. Vereme ilk o dönem yakalanmışımdır herhalde. O mutlu günlerde… Evet. Cumbada dikilip saatlerce bekledim. Öyle. Önce düz, dümdüz. Mum bile yakmadan. Ama kadınım gelmedi o gece. Sonra mum oldum alevi dalgalı; dibine ışık vermeyen. Abdal gibi nefsimi aşağılattım. Ve herhalde kadın erkek rolleri üzerine ilk kez o gece düşünür oldum. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt;"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 1pt;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt; text-align: right; text-indent: 35.45pt;" align="right"&gt;&lt;span style="font-size: 8pt; font-family: &amp;quot;Imprint MT Shadow&amp;quot;;"&gt;Nakı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 8pt;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 8pt; font-family: &amp;quot;Imprint MT Shadow&amp;quot;;"&gt;lar/Böl.3-No.2&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-4771511857018195826?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/4771511857018195826/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=4771511857018195826&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/4771511857018195826'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/4771511857018195826'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2009/08/limon-sandg-parcalar.html' title='Limon Sandığı Parçaları'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/SnU-sctgm8I/AAAAAAAACWY/0HdeO7ufIT0/s72-c/dervislerr.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-4693087504307935568</id><published>2009-07-31T12:03:00.008+03:00</published><updated>2010-02-20T22:20:55.148+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nakış'/><title type='text'>Resimli Halı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/SnK0c6K8cQI/AAAAAAAACWQ/9MIMT3U16II/s1600-h/resimli+hal%C4%B1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 145px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/SnK0c6K8cQI/AAAAAAAACWQ/9MIMT3U16II/s200/resimli+hal%C4%B1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5364548514896179458" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} @page Section2 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section2 	{page:Section2;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;div class="Section1"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Imprint MT Shadow"; 	panose-1:4 2 6 5 6 3 3 3 2 2; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:decorative; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt;"&gt;Anne bebeğini resimli halının ortasına bıraktı. Bebek halının kenarına emekledi. Emeği, sınırsızlık vaadeden ürkünç bir his verdi. Benjaminin dalına uzandı.  Dalların arasından kırpışarak gelen ışığa baktı. Gülümsedi. Bir şey demek istedi, diyemedi. Şarkı söyler gibi bağırdı! Bağırdı, bağırdı!.. Ve her şeyin sahibi, bütün yanılsamalarımızı örten gece geldi. His yitti. Bebek, yerin cazibesine kaptırdı bedenini, serildi; sanki halı. Uyudu… İlk ışıkta naif çizimlerle, çiziklerle bezeli duvarlara tutunarak yürümeye başladı. Yeniden doğdu. Her uyanışında biraz daha sahip oldu. Sonra bir odadan diğerine; komşudan komşuya koşturdu. Koltuklara, masalara, tümseklere, tepeciklere tırmandı indi. Sonra bahçeye, sokağa, öbür mahalleye, komşu semte, şu şehre, bu vadiye, o denize, okyanuslara ve en sonunda dünyanın bir ucuna gitti. Ve bir gün her şeyin sahibi geldi. Resimli halıda emekleyen bebeği gördü ama bir şey anlamadı. Anlayamazdı. Her zamanki gibi içine çekti, kapladı, örttü, dertop edip rengine gömdü. Ne o ne bu, bir daha uyanmadı.&lt;/p&gt;  &lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size: 8pt; font-family: &amp;quot;Imprint MT Shadow&amp;quot;;"&gt;&lt;br /&gt;Nakı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 8pt;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 8pt; font-family: &amp;quot;Imprint MT Shadow&amp;quot;;"&gt;lar/Böl.3-No.2&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-4693087504307935568?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/4693087504307935568/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=4693087504307935568&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/4693087504307935568'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/4693087504307935568'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2009/07/resimli-hal.html' title='Resimli Halı'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/SnK0c6K8cQI/AAAAAAAACWQ/9MIMT3U16II/s72-c/resimli+hal%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-4286796223296010685</id><published>2009-07-29T12:09:00.009+03:00</published><updated>2010-02-20T22:20:55.150+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nakış'/><title type='text'>Tel Dolap</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/SnASBilOH-I/AAAAAAAACWA/BrPodfmpgLE/s1600-h/Ayla+Renda-Ayr%C4%B1nt%C4%B1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 106px; height: 200px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/SnASBilOH-I/AAAAAAAACWA/BrPodfmpgLE/s200/Ayla+Renda-Ayr%C4%B1nt%C4%B1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5363806973870350306" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt;"&gt;Tel dolabı Almanyalı sanatçıların gezici sanat yıkıcıları müzesinde görmüştüm; yıkıcı bir sanat eseri olarak sergileniyordu. Kırık piyanolar, parçalanmış resimler, onlarca döküntü, tuhaf notalar, okunaksız metinler, biçimsiz sazlar arasında bir tek bu parçanın yıkıcı gücünü hissetmiştim. Taze ekmek kokusu gibi beni çekmişti… Dolap çivit maviydi; boyası yer yer dökülmüştü; bir kısmını kurtçuklar delik deşik etmişti; bazı yerleri yaralanmıştı; sanki bir çocuk bir metal parçasını rastgele sürtüp, saplamıştı. Dolabı yaralayan Almanyalı çocuğu ve kendi çocukluğumu karşılaştırmıştım farkında olmadan. Marangoz eniştemin yaptığı dolaba bıçak atardım ben de. Bu tıpatıplık okulda öğretilen yabancılarla ilgili ezberleri parçalıyordu. Aslında  dolabı kullanan Almanyalı aile ile kendi ailem arasında bir benzerlik duygusu vermişti bu yıkıcı yapıt... Kapaklarını kaplayan tel de eski ve yamrı yumruydu; sağ kanadı sağ üst köşesiden yırtılmıştı. Yırtıktan bir sünger görünüyordu. Tel kapakları açtım. Süngere baktım. Bir zamanlar sünger avcılarının binbir riskle topladığı hakiki süngerlerdendi. Kullanıla kulanıla yıpranmış bazı parçaları ufalanmıştı. Kimbilir hangi eller ve kaç kez yakalamışlardı onu. Ben de tuttum; sıktım bıraktım, sıktım bıraktım. Küçükken sırtımda gezinen süngerin dokusunu hatırladım. Sonra eski beyaz bir sabun gördüm süngerin solunda. Nemini yitirmiş, yol yol çatlamıştı. Annemin hoş koksun diye bıraktığı giysi dolabındaki kurudukça çatlayan sabunlara benziyordu. Sonra bir diş fırçası: Tüyleri karmakarışık ve dökük. Akvaryum temizliği için ayırdığım diş fırçaları gibiydi. Yapıtın hatırlattıkları dışında kendi içindeki bütünlüğü; orantısı, dengesi de çekiciliğini kesinliyordu. Sosyal çağrışımlarından başka, kendi başına bir güzelliği vardı... Ve her şeyin ötesinde bu yapıt, içimdeki ayrımcı bir yargıyı köklenmeden yıkmış, yerle bir etmişti. O tel dolap işte beni yıllar sonra tâ Alamanyalara kadar getirdi. Artık burda yaşıyorum. Burası da evim oldu. Burda da öfkem diri. Burda da itaatsizim.  &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Imprint MT Shadow"; 	panose-1:4 2 6 5 6 3 3 3 2 2; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:decorative; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Imprint MT Shadow"; 	panose-1:4 2 6 5 6 3 3 3 2 2; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:decorative; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt; text-align: right; text-indent: 35.45pt;" align="right"&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Imprint MT Shadow"; 	panose-1:4 2 6 5 6 3 3 3 2 2; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:decorative; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size: 8pt; font-family: &amp;quot;Imprint MT Shadow&amp;quot;;"&gt;Nakı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 8pt;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 8pt; font-family: &amp;quot;Imprint MT Shadow&amp;quot;;"&gt;lar/Böl.3-No.1&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:8;"  &gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:8;"  &gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:8;"  &gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:8;"  &gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:8;"  &gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-4286796223296010685?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/4286796223296010685/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=4286796223296010685&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/4286796223296010685'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/4286796223296010685'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2009/07/tel-dolap.html' title='Tel Dolap'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/SnASBilOH-I/AAAAAAAACWA/BrPodfmpgLE/s72-c/Ayla+Renda-Ayr%C4%B1nt%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-8106854307252462792</id><published>2009-07-26T11:11:00.007+03:00</published><updated>2010-02-20T22:20:55.152+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nakış'/><title type='text'>Metal Böcekler</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/SmwQhd1YpGI/AAAAAAAACV4/dKCgoDAEMqc/s1600-h/1cc.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 95px; height: 200px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/SmwQhd1YpGI/AAAAAAAACV4/dKCgoDAEMqc/s200/1cc.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5362679423421686882" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Bir Pazar sabahı gene herkeslerden çook önce uyanıp, pencereyi yukarı sürdüğümde ve kafamı çıkarıp sokağa baktığımda bilim-kurgu filimindeyim sandım. Yukarı Mahalle’nin en dar ve en az geçilen sokağında, sağdan sola metal böcekler yürüyordu. Solumda güneş henüz yükseliyordu. Önümde akıp giden onlarca metal böceğe tuhaf hislerle baktım. Bir beş dakika çarpılmış gibi kaldım öyle. Gövdeleri altılı kılemenslerdendi. Bacakları ise düpedüz bildiğimiz ataştan. Pencereden dışarı çıkıverdim pırt diye. Böceklerden birini yakaladım; tel bacaklar kıpır kıpırken çapaklı gözlerimle incelemeye çalıştım. Gövdenin ön diyebeleceğim kısmına iki elektronik duyarga mı konmuştu? Çözemedim. “İçinde motor mu var bunların? Peki neyle işliyor bunlar?” Düşündüm. “Asıl soru. Nereye gidiyor bunlar?” Eşiklere takılanlara, çukura düşenlere, ters dönenlere yardım ettim. Ters dönünce kalkabilmeleri için bazılarının tel bacaklarını yeniden eğip büktüm. Derken bir çift göz hissettim ensemde. Çevirdim başımı hızla. Kimse yoktu. Böceklere döndüm yeniden. Sanki ortak bir amaçları vardı ki aynı köşeyi aynı biçimde dönüyorlardı. Aynı yerde yavaşlıyor, aynı yerde hızlanıyorlardı. “Eskisi gibi hayatımıza renk katan çıyanlar, akrepler, sansarlar yok ya artık; işte onların yerini bunlar mı alıyo şimdi lan?” diye düşündüm bir ân. Vay be! En genci yüz elli yıllık evlerin arasında, sanki bir adrese bir sipariş götürüyorlardı tel bacaklılar. Gide gide mahallenin mezarlığına gelmiştik. Bu sefer sağ yanımda hissettim bir çift gözü. Dönüp bakmadım. Mezarlığa giden ve bir uçurumla kesilecek yokuşta onlarca böcekle beraber yürüyüşümü sürdürdüm. Güneş tüm haşmetiyle tam karşımda yükseliyordu. Nitekim yokuş bitti. Böcekler teker teker uçurumdan atlamaya başladılar. Birkaçını yakalayıp yönlerini değiştirdim. Nâfile. Sanki canlı, ruhu olan bir şeyleri yitiriyormuş gibi yaslandım bu küçük robotlara. Gene hissettim gözleri. Üzüntüyle dönüp baktım. Eko Suzan. Elektrikli Suzan. Deli mûcid Suzan. Bana her daim âşık Suzan. Meslek lisemizdeki tek kız sınıf arkadaşımız. Pasaklı Madam Curie'miz. Beni yanına çağırdı. İstemeyerek gittim. Yanağımdan öptü. Kıçımı elledi. Tahmin etmeliydim. Metal Böcekleri o tasarlamış yapmış. İçlerine birer mikroçip yerleştirmiş bir de güneş enerjisiyle çalışan bir motor. O elektronik duyarga dediğim şeyler küçük güneş panelleriymiş. Böcekler güneş ışığını algıladıkları ân harekete geçiyorlamış. Gece olunca duruyorlarmış. Bana bir dürbün uzattı. Uçurumdan aşağı baktım. Metal böcekler yolculuklarına devam ediyorlardı. “Manyak bu kız! Harbi manyak.” diye düşündüm şaşkınlık içinde.  Suzan şaşkınlığımdan yararlanıp elini benim takımlara attı. Var gücüyle dudaklarıma yapıştı. Zor kurtuldum. “Delisin sen! Deli!” diye bağırarak yokuş aşağı saldım kendimi. Ahh! Onun tâ şu kadarlığını biliyorum ben. Gözleri alev alev. Teni ateş gibi sıcak. Ama beraberliğimiz mümkünsüz.       &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Imprint MT Shadow"; 	panose-1:4 2 6 5 6 3 3 3 2 2; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:decorative; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;span style="font-size: 8pt; font-family: &amp;quot;Imprint MT Shadow&amp;quot;;"&gt;Nakı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 8pt;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 8pt; font-family: &amp;quot;Imprint MT Shadow&amp;quot;;"&gt;lar/Böl.2-No.6&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-8106854307252462792?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/8106854307252462792/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=8106854307252462792&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/8106854307252462792'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/8106854307252462792'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2009/07/metal-bocekler.html' title='Metal Böcekler'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/SmwQhd1YpGI/AAAAAAAACV4/dKCgoDAEMqc/s72-c/1cc.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-6376544878840800245</id><published>2009-07-22T11:37:00.006+03:00</published><updated>2010-02-20T22:20:55.154+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nakış'/><title type='text'>Redifler’deki Kurtlar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/SmbP_jdUEBI/AAAAAAAACVI/hQ1i1hFDVG0/s1600-h/161hff.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 112px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/SmbP_jdUEBI/AAAAAAAACVI/hQ1i1hFDVG0/s200/161hff.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5361201097188053010" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Imprint MT Shadow"; 	panose-1:4 2 6 5 6 3 3 3 2 2; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:decorative; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt; Önümde mıcırlı mıcırsız, çukurlu tümsekli, şaşırtılı bir yol. Sağımda solumda sık ağaçlar, çalılar. Dikiz aynasında hoplaya zıplaya uzaklaşan sarı kızıl yapraklar... Jip sallandıkça midem bulanıyordu. Saatlerdir araçtaydım. Dikkatim yavaş yavaş dağılıyordu. Redifler civarındaydım. Ormana kıvrılan patikalardan birinin başında bir ceset gördüm. Frene bastım! Geri vites! İndim. Cesedin yanına gittim; baş ucunda durdum. Yüzünün şekli bozulmuştu. Sinekler konup havalanıyordu yaralarına. Ölünün nâçiz bedeni saçma doluydu. Gözlerim doluydu. Sonra birden çalılar kıpırdadı. Bir inleme işittim. Sese yöneldim. Çalıların arasında bir yavru kurt yatıyordu. Olasılık, annesi öldürülünce ne yapacağını bilememiş; çemberler çizerek dolanıp durmuş ve sonunda yorgun düşerek yığılmıştı. Ağzı açık, dili dışarıda çabuk çabuk soluyordu. Koşup su getirdim. Mendilimi ıslatıp diline değdirdim. Fark ettim ki ona da birkaç saçma isabet etmiş. Sonra bir inilti daha işittim. Sonra bir tane daha. Yaralı yavruların sayısı üçe çıktı. İlk yardımın ardından onları jipe yerleştirdim. Doğru barınağa. Ameliyatlar, bitki tertipleri, antibiyotik tedavisi ve ardından beslenme kürü… Kışı geçtik. İyileştik. Üç yaralı yavru kurdun kürkleri parladı. Yanlarına yaklaşılmasına izin vermedim. Yavaş yavaş ben de uzaklaştım. Onları daha sık yalnız bırakıp, uzaktan seyrettim. Badem çiçeklerinin bademlere azık olduğu günlerdi. Ayrılık zamanı gelmişti. Üzüntülü bir sevinç vardı göğsümde. Kuşlukta yola koyuldum. Onları insanlardan mümkün olduğunca uzak, keşfedilmediğini düşündüğüm bir vadiye taşıdım. Kafeslerini yamaca yerleştirip kapısını açtım. İki adım geriye çekildim. Korktuğum başıma geldi. Çıkmadılar dışarı. Bekledim, bekledim. Gene çıkmadılar. Araca binip ayrıldım ordan. Kokumu uzaklaştırdım. Zaman geçirdim sağda solda. Saatler sonra geri geldim. Hâlâ kafesin içindeydiler. Çaresiz. Tek tek dışarı çıkardım dostlarımı. Kafesi araca yükledim. Bastım gaza. Dakikalar sonra üzüntüyle durdum. Nedenini anlayamadım, birden sırtım ürperdi. İçimden ulumak geldi. Güneş tam tepesindeyken ayrıldığım vadiden bir av tüfeğinin sesi geldi. Gökyüzü kızardı. Üç kez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Imprint MT Shadow"; 	panose-1:4 2 6 5 6 3 3 3 2 2; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:decorative; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt; text-align: right; text-indent: 35.45pt;" align="right"&gt;&lt;span style="font-size: 8pt; font-family: &amp;quot;Imprint MT Shadow&amp;quot;;"&gt;Nakı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 8pt;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 8pt; font-family: &amp;quot;Imprint MT Shadow&amp;quot;;"&gt;lar/Böl.2-No.5&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-6376544878840800245?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/6376544878840800245/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=6376544878840800245&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/6376544878840800245'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/6376544878840800245'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2009/07/rediflerdeki-kurtlar.html' title='Redifler’deki Kurtlar'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/SmbP_jdUEBI/AAAAAAAACVI/hQ1i1hFDVG0/s72-c/161hff.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-6061406826055221194</id><published>2009-07-17T12:52:00.007+03:00</published><updated>2010-02-20T22:20:55.156+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nakış'/><title type='text'>Kara Köpek</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/SmBKUfZX1DI/AAAAAAAACUg/J5ImwEF9bV0/s1600-h/1bc.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 157px; height: 200px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/SmBKUfZX1DI/AAAAAAAACUg/J5ImwEF9bV0/s200/1bc.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5359365272456647730" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Imprint MT Shadow"; 	panose-1:4 2 6 5 6 3 3 3 2 2; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:decorative; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt; text-align: right; text-indent: 35.45pt;" align="right"&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:8;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Imprint MT Shadow"; 	panose-1:4 2 6 5 6 3 3 3 2 2; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:decorative; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt;"&gt;Önümde aylı yıldızlı göğ ve öğretilmiş bir nakış gibi uzayan sokak. Farkına varılmadan yazıldı fakat, manzara: ilkin kocaman gökyüzü ve sonra onu çevreleyen beton sokak. İlkin gece sonra kıyısında genleşen demir sığınak. Kara! Kara bir camın ardından kendini gösteren kara. Ölümün canlılığı mı bu? Sabahın üçü. Betona sığmayan birkaç kişi daha. Çöpe sığmayan, uçuşup duran birkaç paçavra daha. Cırcır böceksiz, pervanesiz, peygamber devesiz, güvesiz ve sivrisinekli sokak. Yürüyorum. Arkamda pıtırtılar. Asfalta çarpan patiler. Takip ediyorlar. Gülüyorum. Dönüyorum. Gülerken görünen dişlerim yadırganıyor. Kapıyorum dudaklarımı. Çömeliyorum. Bakışıyoruz sevdalı. Ay ışığı asfaltı yumuşatıyor. Yaklaşıyor. Kokluyoruz niyetlerimizi. Fesleğenlerin arasından süzülüp gelen rüzgâr yanaklarımızda. Sesimi inceltiyorum. Elimi yalıyor. Elimi tadıyor. Aheste lôdosun şekeri damakta. Boynuna sarılıyorum âniden. Kalbi hızla çarpıyor. İşitiyorum. Kuru burnunu öpüyorum. Islanıyor. Patisini omzuma atıyor. Yüzümü yalıyor bu sefer. Maskenin ayrıntıları zihninde. Sarmaş dolaş kaldırımda yatıyoruz. Kahkahalar atıyoruz. Sabıkalarımız siliniyor. Aklanıyoruz. Ân yıkıyor. Kendimle tanışıyorum. Gece bana kendimi veriyor. Ben geceyim. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt; text-align: right; text-indent: 35.45pt;" align="right"&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:8;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt; text-align: right; text-indent: 35.45pt;" align="right"&gt;&lt;span style="font-size: 8pt; font-family: &amp;quot;Imprint MT Shadow&amp;quot;;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt; text-align: right; text-indent: 35.45pt;" align="right"&gt;&lt;span style="font-size: 8pt; font-family: &amp;quot;Imprint MT Shadow&amp;quot;;"&gt;Nakı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 8pt;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 8pt; font-family: &amp;quot;Imprint MT Shadow&amp;quot;;"&gt;lar/Böl.2-No.4&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:8;"  &gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:8;"  &gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:8;"  &gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-6061406826055221194?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/6061406826055221194/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=6061406826055221194&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/6061406826055221194'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/6061406826055221194'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2009/07/kara-kopek.html' title='Kara Köpek'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/SmBKUfZX1DI/AAAAAAAACUg/J5ImwEF9bV0/s72-c/1bc.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-2824427750335166284</id><published>2009-07-12T15:49:00.008+03:00</published><updated>2010-02-20T22:20:55.158+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nakış'/><title type='text'>Noktada Bir Arap Mardin</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/SmBfkGN_yLI/AAAAAAAACUo/AQx5vBtVu5A/s1600-h/aliaqami1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 148px; height: 200px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/SmBfkGN_yLI/AAAAAAAACUo/AQx5vBtVu5A/s200/aliaqami1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5359388630320138418" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Imprint MT Shadow"; 	panose-1:4 2 6 5 6 3 3 3 2 2; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:decorative; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt;"&gt;Önümde beyaz, limoni, sabuni, sütlükahve, kül ve kara kanatlar veya kuyruklar; yarı saydam açılıp kapanıyorlar , çarpıp çırpınıyorlar alkış gibi. Kısa gagalar, yusyuvarlak kafalar, dik boyunlar, cesur göğüsler, kocaman gözler, uyarsız pençeler. Sol arkamda tahta kümes: Çatısına teneke çakılı paslı sarı; üzerinde “Vita” yazılı. Kümesin kapısındaysa bozuk bir asma kilit. Sağ arkamda dam. İki elimin arasında Arap Mardin. Var gücümle fırlatıyorum. Boşlukta duruyor bir ân, yumurtadan yeni çıkmış gibi mutlu. Tepesinde gül yok, saf kan. Takla atıyor asılı durduğu yerde. Üç dört kuyruk boyu yukarı fırlıyor. Hava davulmuş da kanatlarıyla çalıyor. Taklalarla yedi sekiz metre yükseldikten sonra çemberimsiler çizmeye başlıyor. Soyut bir sarmalı izleyerek çıkıyor göğe. Yerdeki güvercinleri kümese kışkışlayıp okula gidiyorum. İlk ders matematik. Matematiği sevmiyorum. Sıram pencere kenarında. Nokta hâlinde uçup duran güvercinimi seyrediyorum… Oh! Okul nihayet bitiyor eve dönüyorum. O hâlâ uçuyor. Yerdekileri çıkarıyorum dışarı. Hemen kur yapmaya başlıyorlar. Ayağımı betona vurup onları kanatlandırıyorum. Yukardaki görüyor pırıltıyı. İnişe geçiyor. Derken arkasında bir şahin beliriyor. Nişanlayıp güvercinimi kanatlarını kitliyor. Uçan bir kılıç gibi yaklaşıyor avına. Yaklaşıyor, yaklaşıyor. Mesafe iki kuyruk boyundayken arap mardinim takla atıyor. Şahin ıskalıyor. Aynı sahne üst üste tekrarlanıyor. Şahin bıkıyor, vaz geçiyor. Zaten bu av onun için fazla iriydi. Rahatlıyorum. Mardinim gene taklalar atarak iniyor piste. Göğsü daha da geniş. Gözleri daha da büyük. Gagası aralık. Rüzgâr sırtını tüylendiriyor. Kümesi kapatırken “Vita” yazısı takılıyor gözüme. Anlamını bilmiyorum. İşaretleri okumayı da bilmiyorum. Çıkıyorum sokağa. Çöplüğe gidiyorum oynamaya.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt; text-align: right; text-indent: 35.45pt;" align="right"&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Imprint MT Shadow"; 	panose-1:4 2 6 5 6 3 3 3 2 2; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:decorative; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt; text-align: right; text-indent: 35.45pt;" align="right"&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Imprint MT Shadow"; 	panose-1:4 2 6 5 6 3 3 3 2 2; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:decorative; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;span style="font-size: 8pt; font-family: &amp;quot;Imprint MT Shadow&amp;quot;; letter-spacing: 0.8pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt; text-align: right; text-indent: 35.45pt;" align="right"&gt;&lt;span style="font-size: 8pt; font-family: &amp;quot;Imprint MT Shadow&amp;quot;; letter-spacing: 0.8pt;"&gt;Nakı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 8pt; font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; letter-spacing: 0.8pt;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 8pt; font-family: &amp;quot;Imprint MT Shadow&amp;quot;; letter-spacing: 0.8pt;"&gt;lar/Böl.2-No.3&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:8;"  &gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:8;"  &gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-2824427750335166284?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/2824427750335166284/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=2824427750335166284&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/2824427750335166284'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/2824427750335166284'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2009/07/noktada-bir-arap-mardin.html' title='Noktada Bir Arap Mardin'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/SmBfkGN_yLI/AAAAAAAACUo/AQx5vBtVu5A/s72-c/aliaqami1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-1862321636995998476</id><published>2009-07-10T13:46:00.007+03:00</published><updated>2010-02-20T22:20:55.160+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nakış'/><title type='text'>Yoldaş Serçe</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/Slccpl3_QZI/AAAAAAAACTs/sXZE-H6QkKE/s1600-h/detay.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 106px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/Slccpl3_QZI/AAAAAAAACTs/sXZE-H6QkKE/s320/detay.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356781782647652754" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Camlar kapılar açıktı. Rüzgâr dağlardan beri esiyordu. On yıl geçti. Nihayet Reha Abi hapisten çıktı. Ben on sekizimdeydim. Reha Abi Sokağın başında belirdi. Bize doğru yürümeye başladı. Anarşik olaylara bulaşmıştı. Uzun balkondaydık kucak kucağa. Dev bir gençti benim için. Halamlar ifadesiz bakıyorlardı. Gözlerinde kabuk bağlamış bir bakış. Gençliğini harab etmişti. Çay demleniyordu. Hava dağ, mancarlı pide ve tartılı melen güççeği kokuyordu. Kızdım bizimkilere. Sanki kendi istemişti hapse girmeyi. Tabağa uzanan elime vurdu annem. Reha Abi’nin sol elinde küçük bir çanta. Arkasında ablam deniz. Sağında solunda dağ menekşeleri, sardunyalar, ortancalar. Durdu çiçeklere baktı. Döndü maviliğe, saydamlaştı. Döndü bize ve tekrar yürümeye başladı.&lt;br /&gt;“Reha Abiiiiyeee!” diye böğürdüm.&lt;br /&gt;Herkes zıpladı. “Ayy!!! Boyun posun devrilmesin yaa!” Annem kafama vurdu bu sefer daha sert.&lt;br /&gt;Reha Abi, “Hööüüüyt!” diye yanıtladı.&lt;br /&gt;Yaklaştı, yaklaştı. Göbeği, manolya ağacıyla konuşarak kıvrılıp geçti.&lt;br /&gt;Omzunda bir serçe vardı.&lt;br /&gt;Tüylerini kabartmış, “cırk cırk” anlatıyordu.&lt;br /&gt;Bakışlardaki kabuk düşmüştü. Alınlara vuran turuncu ışıktan anlamıştım.&lt;br /&gt;“Abi bu nerden çıktı?” dedim.&lt;br /&gt;Havalandırmada yaralıyken bulmuşmuş.&lt;br /&gt;“Adı ne bunun?” dedim.&lt;br /&gt;“Yoldaş!” dedi.&lt;br /&gt;Parmağımı uzattım, dudaklarım kulaklarımda; Reha Abi’nin gıdısına kaçtı.&lt;br /&gt;Reha Abi çiğnediği lokmayı üleşti Yoldaş’la. Pek sevdi çiğnenmiş mancarlı pideyi… Ben galiba o gün gördüm ilk defa bir serçeyi. Ben o gün ilk defa başkasının acısını tâ derinlerimde duyduğumu sandım. Kendimi de pek beğendim sahip olduğum yeni görgüden ötürü. Gel gör, o acı uzak bir resimdi kırgınlıklarımı bulaştırdığım. O acı benim değildi. Sonra anladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Imprint MT Shadow"; 	panose-1:4 2 6 5 6 3 3 3 2 2; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:decorative; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt; text-align: right; text-indent: 35.45pt;" align="right"&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Imprint MT Shadow"; 	panose-1:4 2 6 5 6 3 3 3 2 2; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:decorative; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt; text-align: right; text-indent: 35.45pt;" align="right"&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:8;"  &gt;Nakı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:8;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:8;"  &gt;lar/Böl.2-No.2&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:8;"  &gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-1862321636995998476?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/1862321636995998476/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=1862321636995998476&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/1862321636995998476'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/1862321636995998476'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2009/07/yoldas.html' title='Yoldaş Serçe'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/Slccpl3_QZI/AAAAAAAACTs/sXZE-H6QkKE/s72-c/detay.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-9077864279603110840</id><published>2009-07-07T11:50:00.005+03:00</published><updated>2010-02-20T22:20:55.162+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nakış'/><title type='text'>Karınca Kararınca</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/SlMMgRIeYYI/AAAAAAAACTc/Vexz-DnSO6M/s1600-h/Abdal.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 105px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/SlMMgRIeYYI/AAAAAAAACTc/Vexz-DnSO6M/s200/Abdal.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5355638130367947138" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Şahane bir gün. Her şeyi unutturacak kadar. Şahane bir gül önümde yerde. Sağımda solumda hanımeliler, yâseminler, ıhlamurlar. Uçuk mavi bir derinlik. Bol güneş. Serin rüzgâr. Sessizlik. Kendini unutturur mu kişiye güzellik?.. Bir karınca gördüm. Gül yaprağını çekiştiriyor. Atladım üstünden. Baygın kokular karıştı. Pencere camından yansıyan ışıkla gözüm kamaştı. Boşlukta asılı kaldım bir ân. Kollarım iki yana açık. Fakat sonra aynı hızla havalanan kâkülüm yeniden alnıma bulaştı. Saçlarımı geriye atarak yürüdüm. Derken bir karınca daha çıktı önüme. Atladım onun da üstünden. Sonra bir başkası. Sonra bir başkası daha. Hepsinin üstünden atladım tek tek. Böyle böyle sıçramaya alıştım. Baktım çoğalıyorlar. Öylesine kalabalıklar. Çaresiz. Yürüdüm havada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Imprint MT Shadow"; 	panose-1:4 2 6 5 6 3 3 3 2 2; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:decorative; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Imprint MT Shadow"; 	panose-1:4 2 6 5 6 3 3 3 2 2; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:decorative; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt; text-align: right; text-indent: 35.45pt;" align="right"&gt;&lt;span style="font-size: 8pt; font-family: &amp;quot;Imprint MT Shadow&amp;quot;;"&gt;Nakı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 8pt;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 8pt; font-family: &amp;quot;Imprint MT Shadow&amp;quot;;"&gt;lar/Böl.2-No.1&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-9077864279603110840?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/9077864279603110840/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=9077864279603110840&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/9077864279603110840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/9077864279603110840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2009/07/inanlmaz-ahlak.html' title='Karınca Kararınca'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/SlMMgRIeYYI/AAAAAAAACTc/Vexz-DnSO6M/s72-c/Abdal.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-3249134025776813945</id><published>2009-07-05T09:52:00.002+03:00</published><updated>2010-02-20T22:20:55.164+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nakış'/><title type='text'>Aşk Daim</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/Sk_CA-bPj0I/AAAAAAAACS0/5nyRQUPeh3g/s1600-h/adalet%27den+ayr%C4%B1nt%C4%B1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 147px; height: 200px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/Sk_CA-bPj0I/AAAAAAAACS0/5nyRQUPeh3g/s200/adalet%27den+ayr%C4%B1nt%C4%B1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5354711803979861826" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cuser%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Imprint MT Shadow"; 	panose-1:4 2 6 5 6 3 3 3 2 2; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:decorative; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:.8pt; 	mso-no-proof:yes;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt;"&gt;Önümde masam. Sağımda ablam deniz. Solumda kırmızı domates, beyaz peynir. Yanında içtiğim aşikâr. Bir musîki: Zahit şaraba eyle ihtiram: Harâbi; Erkan abi, İsmail Abi. Güneş kızara bozara ve sanki biraz mahçup gömülüyor. Karşı masada, masasında her daim burnumun direğini sızlatan altından sarı kız. Masalarımızda yalnızız. Masalarımızın maşuklarıyız. Mırr mırr uğraşıyoruz. Kimsenin uğraşmadığı işlerle. Sözcüklerle seslerle. Bâzen konuşuyoruz. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt; text-indent: 35.45pt;"&gt;“N’aber?” &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt; text-indent: 35.45pt;"&gt;“İyidir.”&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt; text-indent: 35.45pt;"&gt;“Senden n’aber?”&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt; text-indent: 35.45pt;"&gt;“Benden de iyidir.”&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt; text-indent: 35.45pt;"&gt;“Öptüm.”&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt; text-indent: 35.45pt;"&gt;“Ben de.”&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt; text-indent: 35.45pt;"&gt;On yıldır capcanlı bî nakış. Renkleri, desenleri ve dahi perdahlı kağıdı kavi. İyiyiz böyle yapayalnız.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt; text-align: right; text-indent: 35.45pt;" align="right"&gt;&lt;span style=""&gt;     &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 2pt; text-align: right; text-indent: 35.45pt;" align="right"&gt;&lt;span style="font-size: 8pt; font-family: &amp;quot;Imprint MT Shadow&amp;quot;;"&gt;Nakı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 8pt;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 8pt; font-family: &amp;quot;Imprint MT Shadow&amp;quot;;"&gt;lar/No.6&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2110730433521417021-3249134025776813945?l=cuneytuzunlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/feeds/3249134025776813945/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2110730433521417021&amp;postID=3249134025776813945&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/3249134025776813945'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2110730433521417021/posts/default/3249134025776813945'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cuneytuzunlar.blogspot.com/2009/07/kediler.html' title='Aşk Daim'/><author><name>cüneyt uzunlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17300590328720274776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/TAkC0qAAqmI/AAAAAAAACnA/BWEgR4nvTIc/S220/kedibeyk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_HXBPVXKchLo/Sk_CA-bPj0I/AAAAAAAACS0/5nyRQUPeh3g/s72-c/adalet%27den+ayr%C4%B1nt%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2110730433521417021.post-7579181174247334599</id><published>2009-07-03T09:00:00.002+03:00</published><updated>2010-02-20T22:20:55.166+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/ato
